AK Parti kadroları ve kurşundan yük

20 Ağustos 2017 Pazar

Başta Sayın Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan olmak üzere AK Parti tarihî hedefler çizmiştir. Altı doldurulabildiği takdirde bu hedefler heyecanlandırıcı, gurur verici hedeflerdir.

2023 ruhu yüz sene önce peş peşe verdiğimiz savaşların sonunda elde ettiğimiz zaferlerin 100. yıldönümüdür. Trablusgarp, Balkan, Çanakkale, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu. Topraklarımızın 4/5’ini kaybederek de olsa yeni devlet kuruldu. Devlet yok olmaktan kurtuldu.

Yüz sene önceki dedelerimiz bu yükü taşıyacak mânevî güce sahiptiler. Bugün AK Parti’de vazifeye gelecekler bu güce sahip olmalıdırlar. Yoksa o yükün altında ezilirler, o yükün altında bacakları birbirine dolaşır. Kendilerini de, onlara umut bağlayanları da hayal sükûtuna uğratırlar.

2053 ruhu hadislerde de muazzam ifadesini bulan İstanbul’un 1453 yılındaki Fethinin 600. yıldönümüdür. Fatih Sultan Mehmed ve askeri bu fetihle “Ne güzel kumandan” ve “Ne güzel asker” müjdesine ermişlerdir. Fatih gemilerin karadan yürütülmesi için emir verdiği zaman Fatih de, Akşemseddin de, beraberlerindeki herkes gemilere omuz verdi. Bu canhıraş bir omuzlamaydı. Sonunda Feth-i Mübin nasip oldu.

Acaba AK Parti’de vazife alacaklar bu ulvî mânâyı içlerinde duyup, bütün benliklerini onda eritebilecekler midir? 

2071 ruhu 11. asrın en büyük devleti olan zalim ve eşkıya Bizans İmparatorluğu’na karşı kazanılan 1071 Malazgirt Zaferi’nin 1000. yıldönümüdür. Selçuklu Sultanı ve mücahidleri Bizans keferesine karşı şehadete susayarak bu savaşa girdiler. Ve savaşı kazandılar. Dedelerimiz bugünün eşkıya devleti ABD’nin o zamanki temsilcisi olan Bizans İmparatorluğuna karşı zafer kazanmıştır. Anadolu’nun kapıları gayrı bize açılmıştır.

Selçuklu aslanlarının o muazzam hasbiliği bugün ne kadarımızda vardır?

Buraya bir virgül koyarak mevzua devam edelim.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan belde ve ilçe başkanlarından başlayarak İl Başkanlarına kadar gerekli değişikliğe gidileceğini ifade etti. Bu AK Parti için de, ülkemiz için de, İslâm dünyası için de, tüm dünya için de iyi değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Çünkü iyi kadrolar iyi işler yapacaktır. Bu da Türkiye siyasî hayatında olsun, dünya siyasetinde olsun iyiye yönelmek için bir fırsat olacaktır. 

Bütün dünya görüyor ki, dünya siyaseti tamamen eşkıya devletler ve onların güdümünde terör teşkilatlarının elindedir. Bugün Osmanlı gibi insan ve gönül eksenli bir devlet yoktur.

Kızılderililerle soykırım uygulamış ve onları yok etmiş, siyahî ırka olmadık zulmü uygulamış vahşi kapitalizmin baş haydutu ABD dünya siyasetinde en büyük söz sahiplerinden biridir.

AB ülkeleri de, Almanya’sı, Fransa’sı, Hollanda’sı, İngiltere’si ile vahşî kapitalizm uygulamasında ABD’nin peşindedirler.

Elbette Rusya, Çin ve Hindistan da aynı eşkıya kadrosunun içindedir. 

İslam dünyası ise bir hal-i pür melal içindedir. Çoğu İslâm ülkesindeki idarecilerin ipleri tarihî düşmanlarımızın, bilhassa batılıların elindedir. Türk dünyası da böyledir, diğer Müslümanların yaşadığı bölgeler de ekseriyetle böyledir.

İslam dünyasının tabanı, idarecilerinin bunca ihanetine rağmen gözünü Türkiye’ye dikmiş, gönlünü Türkiye’ye açmıştır. Türkiye’den medet ummakta, umudunu Türkiye’ye bağlamaktadır. Dua etmektedir.

Dünya ve Türkiye’nin umumî görünüşünde durum budur. İşte bu fasit düzenin bozulması gerekmektedir. Bu da AK Partinin idaresine getirilecek kişilerin seçimine bağlıdır.

