…Ve Katar haraca mecbur edildi

ABD, saldırı ve işgallerle sürdürdüğü sömürü politikalarına şantaj ve tehditlerle devam ediyor. 

Bir önceki “Kriz bahane: ABD Körfezde haraç topluyor” üst başlıklı yazımda ‘Körfez Krizi’nin asıl sebebinin para olduğunu yazmıştım.

….Ve yazımda “Eğer Katar, Suudiler gibi korkulara kapılıp haracın kılıfı olan milyarlarca silah alımını yapar ise kriz falan kalmaz” iddiasında bulunmuştum.

Yazımın devamında ise “Katar, yakında iki yoldan birini tercih etmek zorunda kalacak. Çünkü başka şansı yok. Ya teslim olup bir kılıf uydurup haraç vermeye başlayacak, ya da işgal veya hanedan içi bir darbeye boyun eğecek” şeklinde görüş belirtmiştim.

Ve zaman beni haklı çıkarttı. 

Çünkü, ABD ile Katar arasındaki anlaşmadan 3 gün önce bunları yazmıştım.

Katar Savunma Bakanı yaptığı açıklamayla ABD ile F-15 savaş uçağı alımı konusunda anlaştıklarını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, terörist örgütlere destek vermekle suçladığı Katar ile ticaret kılıflı haraç için masaya oturdu.

Katar, istenen haracın bir kısmını ödemeyi kabul etti ve haraca bir de ticaret kılıfı uyduruldu.

ABD’den ‘12 milyar dolara’ F-15 savaş uçakları alacak. 

Bu haracın ilk taksiti.

Bundan sonra farklı kılıflar altında bu haraç devam edecek. 

Başkan Trump’a göre konu para ve ABD’nin sömürü politikasının kabulü söz konusu olduğunda gerisi teferruattır.

Bütün dünya Katar’a yönelik suçlamaların yalan ve iftira olduğuna bir kere daha şahit oldu.

Yine tüm dünya; Körfez Krizi’nin asıl sebebinin şantaj ve tehditlerle Katar’a diz çökertmek sonra da haraca bağlamak olduğu gerçeğine şahit oldu. 

İŞBİRLİKÇİLER REZİL OLDU

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve Katar Savunma Bakanı Halid bin Muhammed el-Atiye tarafından imzalanan silah ticareti (haracı) anlaşması sonrası bir ortak tatbikat yapılması konusunda da anlaştıklarını duyurdular. 

Çıkarlar, krizi geride bıraktı.

Düşmanlık bitti ve dostluk başladı.

İki Amerikan savaş gemisi ise, tatbikat için Doha’ya ulaştı. 

Dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Katar bunlara mecbur kaldı. 

Ama şu işbirlikçi diktatörlerin uşaklığına ne demeli.

Katar’la ekonomik ve tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini ilan eden ABD’nin kuklaları Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır anında sus pus oldular.

“Biz abluka uygulamadık, anlaşmaya ve görüşmeye açığız” diyerek ‘U’ dönüşü yaptılar.

ABD’nin talimatlarıyla Katar’a abluka uygulayan bu kukla ülkelerin bu tavırla ne derece dönek ve teslimiyetçi oldukları bir kere daha görülmüştür.

Birilerinin emriyle kendi soyuna ihanet etmek, ikiyüzlülük, ahlak ve insani değerlerden yoksunluk ile köleliğin kendisidir. 

Bu işbirlikçi ülkeler, haysiyet, şeref ve itibarlarını kaybettiler.

Bunlar, tutarsızlıkları ve ilkesizlikleri ile hâlâ millet ve devlet olamadıklarını gösteriyor.

Bedevi kültürünün etkisinden kurtulamayan bu ülkeler hâlâ aşiret ve kabile anlayışıyla yönetiliyorlar. 

TÜRKİYE’NİN İTİBARI VE GÜVENİRLİĞİ PEKİŞTİ

Türkiye net ve açık olarak bahaneler üzerinden yalan, yanlış ve iftiralarla Katar’a abluka uygulanmasına karşı çıkmıştı. 

İç muhalefet ve işbirlikçi ülkeler Türkiye’yi eleştirirken Türkiye onurlu duruşunu değiştirmedi. 

Katar ile daha önce varılan anlaşma TBMM’de öne alınarak onaylanması gerçekten büyük bir cesaret ve vefa örneği olmuştur. 

Türkiye bu ilkeli duruşuyla baskılara boyun eğmeyeceğini ilan ederek izzetini korumuştur. 

Kukla yönetimler kaybederken Türkiye kazanan oldu ve itibarı ile güvenirliğini pekiştirmiş oldu.

 

  • ramazam ramazam 5 gün önce
    Geciniz efendum geciniz arablar bizi hep arkadan hancerledi derlerdi hep kizardim arablara sahip cikardim demekki bnm kizdigim insanlar hakliymis ahada isbati sizin tesbitleriniz ve makaleniz arablar arkadam hancerliyor bizleriyazik bunlara ve bunkar gibi olanlaradolariniz ve petrolunuz batsin ALLAH CC ninhesbi i cetindir

Mehmet Koçak


Son Yazılar