Vefatının 5. yılında Başbakan Necmettin Erbakan..

26 Şubat 2016 Cuma

 Milli Nizam, Milli Selamet, Refah ve Saadet Partilerinin Genel Başkanı, Milli Görüş lideri Türkiye’nin -54. Hükümeti’nin- Başbakanı, büyük ilim, siyaset, millet ve devlet adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 27 Şubat 2011’de rûhunu çok sevdiği Rabbine telim ederek Hakk’a yürüdü. Türkiye ve İslam alemi çok sevilen, yeri kolay doldurulamayacak büyük bir hizmet adamını, karizmatik bir liderini kaybetti. Muhterem merhum Erbakan hocamız, Milli Nizam’dan başbakanlığa uzanan demokratik siyasi mücadelesinde fikirleri, hareketi ve icraatlarıyla ömrünü İslam’a, Müslümanlara ve insanlığa adamış, İslam Medeniyeti’nin yetiştirdiği ulu bir çınar, bir İslam mücahidi, büyük bir dava ve çile adamıydı. Türkiye ve dünya Müslümanları ona çok şey borçludur.. Erbakan Hoca, hakaretlere, iftiralara, darbelere, hapislere, yerli(!) ve yabancı Siyonist komplolara, tuzaklara, oyunlara, zulümlere rağmen, inancından, da’vasından asla taviz vermedi, daima Hakk’ın hakimiyeti, Müslümanların –Ümmetin- Selameti, birliği-dirliği, kalkınması, ilerlemesi, mâmur-müreffeh olması ve insanlığın sömürüden kurtulması, hidâyeti, huzur ve saadeti için gece-gündüz demeden mücadele etti.. Merhum Erbakan Hoca’nın Türkiye’nin Milli Birliği, kalkınması ve kardeşliği yolunda TBMM’de yapığı tarihi bir konuşmanın bir bölümünü hep birlikte okuyalım: “Muhterem üyeler; her şeyden önce temel felsefemizde materyalizmi bırakıp, maneviyatçılığı kabul etmeye mecburuz. Bütün tarih önümüzdedir. Hangi çeşit materyalist düşünceyi alırsanız alın, bunun sonu anarşiye gider. Evlâtlarımıza mutlaka temiz kazançla, yanlış kazancın arasındaki farkı tanıtmalıyız, her şeyin bu iki günlük dünyadan ibaret olmadığını öğretmeliyiz. Her şey bu iki günlük dünyadan ibaret ise, nasıl kazanırsanız kazanınız arasında bir fark olmaz ise, çocuklarımıza 15 senelik mektep tahsilinde sadece bu düşünceleri aşılarsak, elbette bu düşüncelerle yetişmiş olan bir genç banka soymaktan çekinmez. Çünkü, yakalanmazsa zengin olacağını düşünüyor. Tehditle hocasından not almaya tevessül etmekten çekinmez, çünkü bu notu alırsa, nasıl olsa maksadına erişmiş olduğunu, düşünür ve bu insan hak hukuk tanımaz. «Sen niçin kuş tüyü yatakta yatacaksın da, ben samanlıkta yatacağım; yarın gece de o kuş tüyü yatakta ben yatacağım» der; bombaya, dinamite tevessül etmekten çekinmez. Ondan dolayı bu anarşik olaylara temel ilâç mı istiyoruz? Tek cevap; materyalizm terk edilecektir. Esasen bugün çektiğimiz bu anarşik olayların sıkıntıları, yakın bir maziden beri materyalizme sapışımızın bir neticesidir. Önümüze 20 - 30 yıldan beri tatbik edilen yanlış bir tatbikatın, düşüncenin faturaları geliyor. Bu sıkıntılara müstahakız da ondan dolayı; tuttuğumuz yol itibariyle. Bundan dolayıdır ki, bizim inancımız odur ki, anarşik olayların önlenmesi için asıl temel ilâç, dünya görüşünün, temel düşünce tarzının doğru ve isabetli olmasıdır. Bunun da tek kelime ile ifadesi, hangi çeşit olursa olsun materyalizmin bırakılıp, maneviyatçılığa bağlı olmak yoludur. Hükümetimizin ana karakterinden biri, millî ve manevî değerlere bağlılıktır. Onun için