Yeni bir çağ

05 Eylül 2017 Salı

Rabbimizin insan üzerindeki hikâyesini yeryüzünde başlattığı, Hazreti Adem ve eşi Havva annemizi buluşturduğu, Hazreti İbrahim’e canının içi, oğlu İsmail’i bağışladığı, Önderimiz Muhammed Mustafa Aleyhisselamın bizlere bu dünya için veda ettiği o özel yerler, günler, ve her birinin manasını ayrı ayrı, ve birarada bütününü idrak ederek bir Kurban Bayramını daha geride bırakıyoruz. Kurbanlarımızın kanlarının değil, mana ve ehemmiyetinin Rabbimizce kabul edilmiş olmasını temenni ediyoruz. Her şeyin hızla farklılaştığı bir çağa bodoslama da giriyoruz. Önümüzdeki Ramazan’da Kurban’da sadece Rohingya’da, Gazze’de, Bağdat ve Afganistan’da değil daha çok, daha fazla Müslüman kanının akmasından endişe ederek hızla bir yerlere doğru yuvarlanıyoruz….

Huntington’ın Medeniyetler Çatışması tezinin aslında din ve kültürleri işaret ettiği düşünülürse ve kültürün en bariz dışa vurumunun dinini yaşayan insanlar üzerinden olduğu akılda tutulursa çatışma aşamasını hızla “tükettiğimizi” görebiliyoruz. “Tüketmek” kelimesini özellikle ve tırnak içerisinde kullanmamın sebebi, son on yıllarda kelimeye yüklenen yapmak, etmek ve hatta fiilin mahiyetine göre hemen hemen her anlama gelebilecek, yemekse yemek, içmekse içmek, okumaksa okumak, yaşamaksa yaşamak anlamlarında “bile” kullanılabilir durumundan arındırarak asıl anlamı olan “bitmek” “bitirilmek” anlamını ifade etmek içindir. Evet, zannımca medeniyetler çatışması dönemini tükettik yani, olabilecek her türlü medeniyet çatışması dönemini idrak ettik, kavgamızı yaptık, fikirleri ve dahi bu fikirleri savunan ve yaşayarak idrak eden insanları birbirine çarpıştırdık şimdi ise yeni bir işe kalkışıyoruz… Yeni bir döneme, sonu olmayan bir yola giriyoruz. Girmekteyiz.

Din savaşları. Bu dönem, sermaye, piyasa, para pul, demokrasi, haklar ve seçimler gibi parçaları bir araya getirip, uluslararası örgütlerin veya güçlü ulus devletlerin dünyayı bir yerlerin işgaline ikna etmeleri dönemi değildir. Orada çok laf, az ve açık aksiyon vardı zira. Ne oldu Bosna Bosna dediler, konuş konuş ooups geç kaldık deyiverdiler. Ne oldu… Saddam Saddam dediler, sonra ooups yalan söyledik deyiverdiler…

Şimdi ise bunların hiçbiri yok. Ne var… Geçmişteki çok laf ve açık aksiyon opsiyonu yerine az laf ve çabuk aksiyon var. Açıklıksa çabukluğun içinde mündemiç. Rohingya Müslümanlarını katleden Ashin Wirathu Budist rahip ne diyor…”Bir yılan nerede olursa olsun zehirlidir. Sadece bir tane var diye yılanı küçümseyemezsiniz. Nerede olursa olsun tehlikelidir. İşte Müslümanlar da böyledir.”

Daha fazla söze ne hacet. 

 

  • BademBadem2 ay önce
    . Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.”Euzubillahiminesseydanirracimbismillahirrahmanirrahim"Bu Kur'ân da bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.Buna uyunuz ve sakınınız ki size merhamet edilsin."En’âm suresi 155 Selamün aleyküm Merve Hanım nasılsınız.dunya elimizde olmalı ama kalbimize girmemelidir.peygamberimiz sav ve ğ açlık ve fakirlikle İslami dünyaya hâkim kıldı.islamin zaferi yine inşallah bu mazlumların vesilesiyle gerçekleşir.elhamdulillah saygılar selam ve dua ile teşekkürler.Allaha emanet olun