“Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!”

13 Mart 2015 Cuma

İstiklâl Marşımız, 1.Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 12 Mart 1921’de büyük bir heyecan, sevinç ve coşkuyla Milli Marş olarak resmen kabul edildi. 1 Mart 1921 Salı günü TBMM toplantısına Mustafa Kemal Paşa Başkanlık etmektedir. Balıkesir Mebus’u (Milletvekili) Hasan Basri (Çantay) Bey’in, İstiklâl Marşı güftesinin Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey tarafından Meclis kürsüsünden okunmasına dair önergesi üzerine Meclis görüşmeleri şu şekilde başlar. REİS PAŞA: Efendim iki önerge vardı, arkadaşlardan Basri Bey’in, Hamdullah Suphi Beyefendi’nin İstiklâl Marşı’nın kürsüden okunmasına dair teklifleri vardı. MUHİDDİN BAHA BEY: Hangi İstiklâl Marşı, Basri Bey söylerler mi? BESİM ATALAY BEY: Daha kabul edilmedi efendim. Bir Encümen teşekkül edecektir. HASAN BASRİ BEY: Milli Eğitim Bakanlığınca 7 tanesi seçilmiş, bunlardan herhangi birisi okunsun. REİS PAŞA: Milli Eğitim Bakanlığınca seçilmiş olanlardan birisinin okunması uygun görülüyor. MUHİDDİN BAHA BEY: Hamdullah Suphi Bey, Basri Bey hangisini isterlerse okusunlar. REİS PAŞA: Basri Bey’in teklifini kabul buyuranlar lütfen ellerini kaldırsın…Kabul edilmiştir efendim. Hamdullah Suphi Beyefendi buyurun.(Şimdi gelir sesleri) HAMDULLAH SUPHİ BEY: Arkadaşlar, hatırlarsınız Milli Eğitim Bakanlığı son mücadelemizin ruhunu terennüm edecek bir marş için şairlerimize müracaat etmiştir. Bir çok şiirler geldi. Bunlardan 7 tanesi uygun görülmüş ve ayrılmıştır. SALİH EFENDİ: İsimleri nedir? HAMDULLAH SUPHİ BEY: Ayrıca arz edilecektir. Yalnız Bakanlık, yapmış olduğu incelemede fevkalade kuvvetli bir şiir aramak lüzumunu hissettiği için ben şahsen Mehmet Akif beyefendiye müracaat ettim. Ve kendilerinden bir şiir yazmalarını rica ettim. Kendileri çok asil bir endişe ile tereddüt gösterdiler. Biliyorsunuz bu şiirler için bir ikramiye vaat edilmişti. Kendileri ikramiye meselesinden çekindiklerini belirttiler. Ben şahsen müracaat ettim. Lazım gelen tedbiri alırız ve icab eden ilanı yaparız dedim. Bu şartla büyük milli şairimiz bize fevkalade nefis bir şiir gönderdiler. Diğer altı şiirle beraber sizlere sunacağız. Seçme hakkı size aittir. Arkadaşlar fikrimi açıklıyorum, beğenmek, takdir etmek hususunda serbestsiniz. Ben seçimimi yapmışım. Sizin görüşünüz benim görüşümün aksi olabilir. Şimdi şiiri okuyorum efendim. (TBMM Zabıt Ceridesi, C.9,s.1215,Ankara) 

Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey tarafından okunan şiir alkışlarla kesilmiş ve şiirin sonunda sürekli alkışlarla tasvip görmüştü. O sırada Mehmet Akif (Ersoy) mahcubiyetinden başını kollarının arasına almış adeta yok gibiydi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarihi günlerinden birini daha yaşıyordu. Mustafa Kemal Paşa Meclis’e başkanlık ediyor, cephelerden hayırlı haberler veriyordu. TBMM’nin 12 Mart 1921 cumartesi günkü oturumuna Doktor Adnan Adıvar başkanlık ediyordu. Kâtiplik makamında ise Ziya Hurşit Bey bulunuyordu. Bu oturumdaki konuşmaların bir kısmı şöyleydi. HAMDULLAH SUPHİ BEY: Arkadaşlar, Refik Şevket Bey’in sözünü tekrar ediyorum. Bu şiirler mevzubahis olduğu vakit lüzumsuz yer hatta arzumuz hilafında şiirler yazmış olan arkadaşlarımız için böyle bir söz buradan çıkmamalıdır. Bahusus ki arkadaşlar ısmarlama sözü ve halkın tercümanı olmaz sözü yanlıştır. Çünkü halkın temsilcileri olan sizlerin huzurunda okunan şiirin yüksek heyetiniz üzerindeki azami tesirine bendeniz de şahit oldum. Eğer halk üzerine olan tesirini anlamak için kendi kalbimizden başka miyarımız varsa o başkadır. Eğer halkın teessürünü kendimiz anlayacak olursak halkın kalbini de anlamış oluruz. Şimdi arkadaşlar bendeniz diyeceğim ki yeni bir edebi komisyona havale edersek bir fayda düşünülebilir. Eğer komisyon kararını verip bitirecek ise; fakat zannediyorum meclisimizin verdiği karar ve ısrar ettiği nokta kendisinin bu işi halletmesidir. O halde komisyondan çıkıp yine heyetinize gelecektir. Yine bu durum meydana gelecektir. O halde burada yedi tane şiir vardır. Başkanlık bunları ayrı ayrı oya koysun; hangisi tarafınızdan beğenilirse onu kabul edersiniz.(Doğru sesleri.) REİS: Efendim müzakerenin kifayetine dair önergeler vardır. Müzakerenin kifayetini oya sunacağım. Müzakereyi kâfi görenler lütfen el kaldırsınlar…(Kabul edildi.) Daha sonra Kırşehir Milletvekili Yahya Galip, Muş Milletvekili Abdülgani Bey, Saruhan Milletvekili Avni Beylerin bu konu ile ilgili önergeleri okundu. Bu sırada Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in seslendiği duyulur. HASAN BASRİ: Yüce Meclis oyunu ne şekilde kullanırsa durum ondan sonra anlaşılacaktır. İstiklâl Marşımızın büyük şairi Mehmet Akif,16 Haziran 1936’da Mısır’dan İstanbul’a dönmüştü. Hasta yatağında yatarken, ziyaretine gelen dostlarından biri üstada soruyor: “-Üstad; icab ederse Türk Milleti için bir İstiklâl Marşı daha yazar mısınız?” Mehmet Akif’in gözleri buğulanıyor ve şöyle diyor: “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!”

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı! 

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı,

Sen şehid oğlusun, incitme yazıktır atanı,

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!”

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl!”

İstiklâl Marşımızın TBMM’de Kabulü’nün  94. Yıldönümünde, başta İslam ve İstiklâl Marşı Şâirimiz Mehmed Âkif olmak üzere, bütün İstiklâl Savaşı şehid ve gâzilerine Allah Teâlâ’dan rahmet niyaz ediyorum.

  • M.Ali SeyitmahmutluM.Ali Seyitmahmutlu2 yıl önce
    Selamün Aleyhüm.. Milli Şairimiz M.Akif'e, İstiklâl Savaşı Şehit ve merhum Gazilerimize Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları Cennet olsun.