Kocaeli B. Belediye Başkanı ne stratejikmiş ama?

30 Ekim 2017 Pazartesi

Mekân ve ruh gözetilerek düşünülmüş bir “zirve…”

15 Temmuz trajedisini daha derin hissettiren…

Nasıl desem?

Sanki, Christophe Gans’ın hayal gücünün en vurucu yapıtı Silent Hill’den, göz gözü görmez bir aura…

Akira Yamaoka’nın öyküsünden kopmuş, tüyleri diken diken eden bir sayfa…

Evet, sisler arasından yağan kurşuni küller değildi belki… Yağmurdu…

Doğru, o sisler içinde tek başına yürüyen bir kadın değildi belki… Uzun Adam’dı…

Tamam, senaryo bir sanatçının eseri değildi belki… MI6, CIA, BND tasmalı ağlak bir şizofrenin vahşi ellerinde yaratılmış bir dehşet atmosferiydi. 

Kabul… Tasvir edilen karakterler, iki dünya arasına sıkışmış, acı çeken ölüler değildi belki… Ama ruhunu “şeytana” satmış ruh hastası darbecilerdi…

Biliyorum, biliyorsunuz… Peşine düşülen, bir kız çocuğunun hayatı değildi belki… Vatandı…

Fondaki ses Akira Yamaoka’nın müziği değildi belki… “Allah’u Ekber” nidalarıydı.

…ve en önemlisi ise hesaplanamayan, bu oyunda ön plana çıkanın “oyun kurucular” değil, hesapta yokken sokaklara dökülen, kalabalıklar olmasıydı.

Kocaeli B. Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, 15 Temmuz darbesini böyle bir yerde güncelledi işte…  Mekân, Sessiz Tepe (Silent Hill) değildi belki… Lakin bu zirveye katılanları bir o kadar senaryoya kilitleyen, o kesif sis içerisinde yol alarak tırmandığımız Kartepe’ydi.

Kalabalık bir grubu darbe aurasına odaklamanın daha zekice bir yolu olabilir miydi?

Bulutların üstünde yapılan bu zirveden başka neresi ortaya konulan sosyolojik bir dramı bu kadar derinden hissettirebilirdi?

Bu yüzden Türkiye’nin Davos’u olacak diyenler oldu belki…

İbrahim Kalın, bu aşağılık kompleksli bilinçaltının dışa vurumu olan bu “skandal” benzetmeyi müdekkik ve sanatsal üslubuyla tashih etmese, belki Kartepe Zirvesi’nin alnına bir “kara leke” olarak sürülebilirdi… Lakin, “…bırakın Kartepe Zirvesi kendi adını yapsın, kendi yolunu bulsun… İngiltere, Almanya, Avrupa yapacağı bir zirve için Kartepe Zirvesi desin…”

Haksız mı yani?

15 Temmuz gecesi hürriyet aşkıyla sokaklara dökülerek, 16 Temmuz sabahına uyandığınız bir “Kartepe Zirvesi” neden süregelmesin ki? Davos’ta neresi oluyor ki? Şerefli bir milli mücadelenin “yeniden güncellendiği” Kartepe Zirvesi varken?

Hem öyle ki… Bir tür Vietnam Sendromu’na benzer bir travmayı o an yaşanmış gibi hissedebileceğiniz… Uçurumdan düşer gibi “darbe atmosferi” içine yuvarlanabileceğiniz…

Travmayı derinleştiren… 

Organizasyondaki kalabalığın uğultusu içerisinde “amaca” odaklayan bu “Kartepe Zirvesi” bu yüzden gelenekselleşmelidir bence… Her sene, millet için yeniden, yine Millî mücadeleye ruh üfleyebilmelidir.

Unutturmamalıdır, unutulması imkânsız olanı… Unutturmamalıdır…

Kartepe, Millî mücadeleyi bulutların üzerinde yükselen o zirveye sürekli taşımalıdır. 

“Kartepe Zirvesi”ni gelenekselleştirebilir mi İbrahim Karaosmanoğlu? Her yıl… Yeniden… Öyle âdet yerini bulsun diye değil, 15 Temmuz mücadelesini canı gönülden, gelenekselleştirerek “zirvede” tutmayı yeniden göze alabilir mi? 

 

  • Kürt şamil Kürt şamil 21 gün önce
    Bu ülkenin başına geçmek ve engüzel nimetlerinden faydalanmak için 15 temmuz da dövüştünüz .o gece taraf değiştiren mi dersin ulusalcı subayları katmayıpsadece her şeyi fetoya yıkıp sıyrılanlar mı dersin şehit olanların kan parasını verip günah çıkaranlar mı dersin ayıp ayıpyazık ettiniz şehit olanlara size inanmışlardı. Gercekten din iman için sizin icin canlarını feda ettiler....