THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

BM Genel Kurulu tescilledi “Dünya Beşten Büyüktür”

23 Aralık 2017 Cumartesi

ABD, Kudüs’ü İsrail’inbaşkenti ilan eden kararını BM-Güvenlik Konseyi’nin çarpık yapılanmasından istifade ederek veto etmişti.

Ancak, BM Genel Kurulu, ABD ile İsrail’e haddini bildirdi. 

Amerikan yönetimi, BM Genel Kurulu’na getirilen tasarıya “evet” oyu verecek ülkeleri ‘Yüz binler, yüz milyonlar, milyarlar veriyoruz. Bizim düşüncemizin aksine hareket edenler var, bunları tek tek kaydediyoruz’ şeklinde siyasi baskılarda bulunmuş ve mali yardımları kesmekle tehdit etmişti. 

BM Genel Kurulu, Amerika ve İsrail’in tüm tehdit, baskı ve şantajlarına teslim olmadı ve hukuk dışı davranışlarına kırmızı kart gösterdi. 

Türkiye ve Yemen tarafından BM Genel Kurulu’na sunulan, ABD’nin karşı çıktığı Kudüs tasarısı dokuza karşı 128 oyla kabul edildi.

Bu oylama sadece ABD Başkanı Donald Trump’ın hukuk dışı kararına karşı değil, aynı zamanda Amerika’nın dünya hükümranlığı yolunda sürdürdüğü pervasız politikaları için de bir referandum niteliğindedir. 

Yine BM Genel Kurulu’ndaki bu oylama Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “dünya beşten büyüktür” eleştirisini tescil etmiş oldu.

Kısacası; BM Genel Kurulunun ezici çoğunlukla ABD ve İsrail’e karşı tavır alması tarihi bir zaferdir. 

Ve yine bu oylama BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değişmesi veya kaldırılması gerektiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. 

DENGELERİ SARSAN KARAR

İsrail’e orantısız destek ve meydan okuyuşlarıyla aslında ABD yönetimi kendini tartışılır hale getirmiştir. 

ABD, bu oylamayla hem yalnız kaldı hem de bir karşı tavrın oluşmasına sebep oldu.

Yani BM Genel Kurulundan çıkan bu karar ile dengeler sarsılmıştır. 

Amerika, artık dünyayı ve beynelmilel hukuku hiçe sayarak “ben yaptım oldu” devrinin kapandığını ve ABD’nin eski etkisinin kalmadığı gerçeğini görmeli ve de kabullenmelidir. 

Yanlış politikaları ve haydutça meydan okuyuşlar ile tehditlerin karşılığı olmadığı bu oylamayla görülmüştür. 

Bundan böyle dünya hakimiyeti mücadelesini Amerika yeniden gözden geçirmek zorundadır. 

Aslında sadece Amerika değil, dünyada zalimlik yapan tüm emperyalist ülke ve güçler bu gerçeği görmelidirler.

Çünkü uluslararası aşılamayan kırmızıçizgilerin var olduğu ve dünyanın sadece bir veya birkaç ülke tarafında bloke edilemeyeceği BM Genel Kurul kararıyla ortaya çıkmış oldu.

BARIŞA ABD VE İSRAİL ENGELDİR

Orta Doğu’da barış ve huzur ile güvene engel olan ABD ile İsrail’dir. 

ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteği İsrail’i şımartmış ve barışa yakınlaşmasına engel olmuştur. 

İsrail de Amerika’nın sınırsız desteğine güvenerek işgallerine devam etmiş ve masum Filistin halkına yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla terör uygulayan bir devlettir. 

Eğer ABD, Orta Doğu ve dünyada kaybettiği itibarını geri kazanmak istiyor ise yanlış kararlardan geri adım atarak başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini tanımalı ve işgal edilen topraklardan çekilerek 1967 BM Güvenlik Konseyi’nin kararına uyması için İsrail’e baskı yapmalıdır. 

İsrail’e gelince:

Eğer kendini güvende hissetmek ve huzurlu bir barış ortamında halkının yaşamını istiyor ise o zaman ABD’nin orantısız desteğine güvenerek zulmetme yerine evrensel değerleri temel esas kabul ederek barışçı ve uzlaşıcı politikalara yönelmelidir. 

Aksi halde bu böyle geldi ama böyle devam etmeyecektir.

Yani ABD, hukuk dışı davranışlar içinde haydutlukça meydan okumaktan, İsrail ise işgal ettiği Filistin topraklarından çekilip, devlet terörü uygulamalarını durdurmadıkça ne ABD, ne de İsrail asla güven içinde olamayacaklardır.

Çünkü gelinen noktada bıçak kemiğe dayanmış ve ok yayından çıkmıştır. 

Bir gün gelir, zalimlere karşı dünyada hak ve adalet arayan güçler birleşir ve insanlık onurunu ayaklar altına alanlardan hesap sorar.

Bana göre o günler çok uzak değildir. BM Genel Kurulu’nun aldığı karar bunun bir işaretidir.

 

YORUM YAZ