“Sykes-Picot” Kürtler üzerinden yeniden inşa edilmek isteniyor (1)

27 Eylül 2017 Çarşamba

Ortadoğu’nun şekillenmesi bölge ülkelerinin ve yerli aktörlerin planı değildir. 

Senaryolar Washington başta olmak üzere emperyalist devletlerin başkentlerinde yazılır. 

Yerel siyasi aktörler ise çoğu kez onların verdikleri rolleri oynarlar. 

Kuzey Irak’taki referandum ve Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütlerinin silahlandırılması işte bu oyunun parçalarıdır. 

Barzani, bu kararı yalnız başına almamıştır.  

Ona bu kararı alma ve ilan etme görevi verildi. O da rolünü oynuyor. 

Bugün yaşanan olaylar ve devam eden siyasi gelişmeler spontane gelişmeler değildir.

Osmanlı döneminde başlatılan ve bugüne ülkemize yönelik olarak devam eden operasyonların devamıdır.

Bugünkü gelişmeleri anlamak için tarihi gerçekleri yeniden hatırlamamız gerekiyor. 

İngiliz diplomat Mark Sykes ile Fransız diplomat George Picot tarafından hazırlanan ve 16 Mayıs 1916 yılında imzalanan gizli “Sykes-Picot” anlaşmasını bilmeden, anlamadan ve irdelemeden bugün yaşanan siyasi oyunları anlamak mümkün değildir.

“Sykes-Picot” gizli anlaşmasının yüzüncü yılı geride kalırken Ortadoğu gizli planlarla yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor.

“SYKES-PICOT” GİZLİ ANLAŞMASI

Batılı emperyalistlerin ortak projesi olan bu anlaşma, Osmanlı’ya yapılan en büyük ihanettir. 

Sykes-Picot, Rusya’nın onayı ve 9-16 Mayıs 1916 tarihlerinde mektup teatisiyle İngiltere-Fransa arasında sağlanan anlaşma ile Büyük Osmanlı Devleti’nin, parçalanması, Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımını içeren gizli bir anlaşmanın adıdır.  

Sykes-Picot gizli anlaşmasının çerçevesinde Osmanlı parçalandı ve toprakları paylaşıldı.  

Osmanlı’dan koparılan topraklar üzerinde Osmanlı’nın valiler tayin ederek, idare ettiği bölgelerde devletçikler kuruldu ve bu bölgelerde kukla yönetimler görevlendirildi. 

Osmanlı’ya ihanet edenler ve onların çocuklarına paye olarak devletçikler teslim edildi. 

Osmanlı’ya ihanet eden Şerif Hüseyin buna en belirgin örnektir. 

(İngilizlerle işbirliği yaptığı için1921’de Şerif Hüseyin’in oğullarından Abdullah’ı Ürdün Emiri diğer oğlu Faysal’ı ise Irak Kralı yapıldı)

Kısacası, kurulan devletlerin sınırları, rejimleri ve idari kadroları yine o planın devamı olarak tanzim edilmiştir. 

Orta Doğu’nun miras aldığı düzende çeşitli ülkelerin sınırlarının kabile, etnisite, din ve mezhep gözetmeksizin çizildiği görülüyor. 

Bölgede Osmanlı sonrası barış ve huzurun hayat bulmaması bu sebeptendir.

Batılı emperyalist ülkeler,yüz yıl önce Sykes-Picot anlaşmasının devamında Osmanlı’yı parçalayıp topraklarının paylaşımıyla yetinmediler. 

Yine o planın devamının en önemli uygulamalarından biride ekonomik sömürü politikaları oldu.

Petrol, doğalgaz başta olmak üzere bölgenin yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin sömürülmesi başlatıldı ve çeşitli yöntemlerle bu sömürü hala devam etmektedir. 

Siyasi alanda ise  İttihad-ı İslam’ın önü kesildi ve daha o zamandan İsrail devletinin kurulmasına zemin hazırlandı.

İsviçre’nin Basel şehrinde toplanan ‘Dünya Siyonist 1. Kongresi’nde başkan seçilen Theodor Herzl,  “Osmanlı parçalanıp yıkılmadan Ortadoğu’da bir Yahudi devleti kurulamaz” şeklinde uyarıda bulunmuş ve tüm Yahudi dostu ülke ve siyasileri Osmanlı’yı bitirmeye davet etmişti. 

Nitekim, Osmanlı yıkıldı ve toprakları bölüşülürken, Filistin topraklarında 1948 yılında İsrail devleti ilan edildi.

Yüz yıl önce Osmanlı Devleti, azınlıklar ve bilhassa Araplar üzerinden bitirilmişti. 

Şimdi ise Türkiye, Kürtler kullanılarak bölünmek istenmektedir.

Suriye’nin Kuzeyinde terör örgütü olan PYD’nin ABD öncülüğündeki Batı emperyalist devletleri tarafından silahlandırılması ve Kuzey Irak’taki referandum oyunun görünen taraflarıdır. 

Bölgede oluşturulan kaos ile Büyük İsrail için zemin hazırlıkları yürütülüyor. 

Şu gerçek bilinmeli ki; Sykes-Picot yerine konacak yeni gizli planın asıl ve gizli hedefi Kürdistan değil, Büyük İsrail’dir.  

Ağacı değil, ormanı görmeli. 

 

  • EKOLL EKOLL 1 ay önce
    Kavakoglu bu iş imkan değil iman meselesidir.Çanakkale'yi unutma!