Siyasi delüzyon ve fazlası

13 Ekim 2017 Cuma

Bizler son zamanda gelişen olaylar sebebiyle ABD Türkiye ilişkilerine yoğunlaşıp bunları Türkiye perspektifinden okurken Amerikan penceresinden görünenleri ihmal etmiş oluyoruz. Bence bu da iki ülke arası ilişkilerin ve iki ülkenin risk/ilgi/çıkar alanlarının içindeki bölgesel ilişkilerin bir miktar eksik değerlendirilmesine sebebiyet veriyor. FETÖ’den tutuklanan konsolosluk görevlisi konusu ile başlayan krizin ABD Türkiye ilişkilerinde kalıcı bir etki bırakıp bırakmayacağı yazılıyor çiziliyor. Bir tarafta Türkiye’nin duruşunu alkışlayanlar diğer tarafta ana muhalefet partisinin yaptığı gibi akıllarınca şark kurnazlığı yaparak hem öyle hem de böyleciler var. Amerika’nın yaptığı yanlışmış ama....diye başlayan cümlelerle Cumhurbaşkanına nefret kusanlar. Bugünden ileriye dönük ihtimaller okuması yaptığımızda bazı aktüel gerçeklerden söz ederek gitmek en doğrusu olur. Birincisi, Türkiye’nin gerek Cumhurbaşkanı gerekse Başbakan aracılığı ile sergilemiş olduğu duruşta bir değişme beklemiyoruz. Bundan yıllar önce Cumhurbaşkanının One Minute itirazı ile gün yüzüne çıkan sonra dünya beşten büyük olduğunun hatırlatılması ile yükselen ve bugün Başbakan Yıldırım’ın siz bizim en üst seviyedeki bir bürokratımızı yaka paça hapse atarken bize mi sordunuz ki biz size soracağız yönündeki çıkışı ile devam eden istikrarlı duruş uluslararası ilişkilerde bir paradigma değişimine işaret ediyor. Ve bu değişikliğin motor gücü olarak Türkiye lineer bir şekilde yol alıyor. Zig zaglar yok, bir başka ifadeyle. Dün ne ise bugün de o, yarın da o! İçeriğinin temelini adaletin ve eşitliğin oluşturduğu bir yeni paradigma bu. Evet burada bir değişiklik beklemiyoruz.

O zaman tartışmayı Amerika’ya çevirelim, orada nasıl seyredebilir bu krizin geleceği? Tam olarak bilemiyoruz, çünkü Trump faktörü birçok bilinmezi ihtiva ediyor. İlginçtir, Trump’ın en yakın çalışma arkadaşları dahi bu bilinmezlerden bihaber. Beyaz Saray’da her yeni günde koridorlar acaba bugün başımıza ne gelecek söylentileri ile çalkalanıyor. Çünkü Trump bir başkandan çok showman olarak ülkesini yönetiyor. Bu arada da müttefik ve düşmanlarını aynı olgunluktan uzak televizyon şahsiyeti tavrıyla hoyrat tavırlarıyla yoruyor.. Son fısıltılar, Beyaz Saray’daki ekibinin önemli bir kısmının zor dayandığı yönünde. Son birkaç günde, ülkesi iki büyük hortumla hırpalanmış, binlerce insan hâlâ elektrik, su ve altyapıdan mahrum, ülke tarihinin en büyük katliamı yaşanmış, elli dokuz kişi ölmüş, yangınları ile meşhur Kaliforniya yanmış ve hâlâ yanmaya devam ediyor, belki dört yüze yakın ölü olduğu düşünülürken Başkan Trump iki yaşında çocuk misali kendi kaprisleri üzerinden ona buna saldırıyor. Korkarım Türkiye ile ilgili krizden haberi bile olmayabilir, zira o kendi dünyasında. Ve Trump’ın dünyasında merkezi sadece kendi işgal ediyor, ne ekibi, ne partisi, ne ülkesi ne de başkası.

Hal böyleyken olaylar nasıl evrilecek belli değil. Siyasi bir deliliğe şahit oluyoruz.

 

  • BEYKOZLU 28BEYKOZLU 281 ay önce
    Hala ABD vatandaşı mısınız? Bir müslümanın Amerikaya bağlılık yemini etmesi İslama uygun mudur?Fetö ve Amerika vatandaşı olan kim olursa olsun bence mürtettir.