Millî Mücadele’nin Destanı: “İstiklâl Marşı..”

13 Mart 2016 Pazar

Milli Mücadele’nin Mânevi Önderlerinden Üstad Mehmed Âkif, mütareke yıllarında (1918) buhranlı günler yaşadı. İstiklâl Harbi başlayınca kurtuluş ümidiyle, İstanbul’dan Anadolu’ya geçti.Kastamonu’dan başlayarak, Câmilerde vaazlar vererek, halkı “Milli Mücadele”ye iştirak etmeye (katılmaya) teşvik etti. İslam Şairi ÜstadBaşyazarMehmed Âkif’in “Milli Mücadelede” halka verdiği Vaazlar ve Hitabeler günümüze de ışık tutmakta ve Müslüman Türkiye’nin yolunu aydınlatmaktadır:

“Ey cemaat-i Müslimin! Memleketlerinizi kurtarmak için devam eden mücahedatınızda bir noktaya son derece dikkat etmelisiniz: Bu hareketlerin, bu himmetlerin sırf müdafaa-i din ve vatan gayesine müteveccih olduğu yâr u ağyâr nazarında tamamiyle anlaşılmalıdır. Fırkacılık, menfaatçilik, kavmiyetçilik gibi hislerden külliyen müber­ra olduğuna yakındakilere, uzaktakilere tamamiyle kanaat gelmelidir. Bu kanaati zerre kadar sarsacak bir harekete, bir söze kimse tara­fından meydan verilmemelidir. Hususi emeller, hususi içtihatlar yine hususi olarak sahiplerinin kafasında, kalbinde kalmalıdır. Çünkü gaye birdir. Efrad tarafından o müşterek gayeye karşı gösterilecek ufacık bir inhiraf son derece muhtaç olduğumuz vahdeti temelinden sars­maya kâfidir. Onun için bundan son derece sakınmalıdır.” (Karesi Zağnos Paşa Camii Vaazı, Sebilü’r-Reşad Gazetesi,12 Şubat 1336) Eycemaat-iMüslimin!Milletlertopla,tüfekle,zırhlıileordularla,tayyarelerleyıkılmıyor, yıkılmaz. Milletlerancakaralarındakirabıtalarçözülerek,herkeskendibaşınınderdine,kendihavasına, kendi menfaatiniteminetmeksevdasınadüştüğüzamanyıkılır!Cenupda, Şarkda,Şimalde,GarbdayetişennekadarMüslümanHükümetleri varsahepsitefrikayüzünden,aralarındahadisolan fitneler,fesatlar, nifaklar,şikaklaryüzündenistiklâllerineveda ettiler,başkamilletlerin esaretialtınagirdiler!..” “Eycemaati müslimin,gözleriniziaçınız, ibretalınız.Bizim hanisenlerdenberikanımızı,iliğimizikurutandahilîmeseleleryok mu,Havranmeselesi,Yemenmeselesi,Şammeselesi,Kürdistan meselesi,Arnavudlukmeselesi!.. Bunlarınhepsidüşmanparmağıylaçıkarılmışmeselelerdir!.. Allahrızasıiçinolsun,aklımızıbaşımıza toplayalım.Çünküböyledüşmanhesabınaçalışırsak,elimizdekalanşubiravuçtoprağıdaverecekolursakçekilipgitmekiçin arka tarafta birkarışyerimizyoktur…” 

“BizMüslümanTürkler,dünyanınüçbüyükkıt’asınahâkimdik. KocaAkdeniz,kocaKaradenizhükmümüzaltındabulunancesim cesimmemleketlerinortasındabirergölgibikalmıştı.Ordularımız Viyanaönlerinde gezerdi.Donanmalarımız Hinddenizlerindeyüzerdi.Müslümanlıkrabıtası;ırkı, iklimi,lisanı,âdâtı,ahlâkıbüsbütün başkaolanbirçokkavmiyetleriyekdiğerinesımsıkıbağlamıştı…” “Türklerin yirmi beş asırdan beri istiklâllerini muhafaza etmiş bir millet oldukları tarihen müsbet bir hakikattir. Halbuki Avrupa’da bile mebde-i istiklâli bu kadar eski zamandan başlayan bir millet yoktur. Türk için istiklâlsiz hayat müstahildir. Tarih de gösteriyor ki Türk, istiklâlsiz yaşayamamıştır!..”

