Rutin siyaset

29 Eylül 2017 Cuma

Uluslararası toplumda güç odaklarının gelişmesiyle gruplaşmalar olur. Bugünkü dünyada bu güç merkezlerinin çeşidi ve sayısı artmış olması iki kutuplu dünyadan çıkılmış olması ile alakalıdır. Ancak bu, Amerika ve Sovyetler Birliği’nin şimdiki varisi Rusya’nın güçten düşmesi ve yerlerini başka güç odaklarına bırakması anlamına gelmez. Bu iki güç odağı uluslararası siyasetin hâlâ en önemli şekillendiricisi olarak kabul görür. Yeni ortaya çıkan merkezler ise çok kutuplu dünyaya geçişin birer ajanı olarak addedilir. Tabiatın kanunu gereği zaman içerisinde kümeleşmeler olur. Güç çekicidir. Bir başka ifadeyle güç, daha fazla gücü getirir, doğurur, güç başka gücü çeker. Bu arada da sadece gücü değil zayıfı da cezbeder. Ve hatta düzelteyim, zayıfı daha fazla cezbeder. Güçlünün yanında yer almak bir prestij demektir. Popüler bir dost, insan ilişkilerinde nasıl itibar diye addedilebilirse, ulus-devletlerin kümelenmelerinde de farklı değildir. Güçlü bir ülkenin dostu ve hatta göz bebeği haline gelmeyi başarabilmişseniz, onun gölgesinde siz de gölgelenir, rüzgârından ilerilere savrulur, normal şartlarda ulaşamayacağınız yerlere ilerleyiverirsiniz. Ulus-devlet, ve onların çeşitli kombinasyonlarla bir araya gelerek ürettikleri uluslararası örgütler de bu doğal gelişmelere tabi olur. Bütün bunlar hepimizin az çok bildiği, bilmiyorsa tahmin ettiği şeylerdir.

Bu kümeciklerin en güzel örneklerinden birini uydu ulus devletler oluşturur. İsrail mesela, sırtını Amerika’ya dayamış böyle bir ülkedir. Uydu kendi yörüngesinde değil, uydusu olduğu güneş ve benzeri çekim merkezlerinden beslenirler. Bugünkü ABD-İsrail ve üçüncü partnerlerin ilişkilerine baktığımız zaman gerçekten genelde düşünüldüğü gibi İsrail mi yoksa ABD mi uydu konumunda aslında tartışılır hale de gelmiştir. Bu konuda kullanacağınız değerlendirme metodları sizi farklı sonuçlara götürebilir. Şimdi bunlara girmeyelim. İster uydu ister merkez ulus-devlet olarak düşünelim, İsrail’in politikası ki bunu diğer ülkelerde olduğu gibi dış ve iç olarak ayırmaya gerek olmadığını düşünüyorum, İsrail’in tek bir politikası vardır. O da Siyonizme hizmet siyasetidir.

Şimdi bunu neden hatırlatma ihtiyacı duydum... Myanmar’daki soykırıma destek veren İsrail bu duruşunda kararlı. Bugün İsrail’de açılan bir dava sonuçlandı. Ülkenin yüksek mahkemesi bu davada İsrail’in Myanmar ordusuna yaptığı silah yardımına yani satışına devam edeceğini açıkladı. İsrail’in eti ne budu ne, tabiri caizse... İsrail demek ABD demek değil mi. Bunu ben değil, İsrail kendisi söylüyor. Amerika da mutlu mesut teyit ediyor. Alan memnun satan memnun.... İsrail Arakanlı Müslümanları katlediyor! İsrail’in mutfağında bugünlerde bir de Kürdistan kurulması var! Hal böyleyken İsrail’in peşine düşen Müslüman kılıklılara ben ne diyeyim.... Söz burada bitiyor.

 

  • HamzaHamza1 ay önce
    Hayatta islam❤