Kudüs, Tayyip Erdoğan, Maduro ve Kim Jong-Un!

11 Aralık 2017 Pazartesi

Kuzey Kore Amerika’ya füze atsa, böyle bir ses çıkaramazdı!

Kim Jong-un, suratına yumruk indirse, Trump’ın canını bu kadar yakamazdı!

Bundan böyle Trump her gıcıklık yaptığında, Melania Trump’ın bunu döndüre döndüre yüzüne şaklatacağından kuşkunuz olmasın! O kadar yerinde bir betimleme olmuş ki...

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Trump’ı bildiğiniz teknik nakavt etmiş, helal olsun vallahi!

Bana göre bu çıkışı, ABD’nin algı operasyonlarıyla Kim Jong-un hakkında dünya kamuoyunun bilinçaltına zerk edilmiş tüm ezberleri bozuverdi. Kim Jong-un konusundaki duygularını tamamıyla değiştirdi.

Mesela ABD’nin Kudüs hamlesinin “dünya barışını ve küresel güvenliği tehdit ettiğini bir kez daha ortaya çıkardığını” ifade ederek lider cesaretini ve pek çok uluslararası hakikatin farkında olduğunu ortaya koydu.

Trump’ın Kudüs kararını “pervasız” ve “aşağılık” olarak niteleyerek, Kudüs kararıyla sarsılan Müslümanların hislerine tercüman oldu.

Trump’a, “Akıl hastası bunak” diyerek, yürekleri soğuttu.

Meşru haklarını kazanmak için mücadele eden Filistin ve Arap halklarını destekleyecek ve dayanışma içerisinde olacağız” diyerek, bunun Kuzey Kore açısından sadece politik bir söylem veya popülist bir kınama değil, kararlı bir duruş olduğunu ortaya koydu.

Hatırlarsanız bundan önce Venezuela Devlet Başkanı Nicholas Maduro da benzer bir çıkış yaparak, bir kısım “bana neci” İslam ülkelerinin yüzünü kızartmıştı! 

“Gazze’de öldürülen çocukların katili İsrail devletine önce dünyanın dört bir yanındaki Yahudiler dur demeli; katil devletlerini ilk Yahudiler kınamalı. Filistin’de Müslüman, Hristiyan, farklı din ve kültürlerden insanlar var.

İkinci çağrım, bölgedeki Arap halkına ve liderlerine… Ne zamana kadar bu katliama sessiz kalacaksınız? Filistinli kardeşlerinizin katliamını izlemeye devam mı edeceksiniz?

Arap halkları ne zaman uyanacak? ...ve Arap liderleri…

Ne zaman uyanıp Filistin halkının sesine ses vereceksiniz?

Yerin dibine batsın resmî açıklamalarınız!

Yerin dibine batsın uluslararası protokolünüz!

Artık harekete geçmelisiniz!

Filistin halkının katillerine cevap vermelisiniz!

Durdurmalısınız!

Venezuela Devlet Başkanı olarak size sesleniyorum: Yeter artık!

Resmî açıklamalarınızdan öteye gidemiyorsunuz, o kadar.

Ses tonumdan ötürü kusuruma bakmayın. Çok derinden konuşuyorum.

İçimde saklı olan acı ve öfke, beni bu şekilde konuşturuyor.

Filistin halkına yapılan katliama seyirci kalmak bana acı veriyor.

Artık ölümlere alışmışlar…

Dünya, bu katliam karşısında kör ve sağır olmuş!

Çoğu korkak liderler de resmi bir yazı geçip, olaylardan üzüntü duyduklarını belirtip kınıyor o kadar.

‘Saldırıyı lanetliyoruz…’ Sadece bu…

‘Çok endişe duyuyoruz.’ Bir de bu…

Mesele bitiyor onlar için…

Oysa asıl endişelenen, kolunu kaybeden Filistinli çocuklardır. Çocuklarını kaybeden ailelerdir. Sözde yasaklanan misket bombalarının, başlarına ne zaman yağacağından endişe duyan Filistinli çocuklardır.

Yeter artık!

Artık yeter!

Venezuela artık yeter diyor!

Chavez’in Bolivarcı Venezuelası, Filistin halkına yapılan katliama artık yeter diyor!

Birleşmiş Milletler’i, Filistin konusunda adaleti sağlamaya çağırıyorum!

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni, adaleti sağlamaya çağırıyorum!

Adalet!”

Maduro’nun bu sözlerini her okuduğumda, gözyaşlarına boğuluyorum zira 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, vahşi emperyalistlere karşı onurlu direnişini tribünlerden seyreden, hatta dipten dipten darbecilere destek veren bir kısım Arap ülkelerinde bunun zerresi kadar onurlu bir duruş olmamasına içerliyorum!

Bir kısım Arap ülkelerinde, şu beğenmedikleri Kim Jong-un’un zerresi kadar adamlık olmadığını görüyorum!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Davos’ta İsrail’e ayar verdiği “one minute” çıkışında arkasında durma yürekliliği gösteremeyen bir kısım Müslüman ülkelerin, 15 Temmuz darbesinde emperyalistlerle kol kola Türkiye’yi parçalama girişimlerini biliyorum çünkü…

Allah’ın işine bakın ki,

15 Temmuz direnişinin, darbeden kaçacak delik arayan Müslüman geçinenlerle, tanklara karşı direnen sıradan insanların turnusolü olduğunu idrak ettik! Şehitlik anlı şanlı, tescilli İslami kadrolardan çok, isimsiz millete nasip oldu. İşte Kudüs’e sahip çıkmak da “Referandum” sürecinde “hayır”sızlıkta yarışan, İngiliz Anahtarlarına değil, hakiki Müslümanlara nasip oldu!

Kudüs için ABD’ye posta koyma adamlığı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a, Venezuela lideri Maduro’ya nasip oldu!

Vahşi Batı yalakalarına bu utanç yeter! 

 

  • FatihFatih1 ay önce
    Kim jong dan çıkartmamız gereken çok şey var...adamkomünist...yazıklar olsun...müslümanım edebiyatı yapanlara.