AB; ‘Türkiye karşıtı bir birlik’ mi?

10 Şubat 2018 Cumartesi

Siyasi nedenlerden dolayı yıllardır toplanamayan Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Başkanlık Divanı nihayet toplanmış oldu. 

Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen ‘Türkiye oturumu’ zorlu bir atmosferde gerçekleşti.

Türkiye aleyhinde hem bir karar almış hem de o bildik suçlamalar her zamanki gibi tekrarlanmış olması ön yargılardan kaynaklanan siyasi ahlaksızlıktır.

Afrin operasyonu ile ilgili olarak “insani sonuçlarından duyulan kaygı” başlıklı önergenin asıl hedefi, başarılı bir şekilde devam eden operasyonun hızını kesmektir.

Suriye başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde akan kana seyirci olan ve savaşlardan kaçarak canlarını kurtaran mültecileri kabul etmemek için her türlü hile ve entrikaya başvuran Avrupalılar, terör örgütlerine yönelik Türkiye’nin operasyonları söz konusu olunca “İnsani boyut” akıllarına düşüvermiş(!)

Kucağında çocuğuyla özgürlüğe koşan kadına çelme takan kameraman ile mültecileri taşıyan şişirme botları iğneleyen Batılı canileri nedense hiç görmeyen bu vicdan fukaraları olan AP bazı üyelerinin, ülkesinde 3.5 milyon mülteciyi barındıran Türkiye’yi insan hakları ve özgürlükler üzerinden eleştirmeye kalkmaları ise tam bir riyakârlık örneği.

AP’DEN TERÖRE DESTEK 

AB, bölücü terör örgütü PKK’yı 2002’den bu yana terör örgütleri listesinde tuttuğu halde Avrupa Birliği üyesi ülkeleri tarafından bu terör örgütü yıllarca himaye edilmiştir.

Türk askeri ve polisi ile sivil halka yönelik kanlı eylemlerini acımasızca sürdüren terör örgütü PKK ile Ankara’nın “müzakere masasına oturmaları” istenmesi demokrasi ve evrensel hukuk adına Avrupa Parlamentosu için utanç verici bir tekliftir.

Ayrıca, Avrupa Parlamentosu, PKK terör örgütüne teslim ol yerine “silah bırak, pazarlık yap ve siyasi güç ol” önerisi yapmaktadır. 

AP, bu önerisiyle Türkiye’nin ‘terörü bitirme’ kararlılığı ile başlattığıbaşarılı operasyonları karşısında ciddi kayıplar veren PKK’yi korumayı amaçlıyor. 

Bütün bu yanlı ve yanlış politikalar yetmezmiş gibi Avrupa Parlamentosu’nda bir grup milletvekilinin terör örgütü PKK bayraklarıyla gösteri yapması ve ‘Türkiye karşıtı’ propaganda yapmalarına izin verilmesi AP adına gerçekten bir rezilliktir.

Türkiye’nin, AP’deki suçlamaları kınayarak alınan kararı yok hükmünde olduğunu açıklaması doğru bir cevap olmuştur.

Zira eleştiriler ve alınan karar önyargılı ve siyasi baskı amaçlıdır.

BRÜKSEL’DEN VARNA’YA

Türkiye- AB ilişkileri 26 Mart’ta planlanan zirvede yeniden ele alınacak.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenleneceği açıklanan ‘Türkiye-AB zirvesi’AB dönem başkanı olan Bulgaristan’ın Varna kentinde yapılacak.

AB üst düzey yetkilileri, 26 Mart’ta düzenlenecek zirvenin Brüksel yerine Varna’da düzenlenmesi Avrupa tarafının zirveyi “düşük profilli tutmak” istemesinden kaynaklandığı açıklandı.

Bu açıklamalar zirvenin zorlu bir atmosferde gerçekleşeceğinin işaretidir. 

Avrupa Parlamentosu’nda seslendirilen alemdeki tavrın Varna zirvesinde de sürdürüleceği anlaşılmaktadır. 

‘Suriyeli mülteciler’ konusunun gündemde olacağı ve AB’nin Türkiye’ye mülteci mutabakatı çerçevesinde taahhüt edilen ikinci 3 milyar Euro’luk kaynağı serbest bırakmaya hazırlandığı yönünde Avrupa basınında haberler yer almaktadır.

Türkiye’nin beklentisi olan ‘vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonu’ konularında ilerlemenin ise imkânsız olduğu AB üst düzey yetkililerince açıklandı.

Yani bu zirve Türkiye adına bir olumlu gelişme beklenmemeli mesajları veriliyor. 

Avrupa Birliği(AB) liderler zirvesi öncesinde gerçekleşen Avrupa Parlamentosu(AP)’nin izini sürmek niyetinde olduğu açıkça kendini belli etmiştir. 

Anlaşıldığı gibi ‘Türkiye karşıtlığı’ konusunda ön kabulleriyle zirveye gelinecek. 

Türkiye bu gerçekleri nazari dikkate alarak yeni politik hamlelere hazırlanmalıdır.

 

YORUM YAZ

  • ADNANALTIPARMAKADNANALTIPARMAK10 gün önce
    Dusunmeyegerekyok . sayfadolusuyaziyazmayadagerekyok.EVETEVETEVET ABTurkiyekarsitibirtopluluk .