Başbakan Menderes ile ibretlerle dolu bir mülâkat..

21 Ağustos 2016 Pazar

15 Temmuz 2016; Türk Milletinin, Devletiyle elele vererek, Cumhurbaşkanımıza, TBMM’ye, halka silah doğrultan, kurşun sıkan, bomba atan darbeci vatan haini alçaklara karşı kazandığı ikinci kurtuluş savaşı ve “milli iradenin” büyük destansı bir zaferidir! Darbelere karşı dik duran Türkiye sevdalısı büyük lider R. Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle; “TSK’daki azınlığın bu yaptığı vatana ihanettir! Bedelini çok ağır ödeyecekler.. Tertemiz Ordumuzun içine sızan paralel yapının ne olduğu, tam manasıyla ortaya çıktı. Millete silah yöneltecek kadar alçak bunlar.. Türkiye’de milletin oylarıyla seçilmiş bir iktidar vardır, aynı şekilde milletin oylarıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı vardır. Bizler görevimizin başındayız ve sonuna kadar da bu görevimizi Allah’ın izniyle yürüteceğiz. Bu işgalcilere ülkemizi asla bırakmayacağız!..” 

Şimdi gelin “27 Mayıs 1960 darbesi” sonrasında, alçakça katledilen “Türkiye’nin sevilen Başbakanlarından şehid Adnan Menderes” ile 56 yıl önce yapılan ibretlerle dolu Mülakatı, hep birlikte okuyalım! Bakalım 56 yılda nereden, nereye gelmişiz?..“1960 baharı pek tatsız başlamıştı. D.P. İktidarı’nın Demokrasi ile pek bağdaşmayan bazı karar ve icraati, basında ağır tenkidlere yol açıyor, muhalefet taraftarlarını arttırıyordu. 1957 Seçiminde, C.H.P. Meclis’teki üyesini 30’dan 173’e çıkarabilmişti! Muhalefet arttıkça, D.P. hırçınlaştı. Hırçınlık muhalefeti azdırdı ve gitgide gerginleşen hava, adım adım patlama derecesine geldi. Mayıs’ın ikinci haftası bitiyor. Ankara’dayım. Bir öğle üstü Başbakanlığın önünden geçiyorum. Birisi ismimle seslendi. Bakınca “Beyefendi çağırıyor!” diye başı ile işaret ettiği tarafa baktım. Adnan Bey, arabasının yanında, ayakta bana bakıyor. Yanına gittim.

 -“Nasılsınız, Ziyad Bey ?” diyerek elini uzattı ve “çoktandır buluşmadık, hiç aramıyorsunuz” dedi.

Teşekkür ettikten sonra : -” Çok meşgulsünüz, rahatsız etmek istemedim.

 -“Dostlara her zaman vakit bulunur, gelin de görüşelim.”

- “Ne zaman emredersiniz ?”

-“Yarın ikide çalışma yerimde beklerim.

Adnan Bey, Başbakanlık makam mahalli dışında, Millet Meclisi’nin merasim kapısı girişi karşısındaki ufak yapılardan birini kendisine çalışma yeri yapmıştı. Ertesi günü oradayım. Bu buluşmamızın, çok sevdiğim ve takdir ettiğim bu kıymetli insanla son karşılaşmamız olacağı aklımın ucundan bile geçmiyor. Adnan Bey’in yüzü, senelerdir görmeğe alıştığım yüz değil, gergin ve huzursuz bir yüz. Gözlerinin içi de her zamanki yumuşaklığını ve gülüşünü kaybetmiş bakışları sertleşmiş. Bir kaç hoş beş cümlesinden sonra günün konusuna girdik. 

-“Adnan Bey, alınan tedbirler nümayişleri durdurmuyor, hatta arttırıyor. Halk huzursuz ve tedirgin. Mebus arkadaşların sert çıkışlarını frenlemek iyi olur. Mahalli örgütleri de ikaz etmeli.”

-“Bizimkilerde sertlik yol ki! Şirretlik hep onlarda. Gazeteleri elde etmişler, en basit olayı abarttıkça abartıyorlar. Uydurdukları yalan ve iftiralarla gençliği sokaklara döküyorlar!. Bazı Prof’lar bile aynı tahrikleri yapıyorlar. 

-“Bu buyurduklarınız doğru ama, bu menfi rivayetler malzeme teşkil edecek hususlar bulundukça bunlar önlenemez, bunları ancak siz hal edebilirsiniz.

-“Neyi kasdediyorsun?”

-“Şimşekleri üzerinize en çok çeken husus “Tahkikat Komisyonu”.

Sonra şu “öldürülüp kıyma yapılan 12 genç....”

Adnan Bey, irkilerek sözümü kesti:

-“Yoksa siz de mi inanıyorsunuz ?”

-“Elbette ki hayır! Ama halk inanıyor ve bu inanış da istismar ediliyor! Acaba, Meclis’de çoğunluğu Halk Partililerden oluşan bir Komisyon kurdurup bu yalanı onlara tekzip ettirseniz olmaz mı?”

