İmam ve Endonezya

24 Ekim 2017 Salı

11 Eylül saldırıları sonucunda başlatılan teröre karşı savaş döneminde Bush yönetiminin İslam karşıtı refleksi bugünkü Amerikan duruşu ile örtüşür durumdaydı. Hem ABD sınırları içinde hem de dışında Müslümanlara karşı açıktan açığa bir savaş başlatılmış, İslam dinine mensup herkes potansiyel suçlu olarak addedilir olmuştu. Bunun basına yansıyan ve hatta yansıtılmadan üstü örtülmek istenen bir örneğinde Amerikan hava sahasında bir uçakla seyahat eden 6 Müslüman adamın başına gelenler son derece manidar ve günün şartları konusunda fikir verici nitelikteydi. ABD’nin iki şehri arasında uçakla seyahat eden Müslüman “görünüşlü” altı erkek yolcu aralarında konuştukları yabancı dil ki bu Arapçaymış, bir kadın yolcuyu rahatsız etmiş. (Tıpkı bizdeki laikçi teyzelerin başörtülü kadınlardan rahatsız oldukları gibi.) Yaşlı kadın inat etmiş, ben bu adamlarla aynı uçağa binmem bunlar terörist diye tutturmuş. Onun sözü Ortadoğu kökenli oldukları anlaşılan ve evet gerçekten de Müslüman olan altı erkek yolcunun sözünden evla kabul edilmiş ve adamlar yaka paça uçaktan indirilmiş. Ama iş bununla da kalmamış, adamlar saatlerce sorgulanmış. Sorgu sonucu bu yolcuların Amerika’nın Dışişleri Bakanlığı tarafından davet edilmiş farklı Arap ülkelerinden gelen üniversite hocaları olduğu anlaşılmış. Özürler dilenmiş, yanlış anlaşılma giderilmeye çalışılmış, adamcağızlar ilk tarifeli uçakla varış noktalarına ulaştırılmış. Onur kırıklıkları, gördükleri kötü muameleden dolayı yaşadıkları üzüntü, endişe ve korku karşılığında açılan davada hava yolu şirketi kaybedeceği açık olduğu için uzlaşma yoluna gitmişti, hatırlıyorum. Altı yolcunun her birine milyonlarca dolar tazminat vermek suretiyle konunun yargıya intikaline engel olunmuş oldu. Ben konuyu uluslararası ilişkiler öğrencilerime hem gerçek hayata dayalı bir hadise olması hasebiyle hem de özgürlük için güvenlik ve güvenlik için özgürlüksüzlük sorunsalları üzerinde tefekküre teşvik ettiği için inceletmiştim.

Dün Amerika ve Endonezya arasında çıkan kriz beni on altı sene önceki ikiz kule saldırılarına bu sebeple götürdü. Endonezya Genelkurmay Başkanı General Gatot Nurmantyo Amerika’daki mevkidaşı Joseph Dünford Junior tarafından ülkesine davet edilmişti. Endonezyalı general yanında eşi olduğu halde Amerika’ya uçtu. Sebebi ziyaretleri ABD başkentinde yapılacak iki günlük fundamentalizm konferansıydı. Hiç şüphesiz konferansın temelini teşkil edecek tartışma Müslümanlar arasında hızla yayıldığı inanılan kökten dincilik sorunu olacaktı. Ancak General Nurmantyo ve eşi ülkeye sokulmadılar. Durum diplomatik krize dönüştü. Konuyu beraberce masaya yatırıp tartışacakları Endonezyalı asker de Amerikan yönetiminin İslam’a karşı geliştirdiği önyargıya kurban gitmiş oldu. Sonuç? Her zamanki tavrını sergiledi Washington yönetimi. Görmedik, duymadık, bilmiyoruz...babında özür diliyoruz...buyrun gelin....

 

  • Badem TürkiyeBadem Türkiye25 gün önce
    Euzubillahiminesseydanirracimbismillahirrahmanirrahim“Kitaptan sana vahyedileni oku ve insanlara ulaştır. Namazında dikkatli ve devamlı ol çünkü namaz insanı çirkin işlerden, vahye ve ona teslim olan akla aykırı her türlü şeyden alıkoyar. Allah'ı gündemde tutmak elbette en büyük ibadettir. Allah ne işlerseniz hepsini bilir. (Ankebut: 29/45) isittik ve iman ettik . Rabbim sen mağfiret eyle.supsesizki dönüş sanadır.selamunaleykum Merve Hanım Cumaniz Hayırlı olsun saygılar selam ve dua ile.Allaha emanet olun teşekkürler.