(Sebilü’r-Reşad Gazetesi,437-438/21 Ağustos 1335(1919),s.175.)  “Müslümanlar için hakk-ı hayat ancak birlik ve beraberlik ile mümkün görünmektedir. Eğer Müslümanlar yaşamak istiyorlarsa ce­maat arasında nifaka, şikaka, dargınlığa, küskünlüğe, ayrılığa-gayrılığa meydan açabilecek en ufak sözlerden, en ehemmiyetsiz görünen ha­reketlerden bile çekinmelidirler! Yeis ve ümitsizliğe düşmek İslam dinine göre küfür telakki edil­miştir. Bunun için Müslümanların Allah’ın merhamet ve yardımın­dan ümit kesmemesi, tek tek üzerlerine düşen görevleri yaptıktan sonra vaad edilen kurtuluşu beklemeleri gerekir. Başta din, namus ve vatan olmak üzere bütün varlığımız tehli­keye düşmüş, düşman kapılarımıza dayanmıştır! Bu durumda yapıla­cak şey, ayrılık-gayrılık gibi küçük meseleleri bir tarafa bırakmak ve el birliği ile bu namert istilâyı bir an önce geri püskürtmektir!(Sebilü’r-Reşad Gazetesi,458/12 Şubat 1336(1920),s.183-186.) 

 İstiklâlMarşımız,1. TürkiyeBüyükMilletMeclisi’nde12Mart 1921’debüyükbirheyecan,sevinç vecoşkuyla MilliMarşolarak resmenkabuledildi. Üstad Mehmed Akif diyor ki: “İstiklâl Marşı bir daha yazılamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. Allah vata­nımızı, istiklâlimizi tehlikeye düşürüp yeniden bir İstiklâl Marşı yaz­dıracak günleri göstermesin…” 

Üstad Mehmed Akif; bundan 95 yıl önce Taceddin Dergâhında yazmış olduğu; Millî Mücadelemizin Destanı olan  Şiiri; “İstiklâl Marşı”nı, “Kah­raman Ordumuza” ithaf etti ve bu muazzam şiiri, Sebilürreşad’ın baş sahifesinde yayınladı. (17 Şubat 1921) 

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı! 

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı,

Sen şehid oğlusun, incitme yazıktır atanı,

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

 Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,

 Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!”

 Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

   Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl!”

“İstiklâl Marşı”nın TBMM’de “Millî Marşımız” olarak Resmen kabulünün 95. Yıldönümünde, başta İstiklâl Marşı Şâirimiz Başyazar Mehmed Âkif olmak üzere, bütün İstiklâl Savaşı Şehid ve Gâzilerine Allah Teâlâ’dan rahmet niyaz ediyorum.

(Daha geniş bilgi için bkz.Milli Mücadelede Başyazar Mehmed Akif, Gerger Yayınları, İstanbul, 2013/Bilinmeyen Yönleriyle İslam ve İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, M. Emin GERGER, Yrd. Doç. Dr. R.TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İstanbul. / İslam Şairi Mehmed Akif’e Göre İslam Medeniyeti, M. Emin GERGER, Yrd. Doç. Dr. R.TOPDEMİRİstanbul, 2014. Tel:0532.5226164

 

  • Muhammet AliMuhammet Ali1 yıl önce
    Sayın Gerger'e çok teşekkürler!.. Kalemine ve yüreğine sağlık.. Şüheda'ya yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.