THY - TR Çıkışlı Mauritius

Alem-i İslam’dan “Yalnız değilsiniz” mesajı

16 Aralık 2017 Cumartesi

Almanya’dan sonra İsviçre’deyim. 

Bir yanda Avrupa Birliği’nin Kudüs kararına karşı tavrını diğer yandan İsviçre’nin Cenevre kentinde 28 Kasım’da başlayan Suriye konulu Cenevre 8 görüşmelerini takip etmeye çalışıyorum.

Cenevre’de maalesef yine bir sonuç çıkmadı.

Emperyalist güçler, kendi çıkarlarını ve paylaşımları konusunda anlaşmadıkça Cenevre görüşmelerinden şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada bir sonuç çıkmayacaktır. 

İçimizde dinmeyen acının adı olan Kudüs’e gelince durum çok daha vahim. 

Çünkü Kudüs, bir dinler savaşı beraber getirecek kadar tehlikelidir. 

ABD’nin Filistin topraklarını, işgalci İsrail’e hediye etmekte kararlı.

Sadist ruhlu ABDBaşkan Donald Trump’ın kararına karşı tepkiler ise artarak devam ediyor.

İslam dünyasında başlayan protestolar artarak tüm dünyaya yayılıyor.

Kahire’de Arap Birliği Buluşması ve devamında İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü İstanbul Kudüs Zirvesi’nde ABD’nin karara boyun eğilmeyeceği mesajı açık ve net bir şekilde ortaya konmuş oldu.

Doğu Kudüs, Filistin devletinin başkenti olarak tanınması kararı gerçekten çok cesur bir tavır ve de tarihi bir karardır. 

Diğer bir ifadeyle bu karar; “Müslümanların tarihi manifestosu” dur.

Gerek katılım ve gerekse Filistin halkına Kudüs üzerinden net ve açık destek verildi. 

Alem-i İslam, Filistin halkına yüksek sesle “yalnız değilsin” mesajını vermiş ve tüm dünyaya ilan etmiştir. 

Suudi Arabistan ve Mısır ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ABD kuklası yönetimlerin tutumu ise tek kelimeyle ihanettir.

Bu gerçeği de hatırlamak ve de hatırlatmak zorundayız.

ZOR BİR DÖNEM BAŞLIYOR

‘Kudüs ihanet kararı’ yeni sorunları beraberinde getireceği gibi bundan sonra zor bir sürecin başlayacağı gösteriyor.

Çünkü ABD, BM’ye rağmen karar aldı. 

Fakat BMGK, ABD’ye rağmen bir karar alamıyor, alamaz.

İşte burada, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın BMGK’nın yapısındaki adaletsizliğe yönelik eleştirilerinde ne derece haklı olduğunu gösteriyor.

Diğer bir önemli sorun ise Doğu Kudüs’ün FilistinDevleti’nin başkenti tanınması sonrasında yaşanacaklardır. 

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde “Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir” karara imza atan İslam ülkeleri, Filistin’deki büyükelçiliklerini Ramallah’tan Doğu Kudüs’e taşımaları gerekecek. 

Bu onların en meşru hakkıdır.

Ancak, İsrail’in işgali devam ederken büyükelçiliklerin Doğu Kudüs’e taşınmaları nasıl gerçekleşecek?

Demek ki; öncelikle İsrail işgali sonlandırılmalı ve 1967 BMGK kararı uygulanması şarttır.

Anlaşıldığı üzere bundan böyle sorunlar azalmayacak artarak devam edecek. 

Ancak ne olursa olsun, alınan kararın uygulanması için haklı direniş sürmeli ve Filistin halkı yalnızlığa terk edilmemelidir. 

ŞANLI DİRENİŞ DEVAM EDECEK

Gerçekleştirilen zirveler ve yapılan açıklamalarla ortaya konan tepkilerle yetinilmeyecek. 

Kudüs meselesi nihai çözüme kavuşturulana kadar protestolar devam ederken, siyasi ve diplomatik faaliyetlerinde kararlılıkla devam edecek.

Nitekim ABD ve İsrail politikalarına yönelik sert açıklamalara sahne olan (İİT)’in Kudüs Zirvesi’nde, Kudüs’ün statüsü konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) göreve çağrıldı. 

ABD’nin BMGK’da veto yetkisini kullanması halinde ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bir oturum düzenlenmesi için girişimde bulunulacak. 

Haydut kafalı Trump ve onu yönlendiren ABD’nin derin yapıları “sokakların öfkesi zamanla diner” hesabını yapıyor.

Şunu herkes bilsin ki; Kudüs sorunu çözülmeden ve Siyonist işgal son bulmadan protestolar bitmeyeceği gibi ABD de bölgedeki ağırlığını kaybedecektir. 

Yeter ki biz Müslümanlar olarak kararlılıkla Filistin halkını sahiplenmeye devam edelim ve Kudüs’teki Siyonist işgaline karşı direnişimizi sürdürelim. 

Unutulmasın ki; biz bize düşeni yapmakla yükümlüyüz, takdir yüce Allah’ındır.

 

YORUM YAZ