Kürt Sorunu Kemalist Bakış Açısıyla Değil… Ümmet Eksenli Bakış Açısıyla Çözülür…

02 Ekim 2017 Pazartesi

Kuzey Irak’ta, geçtiğimiz hafta bir referandum yapıldı.

Referandum yapılması kararı…

Gerçekten Mesud Barzani’nin…

Veya Irak Kürdistan’ında yaşayan Kürtlerin mi?

Bir başka soru?

Neden bu tarihte?

Üç,  beş, sekiz veya 10 yıl önce değil de şimdi?

Bence en önemli soru…

Daha doğrusu Referandumun kalbine hançer gibi saplanan bir soru…

Seçmenlere "Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?" sorusu yöneltiliyor.

Bu soru, kanaatimce Referandumu hançerlemek, sabote etmek için sorulmuş, gibi duruyor…

Kendi yaşadığınız bölge, Kuzey Irak topraklarının bağımsızlığını ister misiniz, istemez misiniz?

Bunu sorabilirsiniz…

Oylayabilirsiniz…

Gerçek, hilesiz, bir referandum yapabilirsiniz…

Katakülli bir duruma meydan vermeden…

Gerçekten Kürt Halkı’nın veya bölgede yaşayan halkların…

Oylama sonucuna göre, Bağımsız bir devlet ilan edebilirsiniz…

Fakat komşularınızda yaşayan Kürtlerin bulunduğu topraklara göz dikmek?

Bu hakkı nereden buluyorsunuz…

Kim size böyle bir hak tanıdı?

Bu soru kendi hakkınıza-halkınıza kurşun sıkmak, hakkınızı sabote etmek değil de nedir…

Türkiye ve İran’ın tavırlarına bir göz atalım.

Türkiye ve İran kararı tanımayacaklarını ilan ettiler…

Ve akabinde de ambargo kararları aldılar.

Uçak seferleri ve ticaretlerini, durduklarını ilan ettiler…

Kuzey Irak Kürtlerinin bu karardan vazgeçmemeleri…

Kuzey Irak’ta Bağımsız bir Kürt Devleti ilanı hâlinde…

Müdahalede bulunabileceklerini ilan ettiler…

Bun ne kadar hakları var?

Önce Irak Merkezi Hükümetinin tavrına bakalım, sonra bu hususu tahlil edelim.

Irak Merkezi Yönetimi de kararı tanımayacağını ilan etti.

Irak Hükümeti’nin böyle bir hakkı var mı?

Irak Hükümeti, Kuzey Irak’ta bir oldubittiye getirilmek istenen bu duruma…

Karşı çıkma hakkı var mı?

Daha ileri gidilip, Bağımsızlık ilânı durumunda…

Bir yere kadar müdahale etme hakkı olabilir mi?

Kanaatime göre HAYIR…

Türkiye, Irak, İran ve Suriye…

Ne kadar bağımsız olma hakları varsa…

Kuzey Irak’ta yaşayan Kürtlerin de o kadar hakları vardır…

Farzedelim Kuzey Irak’ta Bağımsız bir Kürt devleti ilan edildi…

Türkiye, İran ve Suriye’de yaşayan Kürtlerin tavrı ne olur?

Bunu düşündüğümde…

Rus zindanlarında yaşadığım, bir vakıa aklıma geldi…

Yıl 1995, aylardan Kasım…

Rus’ların zulmüne maruz kalan Çeçen Kardeşlerimizin.

Rus zulmü ve işgalini yerinde görmek için…

Sesi soluğu olmak gayesiyle, Çeçenistan’a gittim…

İlk gidişim 1995 Mayıs sonu, Haziran başlarında oldu.

Çeçenlerin Efsanevi savaşçısı Şamil Basayev…

O zaman Genel Kurmay Başkanı olan Aslan Mashadov…

Başbakan olan Zelimhan Yandarbiyev…

Önemli Komutanlardan İslam Halimov…

Gibi birçok önder ile görüşmüştüm.

