“Musul Meselesi..”

31 Ekim 2016 Pazartesi

Milli Mücadele”de Türkiye’nin düşman işgalinden kurtuluşu için canla başla gece gündüz yapmış olduğu sayısız hizmetlerden dolayı “İstiklâl Madalyası”na layık görülen kahraman Gazeteci Başyazar Abdurrahman Velid EBÜZZİYA; bundan 94 sene önce Emperyalist-sömürgeci İngilizlerin ve Batılıların, İslam topraklarını işgal etme ve petrole sahip olma planlarından, Lozan’da yaşanan “Musul Meselesi”nden şöyle bahsediyor: 

“Musul meselesinin yine olanca vehamet müşevveşiyetle ortaya çıktığı v.s. bu defa Konferans’ın cidden inkitaa uğramak ihtimali olduğu haberlerini alıyoruz. Hatta bu müşkülata binaen idi ki, hu mesele mevzu-u bahis olur olmaz derhal tehir edilmişti. Bu meselenin pek bu kadar müşkülata bais olması, İngiltere’nin Musul’a, daha doğrusu Musul’daki petrollere pek ziyade ehemmiyet vermesinden ileri geliyor. Musul meselesi hadd-i zatında İngiltere için bir menfaat-ı ticariye ve iktisadiye meselesinden ibaretdir. Yoksa İngiltere’nin, kendi üssülharekelerinden bu kadar uzak olan bu topraklarda, biç bir alaka-i coğrafiye, ırkiye, siyasiye ve hukukiyesi mevcut değildir. Bu itibarla İngiltere’nin Musul üzerinde iddiay-ı alaka etmesini icabeden sebepler pek zayıf ve esassız olmak lazım gelir. Şu kadar var ki, son asırlarda Garp Medeniyetine ve Garp Devletlerinin yekdiğeriyle münasebatına hâkim olan en büyük kuvveti, menfaat ve ticaret teşkil eylemektedir. Medeni ve müterakki geçinen her Hristiyan millet ve devleti, kendisi için menafi-i iktisadiyeyi bir hayat meselesi addeylemeğe başlamış binaanaleyh mesele bir de bu mesleği nokta-i nazarından muhakeme edilince o vakit bu memleketin Musul’a verdiği ehemmiyetin derecesi daha iyi anlaşılmış olur. Şu kadar var ki, Garp Devletlerinin mesail-i iktisadiyeyi kendileri için mesail-i hayatiyeden addetmeleri, başka milletlerin en meşru’ münasebetlerine ve en na kabil-i münakaşa haklarına tecavüzü ma’zur göstermez. İngiltere’nin bugün Petrol’e pek ziyade ihtiyacı olabilir. Çünkü petrol pek yakın bir istikbalin en müessir ve en mühim bir âmil-i sınai ve iktisadisi olacakdır ve belki de olmuştur. Hatta petrol yalnız âmil-i iktisadı değil, ayni zananda pek kuvvetli bir harp vasıtası da olacak kadar kıymetlidir. Çünkü gün geçdikçe Tayyareler (Uçaklar), müterakki memleketler ordularının en müessir silahı olması istidadını göstermekte, Tayyarelerin yegâne kuvve-i muharrikesi de petrol veya onun müstahsilatı teşkil eylemektedir. İngiltere ise, yakın zamanlara kadar sanayi-i cihanın ruhu hükmünde olan kömür madenleri hususunda pek zengin olmakla beraber, petrol sanayii hususunda pek fakirdir. Bu cihetle bugün İngiltere satvet-i amaliyye ve iktisadiyesini muhafaza edebilmek ve Amerika ve Rusya gibi büyük menabie malik hükümetlerden geri kalmamak için nerede yeni petrol menbai keşfedilirse ona vaz-ı yed etmek istiyor. İngiltere’nin petrole bu kadar ehemmiyet vermesine ve petrol menabiini elde etmek için uğraşmasına biz karışmayız. Türk Milleti, Harb-i Umumi’den mağlup çıkmasının cezasını kâfi derecede çekmiş ve bunun için icabeden fedakârlıkları azami derecede ihtiyar eylemiştir! Bugün Fransızlara, bir İmparatorluğa muadil koca bir Suriye’yi, İngiltere’ye de iki üç İmparatorluğa muadil Filistin, Hicaz, Irak Ülkelerini terk ettik! Buna mukabil bu büyük devletlerden istediğimiz şey, hiç olmazsa elimizde kalmış olan ve halis Türk ve Müslüman bulunan öz topraklarımızı bize bırakmaları ve hudud-u miliyemizi tasdik eylemeleridir.