-“Arkadaşlar da bu fikirde. Bunu bu hafta yapacağız. Tahkikat Komisyonu vazifesini bitirdi. Raporlarını alınca, vazifenin bittiğini ve Komisyon’un feshini ilan edeceğim. Ama o insanlar yine bir şeyler icad ederler.”

-“Bir erken seçim huzuru sağlamaz mı?”

-“Erken seçimin pek çok şeyi hal edeceği muhakkak. Yine iktidarda kalacağımız da muhakkak. Ancak her seçim, sinir gerginliklerine, geçici de olsa huzursuzluklara yol açar. Bugün sinir gerginliği had safhada, huzursuzluk yaygın.  Bu ortamda seçim yapmak çok muhataralı olur, önümüz yaz. Bir aya kadar Meclis de Üniversiteler de yaz tatiline girecek. Kargaşalık mihrakları gevşeyecek. Temmuz, Ağustos’ta memleket tekrar sükûna kavuşmuş olur. Sonbaharda erken seçim yapılabilir. Arkadaşların çoğu da bu fikirde.”

-“Askerin de huzursuz olduğu söyleniyor bir müdahale endişe...”

Adnan Bey sinirli bir hareketle yine sözümü kesti: -“Yok öyle şey! Muhalefet askeri yanına çekmek istiyor, İsmet Paşa  Paşalığına güveniyor, zamanın eski zaman olmadığının farkında değil. Ordu siyasete bulaşmak istemiyor. Kumandanların hepsi görevlerini; müdrik insanlar. Subaylar arasında elbette ki sivri akıllılar olabilir ama bir rahatsızlığa yol açamazlar. Bu hususta endişeye hiç mahal yok.”

Karşılıklı sustuk. İki gün sonra Harbiyelilerin Çankaya’ya yürüyüşleri olmuştu. Acaba bu konuşmayı, Adnan Bey ile bir gün sonra yapmış olsaydım, asker hususunda aynı sözleri söyleyebilecek mi idi? Konuşmamız, Adnan Beyin İstanbul’daki imar çabalarına intikal etti. Yanından ayrılırı teşekkür ve veda ederken, karşılıklı söylediğimiz son cümleleri, defterime aynen not etmiştim: -“Adnan Bey, İstanbul’a o kadar büyük hizmet ettiniz ve ediyorsunuz ki, bunun için İstanbul heykelinizi dikecektir!” Adnan Bey bir an durdu ve gözlerimin içine bakarak sordu: -“Yalnız onun için mi?” Bu sefer ben durakladığımı hatırlıyorum. Görüşmemiz endişelerimi yok etmemişti. Sualine mecburen cevap verdim: -“Başka şeyler için bilmem ama onun için muhakkak.

Bu muhterem Şehid’in son sözü: -“Yine beklerim, Ziyad,” oldu.

Cenab-ı Hak nasib ve lutfeylerse, bu karşılaşmamız ahrette olur. “ Ziyad EBÜZZİYA

(Başta Şehitlerimiz olmak üzere, gazeteci, yazar, milletvekili ve İstanbul Beyefendisi Üstad merhum Ziyad Ebüzziya’ya Allah Teâla’dan rahmet niyaz ediyorum.) (Daha geniş bilgi için bkz. M.Emin Gerger, “İnönü Menderes Mücadelesi ve 27 Mayıs Darbesi, İstanbul./gergerkitap.com

 

  • HaticeHatice1 yıl önce
    Tayfun denilen sahis bak kardes menderes dedigin kisi ezani aslina dondurmus namazin gizlice kilindigi kuranin gizlice okunmasini kaldirmis turkiyenin kalkinmasinda rol oynamis halkin sevdigi hala ruhuna fatiha okunan kimse ustelik haksiz yere idam edilmis idamina karar veren ve onu destekleyenler kim ise halk onlar hakkinda hic guzel seyler dusunmez ve lanetler o gunleri yasamadiysan yorum yapma
  • TayfunTayfun1 yıl önce
    Menderes dediğiniz şu Türkiye'nin kapılarını ABD'ye ardına kadar açan, toprak reformuna karşı çıktıp başka partiye geçmiş toprak ağası değil mi? Dünyada hiç bir şey (Kuran müstesna) siyah ya da beyaz değildir. Herşey kendi içinde siyahı da beyazı da taşır. Herşey değişik tonlarda "gri"dir. Gerçek müslüman hiç bir şeyi toptan kabul veya red etmez. O şeyin içindeki siyaha karşı, beyaza destek çıkar. Başka türlü müslüman falan olunmaz. Şu akıllarınızı kullanmaya başlayın artık! Az dik durun yahu! Allah aklını kullanmayanın üzerine pislik yağdırır.
  • Refigül BaltaciRefigül Baltaci1 yıl önce
    Ällah (cc) laneti hainlerin üzerine olsun.ve zalimler icin yasasin CEHENNEM.