THY - Adıyaman

İran, haklı taleplere kulak vermeli

06 Ocak 2018 Cumartesi

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Ali Hamaney ve rejime sıkı sıkıya bağlı kesimler, son günlerde yaşanan olaylar hakkında; ABD ve İsrail’i gösterileri yönlendirmekle suçluyor. 

Fakat bu, suçlamalar İran’da rejimin protestolarla karşı karşıya kalışında gerçek sebepleri gizlemek için baş vurduğu eski bir söylemdir.

Amerika ve İsrail, bu karışıklardan istifade etmek istediği doğrudur. 

Onların bu kışkırtıcı girişimlerine elbette biz de karşıyız. 

Ancak, şu an devam eden protestolar için “ABD ve İsrail’in, bir müdahalesidir” şeklindeki suçlama ciddiye alınabilir bir argüman değildir. 

Nitekim, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun olayları destekleyen açıklamaları protestocuların değil, rejim taraftarlarının işine yarıyor.

Gösterilerin ilk günlerdeki o büyük tepkisi, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun destek açıklamaları sonrası azaldığına şahit olduk. 

Ayrıca; ABD ve İsrail’in işin içinde olduğu hiçbir eyleme İranlılar destek vermez, taraf olmazlar. 

İRAN, ABD’NİN İŞİNE YARIYOR

ABD, Ortadoğu denkleminde İran’daki rejimi kaybetmek istemez. 

Çünkü ABD,Ortadoğu jeopolitiğinde İran’ı korku sopası olarak kullanıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer petrol zengini Arap ülkelerini İran ile korkutup silah satışını devam ettiriyor.

İlk yurtdışı ziyaretini yaptığı Suudi Arabistan’da ABD Başkanı Trump, Suudi Kral Salman ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi’den oluşan üçlü, kristal küre üzerinde ellerini birleştirdikleri sırada Başkan Trump,“Ortak düşman radikal İslam ve destekçisi İran’a karşı silahlanın” tavsiyesinde bulundu.

Kılıç dansı, kristal küre şovu sonrasında tavsiyeye uyuldu ve ABD tarihinde en büyük silah anlaşmasını Suudi Arabistan ile imzalanmış oldu.

İran korkusu, diğer petrol zengini Arap ülkelerini de silah alımına sürükledi.

ABD Başkanı Trump aynı oyunu Kuzey Kore üzerinden Güney Kore ve Japonya’ya yapmaktadır.

ABD, işgal ettiği Irak’ı İran’a hediye etmiştir. 

Saddam döneminde Irak’a giremeyen İran, bugün ABD sayesinde Irak’a hakim durumdadır.

Yine; Irak, Suriye ve Yemen’deki iç savaşlarda taraf olması, askeri güç ve finans desteğinde bulunmasına ABD ve müttefikleri tarafından göz yumulmuştur. 

Bütün bunları ABD işine yaradığı için yapmıştır.

ABD, İran üzerinden silah satışını sürmesi için İran’a yönelik eleştiri ve korku veren söylemleri devam eder, ancak bu söylemler eyleme dönüşmez. 

Sizin anlayacağınız;İran’da başlayan ve büyük ölçüde kontrol altına alınan protestolarda ABD söylem olarak var eylem olarak yok.

Ancak belli bir süre sonra İran’a kendi emirlerinde hareket edecek bir kukla yönetim getirme şansı bulabilir ise işte o zaman ABD, İran’a bir operasyon başlatabilir. 

GERÇEKLER VE BAHANELER

Dini lider yani Rehber Hamaney ve ona bağlı kurumlar ve kuruluşlar ile hareket edenler, protestoların gerçek sebeplerini gizlemek için her zamanki gibi dış mihrakları bahane etmektedirler.

Halbuki, İran’daki protestoların asıl sebebi ülkedeki ekonomik kötü şartlardır. 

Yani yolsuzluk, rüşvet ve din kisvesi altındaki rejimin öncülerinin kaynağı belli olmayan korkunç zenginlikleridir. 

Diğer bir önemli sebep ise ekonomik zayıflamaya sebep olan İran dışındaki mezhebi yayılmacılığı örgütlemeye yapılan yüklü harcamalardır.

Ekonomik gidişat kötü iken İran komşu ülkelerde operasyonlar yapmasına tepki gösteriliyor.

Protestolarda “Suriye’yi bırak bizi düşün” sloganlarının atıldığı görüldü. Suriye, Yemen ve Hizbullah aleyhine sloganlar var. 

İran dışındaki mezhebi operasyonları yöneten Rehber de eleştiriliyor. 

Zira, özgürlüklerin kısıtlanması ve devlet yapılanmasında seçilmişlerin önünde olan dini otorite yani Rehberlik makamı ve ona bağlı kurum ve kuruluşların yasakçı ve baskıcı uygulamaları protestoları tetiklemektedir.

İran gerçekleri gizleme yerine ülkenin içinde bulunduğu ve geniş halk kitlelerinin tepkisine yol açan ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlarla yüzleşmelidir. 

Emperyalist güçlere fırsat vermeyecek şekilde İran yönetimi reformlara geç kalmadan başlamalı.

Haklı taleplere kulak verilmez ise tepkiler büyür. Bastırılması yönünde baş vurulmak zorunda kalınan şiddet bahane edilerek İran’a dış müdahale gündeme gelebilir.

 

YORUM YAZ