Musul Vilayetimiz ise hudud-u Milliyemize dahil olan en kıymetli topraklarımızdan biridir. Burada petrol madeni olabilir, bilakis Musul üzerindeki bizim haklarımızı büsbütün te’yit ve te’kit eder. Çünkü petrolsüz Musul’u yalnız ırk alaka ve tarihi hukukumuzdan dolayı talep ediyorsak, petrolün mevcudiyeti dolayısiyle, bir de menfaat alakasından dolayı talebe mecburuz. Başka milletlerin menfaatleri de aynı derecede meşruiyeti haizdir. Hele bu menfaatlere bir de ırkî alakalar, coğrafî münasebetler ve tarihi haklar inzimam ederse, o menfaatler büsbütün kesb-i kat’iyet ve rasahet eder. Bir de Musul’un bize aidiyetini icabettiren diğer bir sebep daha vardır. Böyle bir tarafdan mütarekenamede muayyen hududa dahil olmayan, bilakis Misak-ı Millî’mizin çizdiği hudut dahilinde bulunan ve diğer tarafdan dinî, millî, ırkî layezal haklarla bize bağlı bulunan bu muhit memleketimizden hiçbir suretle ayrılamaz.” (Ebuzziya Zade, 1922)                                                 

Milli Mücadele’nin Mânevi Önderlerinden Üstad Mehmed Âkif diyor ki:Ey cemaat-i Müslimin! Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmıyor, yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır! Cenupda, Şarkda, Şimalde, Garbda yetişen ne kadar Müslüman Hükümetleri varsa hepsi tefrika yüzünden, aralarında hadis olan fitneler, fesatlar, nifaklar, şikaklar yüzünden istiklâllerine veda ettiler, başka milletlerin esareti altına girdiler!..” “Ey cemaati Müslimin, gözlerinizi açınız, ibret alınız. Bizim hani senlerden beri kanımızı, iliğimizi kurutan dahilî meseleler yok mu, Havran meselesi, Yemen meselesi, Şam meselesi, Kürdistan meselesi, Arnavudluk meselesi!.. Bunların hepsi düşman parmağıyla çıkarılmış meselelerdir!.. Allah rızası için olsun, aklımızı başımıza toplayalım. Çünkü böyle düşman hesabına çalışırsak elimizde kalan şu bir avuç toprağı da verecek olursak çekilip gitmek için arka tarafta bir karış yerimiz yoktur…” “Biz Müslüman Türkler, dünyanın üç büyük kıt’asına hâkimdik. Koca Akdeniz, koca Karadeniz hükmümüz altında bulunan cesim cesim memleketlerin ortasında birer göl gibi kalmıştı. Ordularımız Viyana önlerinde gezerdi. Donanmalarımız Hind denizlerinde yüzerdi. Müslümanlık rabıtası; ırkı, iklimi, lisanı, âdâtı, ahlâkı büsbütün başka olan birçok kavmiyetleri yekdiğerine sımsıkı bağlamıştı…” 

“Sahipsiz olan memleketin batması haktır,

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!”

 (Daha geniş bilgi için bkz.Başyazar Velid Ebüzziya’nın Millî Mücadele Hâtıraları YENİ TÜRKİYE’NİN KURULUŞ DESTANI, Mehmet Emin Gerger, Gerger Yayınları, İstanbul, 2015./Milli Mücadelede Başyazar Mehmed Akif, Gerger Yayınları, İstanbul, 2013/“Bilinmeyen Yönleriyle İslam ve İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, M. Emin GERGER, Yrd. Doç. Dr. R.TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İstanbul. / İstanbul, 2014. www.gergerkitap.com/Tel:0532.5226164 [email protected])

 

  • Muhammed AliMuhammed Ali1 yıl önce
    Değerli Yazarımıza ve Yeni Akit Gazetemize çok teşekkürler!..
  • Hy-hyHy-hy1 yıl önce
    3-5 trilyon dolar size birşey ifade ediyormu.Türkiyenin yıllık ihracaatı 150 milyar.Biz30-35 sene devamlı mal satsak musuldaki petrolü satın alamıyoruz.
  • sanemsanem1 yıl önce
    KerkükmusulunpetrolkaynaklarınınkaymağınıSiyonistİngilizortağıShellşirketiyiyiyorburalarınpetrollerini2inciAbdülhamithanıentirikalarlayıkanSiyonistlerveyerliişbirlikçiittihatçılarşimdiçokmumutlularacabamusulkerküketrollerinibizimmillişirketimiztürkiyepetrolleri niçinçıkarıpazarlıyamıyoracaba....