Avrupa, Kudüs Kararına Tepkili

13 Aralık 2017 Çarşamba

On gün oldu ülke dışındayım. 

İsviçre, Fransa, Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde Kudüs kararının nasıl karşılandığını araştırıyorum. 

Bu ülkelerdeki siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının açıklamaları ile Avrupa medyasındaki değerlendirmeleri takip ederken, Hristiyan dünyasında da tepkilerin var olduğuna şahit oldum. 

Tepkiler gösteriyor ki; ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararının Orta Doğu başta olmak üzere tüm dünyada kısa ve uzun vadede etkileri olacaktır.

ABD Başkanı Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti şeklinde ilanı, İslam âlemine karşı yapılmış bir savaş ilanı olduğu gibi aynı zamanda Hristiyan dünyasına da bir hakarettir. 

Çünkü Kudüs, üç semavi din mensupları için kutsal kabul edilmektedir. 

Filistinli Müslümanlar diğer dinlerin kutsallarına saygılıdır. Yahudi ve Hristiyanlar için manevi değer kabul edilen mekânlara asla saldırmazlar.

Kudüs’te, İsa bağlılarının yani Hristiyanların da mânevî hakkı var olduğuna inanmaktadırlar. 

Zira Hıristiyanlara göre Mesih’in yeryüzüne ineceği yer Kudüs topraklarıdır. 

Bu sebeplerden dolayı HristiyanAvrupa ülkeleri ABD’nin Kudüs politikasına destek vermemektedirler.

NETANYAHU, BRÜKSEL’DEN KAÇTI

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi BMGK’nın olağanüstü toplantısında Avrupa ülkeleri, Trump’ın Kudüs kararının BM kararlarına aykırı olduğunu belirtip ve karara uymayacaklarını açık ve net ortaya koymuşlardı. 

Terörist devlet İsrail’in katil Başbakanı Benyamin Netanyahu, Avrupa ülkelerini bu karara uyma konusunda ikna etmek üzere Brüksel’e gitti. 

AB Dışişleri Bakanlarına hitap eden Netanyahu, “AB ülkelerinin çoğunun gelecekte ABD gibi büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıyacaklarını umuyorum” diyerek bu konuda kendinden ne kadar emin olduğunu ima ediyordu.

Ancak; Avrupa Birliği (AB) Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise “AB üye ülkeleri ABD’yi takip etmeyecek ve Trump’ın kararına uyulmayacak” şeklindeki cevabı Netanyahu’yu şok etti.

Kısacası, ümitle geldiği Brüksel’de beklentisinin boş hayaller olduğunu anlayan Netanyahu,ABD’nin dünyadaki eski ağırlığını yitirdiğini öğrenmiş oldu.

Brüksel’deki siyasi tavır karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Netanyahu, planlanan tüm programlarını iptal ederek Brüksel’i terk etmek zorunda kaldı.

AB adına İngiltere, Fransa, Almanya, İsveç ve İtalya, ortak bir açıklama yaparak Trump’ın dayatmacı ve siyasi baskılar içeren kararına karşı iki devletli çözüm istiyor.

AB, Kudüs’ün tamamını İsrail’e verilmesini kabul etmiyor.

 BMGK’nın 1967 kararına uyulması ve Batı Kudüs’ün İsrail’in, Doğu Kudüs’ün de İsrail’inişgalinden kurtarılıp Filistin’in başkenti olarak ilan edilmesi görüşünde ısrarlı.

Sonuçlanacak barış sürecinin başlaması için bütün güvenilir çabaları desteklemeye hazır olduklarını bildirmeleri gerçekten çok önemlidir.

Bu ortak açıklama ve Netanyahu’ya verilen cevap, Trump’ın aldığı kararın Avrupa için yok hükmünde olduğunun ilanı oldu.

Aslında AB’nin ABD ve İsrail’e karşı politik tavırları Kudüs üzerinden ABD’nin dünya hegemonya politikaları yönündeki baskılarına boyun eğilmeyeceğinin de ifadesidir. 

Türkiye ve Rusya’dan ABD’ye Kudüs üzerinden Orta Doğu politikalarına karşı sürdürdükleri uyarı mesajları Avrupa’dan da dikkatle izlenmektedir. 

ABD’ye rağmen Avrupa Birliği, Türkiye’nin Kudüs politikasına destek veriyor. 

AB başkentlerinde Türkiye ile bozulan ilişkilerin kısmi iyileşme göstermesi için Kudüs bağlamında Orta Doğu politikalarına destekle başlatılabilir görüşü seslendiriliyor. 

Türkiye’nin son yıllarda cesaretli ve kararlı politikalarına Avrupa medyasında geniş yer verilmesi bunun bir işaretidir. 

Önümüzdeki süreçte Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması kuvvetle muhtemeldir. 

 

YORUM YAZ