Yeni bir siyaset yapımı

22 Eylül 2017 Cuma

Birleşmiş Milletler’in New York’taki genel kurul toplantısı, her zaman olduğu gibi dünya liderlerinin bir araya gelmesi ile yapılıyor. Adı üstünde; milletlerin toplanması ile, milletler adına, milletler için biraraya geliştir bu.. 

Öyle midir....gerçekten.... Şimdi bu soruyu irdeleyelim. Hem de bunu bazı liderlerin konuşmaları üzerinden yapmaya çalışalım:

BM’ye evsahipliği yapan Amerika’nın, artık çok da çiçeği burnunda olmayan başkanı Trump, nev’i şahsına münhasır tarzı ile konuştu. Kendi ifadesiyle “America first” yani “önce Amerika” demeye devam etti. “Devam etti” diyorum; zira bunu önceden de diyordu, şimdi de devam ediyor. Trump, seçime kendince selektif bir toplum oluşturma çağrısı üzerinden girmişti, oy istemişti ve sonunda da kazandı. Bu arada önce “Meksikalıları ve Müslümanları dışlamak” başta olmak üzere; kadınlar, sakatlar, şişmanlar, şunlar bunlar.. yani insanı insan yapan ve çoğu zaman da elinde olmayan sebeplerden dolayı varlığını tanımlayan ögeler üzerinden saldırdı. Buna rağmen, evet bence Amerikan toplumunun en temel değerlerinden olduğunu iddia ettiği davranış kodları, duruş ve kapsayıcılığın tam da muhalifi bir pozisyon ile bu seçimi kazandı. BM’de Trump’ı dinlerken, benim açımdan şu şaşırtıcı tavrı yakaladım. En azından kendinden önce gelenler grubundaki Reagan, baba Bush, Clinton, oğul Bush ve Obama’nın aksine, önceden ne söylüyorduysa onları söylemeye devam ediyordu. 

Önce Amerika. Bu, son derece kendini önceleyen, etrafında bulunanlar dahil olmak üzere hiçbir başka canlıyı görmeyen, sadece insan değil, Allahü Teala’nın yarattığı hiçbir canlıyı da tanımayan, kaale almayan -ki küresel ısınma konusunda, bütün itirazlara rağmen Paris antlaşmasını bir anda iptal etmiş olduğunu da hatırlatırım- Trump’ın bir yerde ne denli seçmenine vermiş olduğu sözleri tuttuğunun ispatı da oldu. 

O nedenle Trump’ın konuşması şaşırtmadı denebilir. Aynı şey İsrail Başbakanı Netenyahu için de söylenmeli. İran.. İran..  İran.. başka hiçbir şey yoktu. Adeta zaman içinde ışınlanmış milenyumun ilk yıllarına dönmüş, BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Colin Powell’i dinler gibi olduk. İran yerine Irak.. Tehdit aynı tehdit, dil ve keskinliği aynılık içeriyordu.

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması! Şimdiye kadar o duvarların -ki ben de çok farklı bir Türkiye zamanında.. eski Türkiye’nin, vatandaşını yok etmek adına ezip geçmek istediği çok eski yıllarda.. o duvarlar arasında bulunmuş, o zamanki Türkiye yönetimi, ‘vay efendim nasıl olur da başörtülü bir kadın, bizim Meclisten attığımız bir kadın, bizim öfkemizi dindiremeyip vatandaşlıktan çıkarttığımız bir kadın, BM’de toplantıya davet edilir’ diye başbakanından parti başkanına kadar hop oturup hop kalkmıştı-  tarihte duyacağı en “tarihi” konuşmayı yaptı. 

Orası Birleşmiş Milletler’di. Adı üstünde milletlerin birleşmesi adına, ortak değerleri, insan olmanın gereği olan değerleri adına kurulmuştu. Ya da bize öyle mi “kabul ettirilmişti”... O zaman orada diğer devlet başkanları gibi “ben ben ben” demekten gayri biz demek gerekirdi. Birileri Arakan’daki bebeğin de İdlib’deki nenenin de sesi olacaktı. O da Türkiye’nin liderinden başka kimse değildi....

 

  • BademBadem2 ay önce
    Euzubillahiminesseydanirracimbismillahirrahmanirrahim"Ey inananlar!Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun."Tevbe suresi 119.elhamdulillah.selamunaleykum Merve Hanım gerçekten çok güzel konuşmalar yapıp topyekun Türkiye ve zalimlerin elinden bizi kurtaracak yokmu diyen mazlum erkekler ve kadınlar için sayın cumhurbaşkanımız in saygideger esi hanimefendi Emine Erdoğan ve Sayin Cumhurbaşkanı mızçok önemli bir cihad gerçekleştirdiler.Allah bütün bakanlarımızdan ve hepsinden razı olsun.Cumhurbaskanimizin yanında olan tüm Türkiye vatandaşların danda Allah razı olsun.Namaz kılan Allah korkusu olan saygıdeğer Cumhurbaşkanımiza biat etmeli onu desteklemeliyiz.( ümmetin yeni acılar yaşanmaması için aynı hataya tekrar tekrar düşmemek için )ülkesini vatanını milletinimazlumlari şehitleri düşünen bütün Türk vatandaşları nin boynunun borcudur bu. Saygılar Selam ve dua ile teşekkürler.Haydi Türkiye hep birlikte hep beraber elele.her zaman Yenikapı ruhunu hatırlayıp hatırlatalım.bu anlamda Ak Parti'ye minnettarligimizi da söylemek isteriz.dualara bende Amin diyorum Dört bir yandan sarilmisiz Sevgili Türk vatandaşları "SANA CEFA EDENİ UTANDİRMAN İÇİN SENDE HOŞÇA GEÇİNMEYE ÇALIŞ der Hz Ali biz onu deriz.Sevgili Merve Hanım teşekkürler Allaha emanet olun olalım hep beraber inşaallah.hayirli hicri yıllar dilerim.saygilar.Allah için doğru konuşmanın vakti geldi.Bu anlamda kurt refedadumu icinyaptığı konusmadan dolayi sizin araciliginizla Sayin Destici de sagolsun.butun partileri Ak partinin yaninda görmek isteriz vatan icin hep birlikte hep beraber bir Türkiye için . dünya ve ahiret mutluluğu için.Sayin Abdullah Gül ve Sayin Ahmet Davutoğlu Türkiye'ye faydaları çoktur.cumhurbaskanimizin yanındagörüyoruz kendilerini elhamdülillah yine akp cematinin içinde huzur ve esenlik içinde hizmetlerini yardimlarini bekliyoruz.cumhurbaskanimiza sadakat gosterdikleri surecede hep iyilikle yad edileceklerdir bunuda yazmak isterim şahsen benim için de bu böyledir.Allaha emanet ediyorum.HasbinAllah'u ve nimel vekil.tesekkurler Sevgili Merve Hanım teşekkürler yeni akit.bismillahirrahmanirrahim Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Dört huy kimde bulunursa, o adam tam münafık olur. Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. O dört huya sahip olan kimse:Kendisine bir şey emanet edilince hiyânet eder.Konuşunca yalan söyler.Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz.Düşmanlık yapınca da aşırı gider.”buhari Müslim.Aleyhisselatuvesselam Efendimiz Amin