Hükümetimiz, materyalizmin karşısındadır, millî ve manevî değerlere bağlı bir dünya görüşünün yanındadır. Bu görüşün yurdumuzda yerleşmesi için en büyük görev Maarife düşmektedir. Bugünkü Maarifimiz ıslah edilmek mecburiyetindedir. Bir nokta dikkatlerinizden kaçmamalıdır; anarşik olaylar nerede oluyor? Çok şükür bugün köyde tahsil nispeti ile oralara ulaşamadığımız yerlerde değil, 15 sene okuttuğumuz evlâtlarımızın gelip toplandığı üniversitelerde anarşik olaylar zemin bulmaktadır. Bu, üzerinde ehemmiyetle durmaya mecbur olduğumuz bir noktadır. Bu, Maarifimizin ıslah edilmek mecburiyetini orta yere koymaktadır. Maarif ıslah edip ne yapacağız? Materyalist görüş yerine, millî ve manevî değerlerimize bağlı bir Maarif kuracağız. Bunu size çok kısa bir misalle açıklamak isterim… Mutlaka Maarifte bu köklü değişikliği yapmaya mecburuz. Çocuklarımıza yalnız akıl, zekâ, dikkat değil; edep, haya, iffet, şefkat, rahmet, mefhumlarını tanıtmaya mecburuz. Bu mefhumları çocuklarına tanıtmayan bir milletin bu sıkıntıları çekmesi müstahaktır. Ondan dolayı, anarşik olayları kökünden önlemek mi istiyoruz; her yıl 10 yılda 15 milyar Emniyet Teşkilâtına para vermek, bu miktarları her sene artırmaktan kaçınmak mı istiyoruz, gelin bunun çok daha cüz’i bir kısmını manevî kalkınmaya verelim, gelin bu yanlış yoldan elbirliği ile hep beraber dönelim… Maarifimizde çocuklarımıza dersleri okuturken, millî ve manevî varlıklarımızı tanıtmak lâzımdır. Bir tarih kitabında eski Yunan’ı sayfalarca okuduk. Bizim kendi tarihimizi çocuklarımıza tanıtamadan bir yetiştirme yaparsak, bütün bunların sonunda birtakım anarşik olaylar içerisinde payları olduğunu görürüz. Bundan dolayıdır ki, Maarifin millî ve manevî değerlere bağlı hale getirilmesi, anarşik olayların önlenmesini sağlar… Hiç şüphesiz, doğru yolu bilip bulmaya mecburuz. Yoksa, bu sıkıntılardan kurtulamayız…Muhterem arkadaşlarım; peşinen arz edeyim ki, kapitalizmin insanlara saadet getirmesi mümkün değildir. Kapitalizmin temelinde yatan koyu faizci unsur, dengesizlik doğurmaktadır. Esasen komünizmi doğuran kapitalizmin kendisidir. Öyleyse kurtuluş nerededir? Kurtuluş, her zaman ifade ettiğimiz gibi, ne kapitalizmdedir, ne sosyalizmdedir; kurtuluş, millî iktisadî sistemimizdir. Millî iktisadî sistemimiz bu milleti asırlar boyu dünyaya hâkim kılmıştır, en güçlü ülke yapmıştır.” (TBMM, 1976) 

Merhum Başbakanlarımızdan Erbakan, 27 Şubat 2011’de Hakk’a yürüdü, Rabbi’ne kavuştu. Vefatının beşinci yıldönümünde Merhum Erbakan Hocamıza Allah Teala’dan rahmet niyaz ediyorum. Mekânı Cennet olsun. (Daha Geniş Bilgi için Bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle Necmettin Erbakan-Milli Nizam’dan Başbakanlığa, Mehmet Emin Gerger”,

 

  • Necati DİZDARNecati DİZDAR1 yıl önce
    Erbakan Hocamıza Cenab-ı Hakdan Rahmet diliyorum.
  • Mehmet Mehmet 1 yıl önce
    Erbakan Hoca mıza allah tan rahmet diliyorum
  • Abdullah AYANAbdullah AYAN1 yıl önce
    Erbakan hocamıza Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun inşallah.
  • Ramazan DemirRamazan Demir1 yıl önce
    Erbakan Hocamız ile ilgili kaleme aldığınız yazınız ve kitabınızdan dolayı sayın Mehmet Emin Gerger Beyi tebrik ediyoruz.