ABD, “müttefik mi?, düşman mı?” sorusunu cevaplamalı

14 Şubat 2018 Çarşamba

NATO içinde Müttefiklik- Milletler camiası içinde dostluk gibi içi boş ve karşılığı olmayan cümleler kurarak, 65 yıldır aynı kalıpların içinde debelenip durduk. 

Uluslararası arenada kurulan masalarda sürekli güven duyup teslim olduğumuz güçler ve devletler tarafından dışlandık. 

Onların emirleri doğrultusunda hareket ederek, onların bizi bir yerlere taşıyacağı hayaliyle sayıklayıp durduk.  

Çok şükür, gözümüzün önündeki sis perdesi kalktı ve gerçekler ortaya çıktı. Bize enjekte edilen morfinin tesirinden kurtulup kendimize gelmeye başladık.

Diğer bir ifadeyle “Maske düştü kel göründü misali, karşımızdaki asıl düşmanımızın o dost bildiklerimiz olduğu gerçeğiyle karşı karşıya geldik. 

Kurulan ve kurgulanan oyunlarının senaryolarını sorgulamak için siyasi ve diplomasi alanında mücadelemiz devam ederken, diğer yandan hem masada hem de sahada, var gücümüzle savaşıp ihanet planlarını ve bize karşı kurulan tuzakları bozma zamanı gelmiştir.

Güven duyduklarımız bizim altımızı oymaya çalışan düşmanlarımız olduklarını yaşayarak öğrendikçe silkindik ve ölü toprağını üzerimizden attık.

Şunu herkes bilsin ki; köprülerin altından çok sular aktı. Eski camlar bardak oldu ve uyuyan dev uyandı. 

Ve alem duysun ve öğrensin ki; artık eski Türkiye yok, yeni Türkiye var.

BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ

Biliyoruz ki: sahada güç kullanmadan ve zaferlerle destanlar yazmadan, masada diplomatik çabaların tek başına bir anlamı, bir değeri olmayacak.

Onun için bizim de büyük kayıplarımızın olacağı gerçeği kabullenerek, bağımsızlık ve egemenlik haklarımız uğruna her türlü bedel ödemeye mecbur olduğumuzun bilincindeyiz.

Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın R. Tayyip Erdoğan, TÜGVA Gençlik Buluşması’nda salondaki gençlerin ‘’Reis bizi Afrin’e götür›› tezahüratlarına karşılık “gerekirse Afrin’e birlikte gideceğiz” cevabının bir devamı niteliğinde MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında, “Ben de bir bozkurt gibi Afrin’e gider bu vatana, bu millete taşıdığım canı seve seve vermeye hazırım”…

Bu açıklamalar, meselenin ne derece önemli olduğunun anlaşılması için çok anlamlı mesajlardır. 

KARAR VERME SIRASI AMERİKA’DA

Yapılan araştırma sonuçlarına göre Türkiye’ye en büyük tehdit olan ülkelerin başını yüzde 54,3 ile ABD çekiyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yaptırdığı araştırmaya göre “Avrupa Birliği’nin Türkiye’den talep ettiği reformlar geçmişte ‘Sevr Anlaşması’nda istenenlerle benzerdir” diyenlerin ise yüzde 73,2 oranında olduğu belirtiliyor.

“Avrupalı devletler geçmişte Osmanlı devletini bölüp parçaladıkları gibi şimdi de Türkiye’yi bölüp parçalamak istemektedirler” tezini savunanların oranı 87,6. olduğu açıklandı.

Bu sonuçlara sebep olan ise ABD ile AB’nin yanlış politikalarıdır. 

Amerikan Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel, Koalisyon sözcüsü Albay Ryan Dillon ve ABD’li askeri heyetin Menbiç’i ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan ABD’li komutan General Paul E. Funk gibi Türkiye’ye karşı kinli askerler, pervasızca açıklamalar ve küstahça tehditlerle iki NATO üyesi ülke Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.

ABD’de Trump, iktidar oldu ama muktedir olamadı. ABD’yi öfkeli askerler yönlendiriyor. 

Onlar emperyalizme teslim olmamakta kararlılığını 1 Mart tezkeresiyle başlatan Türkiye’den intikam alma peşindedirler.

ABD’nin Savunma Bakanlığı bütçeden, ABD’nin Suriye’deki ortakları olan PYD/YPG üzerinden PKK’ya 550 milyon dolar mali destek sağlaması gerçekten bir skandaldır ve beynelmilel hukuka göre suçtur. 

Bütün bu gelişmelerin yaşandığı süreçte geldiğimiz noktada ABD ile aramızda telafisi çok zor bir kritik ve kırılma dönemi yaşıyoruz. 

Türkiye’nin ihanet ve düşmanca girişimleri kabullenmesi veya bu konularda ödün vermesi mümkün değildir. 

Türk milleti ve devleti şartlar ne olursa olsun ülkenin bölünmez bütünlüğü ve güvenliği ile egemenlik gibi milli konuları hedef alan her türlü terör tehditlerine karşı ve onları silahlandırıp bize karşı kullanan güç ve ülkelere karşı savaşmakta kararlıdır.

Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Erdoğan, “Bizi vururlarsa sert karşılık veririz” diyen ABD’li komutanlara “ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açık” cevabını vermiştir.

Sayın Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Sayın Bahçeli’nin ABD’ye Vietnam savaşını hatırlatması belli mihrakların Türkiye’nin kararlılığını ve ciddiyetini anlaşılması ve akıllarını başlarına almaları için de tarihi çağrı niteliğinde olmuştur.

Şimdi düşünme ve karar verme sırası ABD’nindir. 

ABD, “müttefik mi?, düşman mı?” sorusuna cevap olacak şekilde karar vermelidir.

 

YORUM YAZ

  • yusufyusuf5 gün önce
    bazi köse yazarlari abdypg icin turkiyeden vazgecermi diye tartisiyorlar cok sacma bir tartismaadamlar zaten bölmek istiyorlar ve de ypg ile saldiriyorlar demekki vazgecmeyi göze almislar
  • ZioboktarZioboktar5 gün önce
    Gorunen koy kilavuz istemez!
  • HAYDARHAYDAR5 gün önce
    CEVAP, SORUNUN İKİCİ KISMI OLMALI.
  • Necmi ÇoraNecmi Çora5 gün önce
    Tehditdegerlendirmelerine katılıyorum.Sunu ilave etmek istiyorum.Ben bunları hiç bir zaman dost olarak görmedim.En fazla çıkarlarımız uyuştuğu sürece müttefik olabilir ler.Son noktada milli çıkarlar catisinca durum hızla düşmanlığa dönüşüyor.Bu aşamada da Devleti yönetenlerin Milletçe duyduğumuz duygusallığa kendilerini kaptırmadan soğukkanlı şekilde bütün olasılıkları değerlendirip ölçülü riskleri göze alarak politika ve stratejilerini oluşturmalıdır.selamlar.
  • Necmi ÇoraNecmi Çora5 gün önce
    Tehditdegerlendirmelerine katılıyorum.Sunu ilave etmek istiyorum.Ben bunları hiç bir zaman dost olarak görmedim.En fazla çıkarlarımız uyuştuğu sürece müttefik olabilir ler.Son noktada milli çıkarlar catisinca durum hızla düşmanlığa dönüşüyor.Bu aşamada da Devleti yönetenlerin Milletçe duyduğumuz duygusallığa kendilerini kaptırmadan soğukkanlı şekilde bütün olasılıkları değerlendirip ölçülü riskleri göze alarak politika ve stratejilerini oluşturmalıdır.selamlar.