Cehar Dudayev ile görüşmek nasip olmamıştı…

Türkiye’ye dönüp Çeçenistan’da yaşananları…

Rusların zulmünü…

Çeçenler’in imkânsızlıklar içerisinde…

Efsanevi Direnişlerini anlatmaya çalıştım…

Topladığımız yardımları iletmek ve Dudayev ile görüşmek üzere…

Tekrar yollara düştüm…

Ruslar tarafından Dağıstan’da yakalanıp, esir edildim.

Mohaçkale de KGB (FSB) tarafından aylarca sorguya tabi tutuldum…

Şu hakkı teslim etmeliyim…

Kendi ülkemde çok işkence gördüm..

Ama Rusya’da

Psikolojik işkence gördüm ama…

Fiziki hiçbir işkence görmedim…

Birkaç ufak tefek hakaret hariç…

Sistemli bir hakaret görmedim…

Esas mevzuya gelelim…

Aylar süren, zun uzun sorgular…

Bu sorgulardan birisinde, FSB Bölge Başkanı tarafından sorgulanırken…

‘Siz Bu Çeçenler’e niye yardım yapıyorsunuz, destekliyorsunuz?

Bunların sizdeki ayrılıkçı PKK’den hiçbir farkı yok.

PKK neyse bunlar da o. Siz PKK’la savaşmıyor musunuz?’ dediğinde…

Bir dakika…

Hükümetin Türkiye’de yaşayan Kürtler ve PKK ile ilgili uygulamalarına, karşıyım bu bir…

Çeçen’lerle PKK’lılar bir tutamazsınız bu iki…

Bir kere PKK kendi halkına Kürtlere de zulmediyor, terör estiriyor…

Bunu bir kenara yazın.

Ben Çeçenistan’ın birçok yerini gezdim…

Çeçen halkının çoğunluğu, Bağımsızlıktan yana…

Size bir soru…

Hiçbir engel, baskı olmasızın; Çeçenistan’da serbest ortamda, bir oylama yapın.

Bağımsızlıktan yana mısınız değil misiniz?

Bana göre % 99 Bağımsızlıktan yana, oy kullanır.

Gelelim Türkiye’ye…

Türkiye Hükümeti ve PKK baskısı, zorlaması olmaksızın…

Serbest bir ortamda ve özgür bir atmosferde…

Batıda yaşayan Kürtlerin hepsinin Güneydoğuya, memleketlerine dönmesi şartıyla; tıpkı yabancı bir ülkenin vatandaşları gibi Türkiye’ye vize ile geleceksiniz, ayrı bir devlet olacaksınız…

Bu şartla Bağımsızlık istiyor musunuz, sorusunun sorulduğu bir referandum…

Sonucu, bana göre şöyle olur:

Bağımsızlığa HAYIR diyenlerin oranı: % 93-95

Bağımsızlığa EVET diyenlerin oranı: % 5-7

Bunu söyleyince, mevzuyu değiştirdi…

Aradan geçen yaklaşık 20 yılda…

Türkiye’de yaşayan Kürt kardeşlerimizin sosyal ve siyasal hakları, daha da arttı.

Aynı kanaatimi taşımaktayım.

Hatta diyebilirim ayrılmak isteyenlerin oranı, % 3’ün de altında olabilir…

Türkiye’de yaşayan Kürt Kardeşlerimizin, bazı ufak tefek sorunları olduğunu kabul ediyorum…

Anadilde eğitim, Köy mezra isimlerinin değiştirilmesinde hâlâ bir direnç var…

Sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözü var:

Kürt sorunu yok, PKK sorunu var diye…

Kürt Kardeşlerimizle ilgili meseleler, sorunlar…

Kemalist bakış açısıyla değil…

Ümmet Kardeşliği eksenli bakış açısıyla, ancak çözülebilir…

 

  • yusufyusuf1 ay önce
    Kürt sorunu diye birşey yoktur. Bunu söylemek bile bu ülkeyi bölme amaçlıdır. Bu ülkede Kürt kökenli bir vatandaş doktor mühendis işadamı mv bakan olabiliyor. Hiç negatif ayrımcılık yapılmıyor. Hukuk karşısında da eşit. Aldığı ceza farklı değil. Neyin sorunundan bahsediyorsunuz?