İsmail Kahraman ve Devlet Bahçeli ile hasbihal

04 Ekim 2017 Çarşamba

Kısa bir zaman önce TBMM Başkanımız Sayın İsmail Kahraman ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli Beyefendileri makamlarında ziyaret ettim.

Her ikisi de birilerinin saklanacak delik ararken, ‘İhanet Çetesi’ (FETÖ)nün işgal kalkışmasına karşı cesur bir davranış sergileyen tarafta oldular.

Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan ile Başbakan Sayın B.Yıldırım gibi TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli ile direniş ruhunu ortaya koyan aziz milletimiz de “ülkenin ihanete uğradığı o zor süreçte cesetleriyle örnek olan kahramanlar “ olarak tarihe geçmişlerdir.

BAHÇELİ, “ÖNCE VATAN VE MİLLETİM”

Sayın Bahçeli, MHP Genel Merkez binasından tv kanallarına bağlanıp ihanete karşı hükümetin ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın yanında olduğunu açık ve net olarak ifade etmişti.

Milletçe birlik ve beraberliğimizin sembolü olarak tarihe gecen Yenikapı Mitingi sonrasında oluşan Yenikapı ruhunu yaşatma adına desteğini hâlâ devam ettirmektedir.

Sayın Bahçeli, siyasi ihtiras gütmeden farklı fikir ayrılıklarını bir kenara iterek milli ve tarihi bir duruş ortaya koymuştur.

Sayın Bahçeli’yi eskilerden tanırım. Milli meseleler konusundaki hassasiyetini iyi bilirim. 

Ona göre, siyasi ikbal sadece vatana ve millete hizmet için önemlidir.

Yeri ve zamanı geldiğinde kritik zamanlarda vatan ve millet için fedakârlık yaptığını herkesin malumudur ve 15 Temmuz’da bir kere daha bunu ortaya koymuştur.

EN YÜCE MAKAM ŞEHADETTİR

Sayın Kahraman’ı Kültür Bakanı olduğu dönemde Almanya’da İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Merkez Basın Danışmanı olduğum dönemde tanıdım. 

Sonraki dönemlerde çeşitli toplantılarda karşılaştım zaman zaman çeşitli platformlardaki sohbetlerinden feyiz aldığım dava büyüğümdür. 

Kibar ve babacan tavırlı, hukuk bilgisinin yanında tarihi birikimini olan Başkan Sayın Kahraman’ın seviyeli olduğu kadar samimi tavırlarını her zaman takdir etmişimdir. 

Sayın Başkan, o ihanet gecesinde “bana görev düştü” diyerek abdestini alıp eşi ve yakınlarıyla helalleşerek, havadan bombalanan TBMM’yi açma cesaretini göstermişti.  

HEM MİLLİ HEM DE YERLİ

Sayın Kahraman ve Sayın Bahçeli, hainlere ve ihanete teslim olanlara inat, siyasi birliği sağlayarak direnişin en güzel örneğini ortaya koymuşlardır. 

“Mesele vatan ve milletse gerisi teferruattır” diyerek canını hiçe sayarak karşı duruş sergileyen bu iki önemli devlet adamı, demokrasimizin korunması, vatanımız ve egemenliğimizin kurtuluşunda önemli pay sahiplerinden oldular.

Her ikisinden o ihaneti ve o kâbus dolu gece de yaşananları dinledim. 

Her ikisinin ortak görüşü “Bu bir darbe kalkışması değil, bir işgal ihanetinin kendisiydi” şeklindeydi.

İkisinin de en çok kullandığı “Vatan sevgisi, ülkenin bütünlüğü ile milletimizin birliği ve bağımsızlığı”  kelimeleri dikkatimi çekti.

Her ikisi de, bizi biz yapan, bizi millet kılan milli ve manevi değerlerin yeniden ihya etmenin arzusuna işaret ediyordu. 

TARİHİ SORUMLULUKTAN KAÇAMAYIZ

Sayın Kahraman ve Sayın Bahçeli gelecek adına uyarı ve çağrılarının özeti şuydu:

15 Temmuz ile yeni bir silkiniş gerçekleştirdik.

Şimdi, ecdadımızın izini sürerek, insanlığa huzur, adalet, hak, hukuk ve barış götürecek, kısaca özetleyecek olursak; kurt ile kuzuyu bir arada yaşatacak, vahşeti susturacak, kaynağını milli ve manevi değerlerinden alan o büyük medeniyeti gerçekleştirmeye yönelmeliyiz. 

Bu tarihin bize yüklediği sorumluluktur, bu sorumluluktan kaçamayız.

NOT: TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman ve MHP lideri Sayın Bahçeli’ye nezaket buyurup beni kabul etmelerinden ötürü teşekkürlerimi sunuyorum.

 

  • Mikâil okuroğlu Mikâil okuroğlu 1 ay önce
    Aynen katılıyorum kardeşim slmlar.