Vatansız bir halkın bitmeyen çilesi

06 Eylül 2017 Çarşamba

Myanmar Hükümeti, Budist canileri rahipler 25 ağustostan bu yana Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlara yönelik saldırıları maalesef hâlâ devam ediyor.

Resmi rakamlara göre; 2 bin 600 Arakan Müslümanları ise 3 binden fazla Müslümanın bir kısmı satırlarla doğranarak, kimileri yakılan ateşlere atılarak diğer bir kısmı ise aç ve susuz bırakılarak topluca katlediliyor. 

Sosyal medya üzerinden yayınlanan insanlık adına utanç verici vahşet görüntüler, şimdi dünya basınında SOYKIRIM olarak yer almaya başladı.

Dünya görüntüler karşısında şokta ama uluslararası toplum hâlâ harekete geçmiş değil. 

70 yıldır, vatansız bırakılan masum ve savunmasız Müslüman Arakan halkının bitmeyen çilesi şimdi acımasız toplu katliamlarla soykırıma dönüştü.

ONLARIN UMURUNDA DEĞİL

Bir yanda ‘Beşli Çete’ BM-Güvenlik Konseyi, ‘Hristiyan Sömürgeci Kulübü’ olan AB ve ‘Batı Emperyalizmini Savunma Gücü’NATO

Diğer yanda, Rusya ve Çin’den oluşan Cephe’nin de onlardan faksız bir tavır içindedir.

Her iki cephe birbirine karşı olsalar da birbirinin ikiz kardeşidir. 

Onlar, Bosna Hersek’te, Filistin’de, Afganistan’da, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da, Mısır’da, Suriye ve Irak’ta ‘İnsani müdahale’ de bulunmadılar. 

Şimdi de Myanmar’da soykırıma dönüşen Müslümanlara yönelik saldırılar için harekete geçmiyorlar. 

Çünkü ölenler Yahudi, Hristiyan, Budist değil, Müslümanlardır.

Ayrıca onlar için önemli olan, insanın varlığı ve onuru değil, kendi çıkarlarıdır.

Her iki emperyalist güç ve ortakları, her zaman ve her konuda ilkeler ve insani değerler üzerinden hesaplar yaparak hareket etmezler. 

Onların tüm politikaları menfaat odaklıdır. 

ERDOĞAN DEVREDE

Myanmar’da yaşananlar Emperyalist güçlerin umurunda değil.

İslam ülkelerindeki kukla yönetimlerin despotları derin uyguda, Müslüman halklar ise acı çekiyor ama çaresiz.

Böylesine karamsar bir tablo içinde cesur bir yürek yine devreye girdi.

 Cumhurbaşkanımız Sayın R. Tayyip Erdoğan,“Orada bir soykırım var. Dünya Myanmar’da yaşananlara kör ve sağır” şeklindeki eleştirel seslenişi dünya kamuoyunda yankı uyandırdı. 

…Ve sonrasında Sayın Erdoğan “Bu insanlık faciasına seyirci kalmak suç ortaklığıdır” diyerek dünyaya uyardı.

Çünkü o, hangi din ve hangi etnik kökenden olursa olsun Yunus’un ifadesiyle “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü” anlayışını kendine ilke edinmiş farklı bir devlet adamı ve bir liderdir. 

Zalimlere karşı mazlumun hakkını savunmayı inancın gereği olarak kabul ettiği için o diğerleri gibi düşünemez ve diğerleri gibi vurdumduymaz olamazdı.

Binlerce insan, en vahşi yöntemlerle katlediliyor. 

Sadece Müslüman oldukları için onları savunmuyor. 

O, “Beni yaratan Allah, onları da yarattığı için insanları ayırt etmeden seviyorum ve sahipleniyorum” diyor. 

Önce uluslararası toplum adına hareket eden kuruluşları harekete geçirmek için dünya liderlerini aradı. 

BM’nin acil toplanmasını sağladı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 54 yıldır askeri darbelerle ve Budist rahiplerinin ortaklaşa yönettikleri Myanmar’da 54 yıllık bir aradan sonra iki yıl önce Devlet Başkanlığına seçilen Aung San Suu Kyi telefonla ulaştı. 

Hem uyardı hem de bu vahşetin durdurulması ve de insani yardımlara yol verilmesini istedi. 

Sayın Erdoğan, Arakan Müslümanlarına yönelik vahşeti 19 Eylül’de toplanacak BM genel kuruluna taşımaya hazırlanıyor. 

 

  • OSMANOSMAN2 ay önce
    Bravo çok güzel yorumlamışsınız dediğiniz gibi orada öldürülenler hiristiyan olsaydı bu gayri müslümler böyle duyarsız kalmazlardı ama biz zülüm gören kim olursa olsun onlar gibi davranmayız çünkü müslümanda vahşet yoktur müslüman da merhamet vardır bunların yaptığı zulm ün temelinde yatan sebep hak ve batıl savaşıdır başka izahı yok.