Bu seçimlerin yapılmasında tarihî seyirde uyguladığımız geleneklerimizi incelemek gerekmektedir. 

Bir defa emaneti ehline vermek ilâhî bir emirdir. Buna riayet edildiği takdirde bereketi gelecektir.

Evvel emirde seçilecek kişilerde FETÖ bulaşıklığı olmamalıdır. FETÖ tehlikesi hâlâ geçmiş değildir. Kişilerin bu yönden iyi araştırılması gerekmektedir. Rahmetli Necmeddin Erbakan Hoca, FETÖ belâsına 1970’li yıllarda dikkat çekmişti. Nur Risaleleri şakirtlerinin bir kısmı buna kulak asmayarak karanlık mahfillerin yanlış telkinlerine kapılıp gittiler. Hoca tarihe ihaneti gören olarak geçti. Diğerleri batılı petrol şirketlerinin ortaya çıkardığı sözüm ona alimlerin aslında ise hainlerin piyonları olarak tarihe geçtiler, geçiyorlar.

İdareci seçiminde fikrinden faydalanılacak kişileri iyi bilmek gerekmektedir. Geçmişte ve bugün partide bulunanların bilgi ve tecrübelerinden elbette faydalanmalıdır. Ancak hasbelbeşer bu kişilerden hissî davrananlar olabilir. Çünkü kendileri de bir takım hedefler gözetiyor olabilirler. Öyle olunca idareye teklif edecekleri kişiler hakkında yanlı, şaşırtıcı tekliflerde bulunabilirler.

İdareci seçiminde bir mühim husus da şudur: Her ilde kara kutular vardır. Bu kara kutulardan faydalanmak elbette isabetli olacaktır. Bunlar o ilin, hatta çevrenin, hatta bütün Türkiye’nin siyasî, iktisadî, sosyal, kültürel hadiseleri hakkında çok bilgilere sahiptir. Tecrübe dağarcıkları dopdoludur. Bu bilgilerini irfanla mezcetmişlerdir. Değerlendirmeleri hasbidir. Çünkü beklentileri yoktur. Kimlerin 2023, 2053 ve 2071 ruhlarına uygun olduklarını, o yükü taşıyabileceklerini iyi bilirler. Onlar iyi bilirler ama gözüne partide ve siyasette bazı yerleri kestirenler bir takım şaklabanlıklar yapar. Nerede takla atılacağını, nerede para kasasının açılacağını, kimlere nasıl ulaşılacağını iyi bilirler ve öyle yaparlar. Bugüne kadar olanların çoğu da ne yazık ki öyle olmuştur.

Üzerinde durulanlar Ahmed Yesevî’nin Horasan Erenleri kadar olmasa bile ona benzer safiyet ve dava sadakatinde olmalıdır.

İdareye getirilecekler üstadımız merhum Necip Fazıl’ın tabiriyle bu kurşundan yükü, bu bin bir başlı kartalı taşıyabilecekler midir? Yoksa yük üstlerine binince bacakları dolaşıp yere yığılacak mıdır?

Seçimin iyi yapılmaması halinde nelerle karşılaşacağımız hakkında şu iki örnek ne kadar manidardır. Geçmişte AK Parti’de bakanlık yapan bazı kişiler bugün bizim gözümüzü oyan gazetelerde yazı yazabilmektedir.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığı zamanında Cumhurbaşkanlığı gibi en tepe bir kurumun FETÖ’cülerle işgal edildiği idrak sahiplerinin malumudur. Cumhurbaşkanlığının o hale getirilmesinde büyük rol oynayanlar AK Partiden milletvekili olmuşlardır. Hem de bu sütunda dikkat çekici makaleler yazılmış olmasına rağmen. Demek ki birileri bir yerlere bellerini dayamış AK Partiye uymayan mazilerine rağmen mühim yerlere gelebilmişlerdir.

Bu örnekler daha çoğaltılabilir. Ancak bunlar yeter de artar bile.

Bunu önlemenin yolları elbette vardır. Yeter ki kadro seçiminde duygular; akıl, mantık ve idrakin önüne geçmesin.

 

  • ErkamErkam2 ay önce
    1 kg etin fiyati ne kadar? Insanoglunun en temel gidasina bir servet odedigi ve cogunlukla da alamadigi bir donemde yasiyoruz. En mahrum donemlerde bile bi boyle degildi.