Eğitim Öğretim Hâl-i Pür Melâlimiz…

18 Eylül 2017 Pazartesi

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına daha başlıyoruz.

Geçtiğimiz yıl, ilköğretimde eğitim gören öğrenci sayısı, 17 Milyon 500 bin civarındaydı.

Yıllık nüfus artışını buna ilave edecek olursak, bu yıl 18 Milyon üzerinde ilköğretim öğrencimiz olacak demektir.

Okullaşma oranında, son yıllarda ciddi bir artış var.

Ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı,

2015/'16 öğretim yılında % 79,8 iken

Bu oranın 2016/'17 öğretim yılında % 82,5 olduğunu görüyoruz.

Ak Parti Hükümetleri döneminde, okullaşmanın oransal olarak daha arttığını, rahatlıkla söyleyebiliyoruz.

Fakat öğrencilerimizin bilgi ve genel kültür yönünden, kalitesinin arttığını söyleyemiyoruz maalesef.

Neden?

Öğrenci kalitemiz neden artmıyor…?

Veya neden artıramıyoruz…?

Neden bu hâle geldik?

Nasıl kurtuluruz?

Her birimizin, üzerinde önemle durmamız ve düşünmemiz gereken sorulardır.

Bununla birlikte, en çok da Ak Partili yetkililere düşmektedir sorumluluk.

Bence Ak Parti yetkilileri, sahasında uzman eğitimcilerden bir grubu, aylar veya bir iki yıl sürecek, bir hazırlık çalışması yaptırarak; eğitim kalitemizi artırmanın yollarını bulmalıdırlar.

Bu gün normal üniversiteyi bitirmiş bir evladımız, neden İngilizceyi rahat konuşup yazamamaktadır?

Ben bu klasik soruyu sormayacağım.

Daha vahim bir kaç şey söyleyeceğim.

Çorum ilinin hangi bölgede olduğunu google dedeye sormadan bilen, kaç öğrencimiz çıkar?

Kuru üzüm en çok hangi bölgemizde yetiştirilir?

Peygamber Efendimizin doğum tarihi?

Böyle birkaç basit soruyu, siz yakınlarınızdaki üniversite öğrencisine sorun lütfen.

Kaç kişiden doğru cevap alacaksınız?

Bu vahim durumu düzeltmek için görev öncelikli olarak, Ak Parti yetkililerine düşer.

Sonra da her birimiz, bunun üzerinde düşünüp, çıkış yolları aramalıyız.

Neden bu hâle geldik?

Nasıl kurtuluruz?

Şu anki eğitimimizin getirdiği, bir başka önemli sorun veya sıkıntı…

Sanayi ve iş kesiminde, ciddi oranda ‘çırak’ sıkıntısı vardır…

Ve bu sıkıntının boyutu, her geçen gün artmaktadır.

Ara eleman sıkıntısını yaşayan iş yerlerinin sayısı ve oranı, hızla artmaktadır.

Çalışma Bakanlığı’nın bu mevzuda bir araştırması var mıdır?

Varsa açıklamalıdır.

Yoksa acilen, bir çalışma yapmalıdır…

Herkesi zorunlu eğitim kanunuyla, okula getirebilirsiniz.

Ama her öğrenciyi, zorla okutmanız mümkün değildir.

Okula gelir gider… gelir gider…gelir gider…

O kadar…

Bir şey öğretmeniz neredeyse mümkün olmaz…

Ne demiş atalarımız…

Zorla güzellik olmaz…

Biz çocuklarımızın iştiyakla okula gitmek istemesini sağlamalıyız…

Okumak istemeyeni, zorla okula götürmemeliyiz.

Milli Eğitim Bakanlığı ve yetkililer…

Aileler ve öğrencilerle görüşerek, tartışarak…

Okula gitmek istemeyenler için bir çözüm üretmelidirler…

Bir ara formül mü bulunur…

Yoksa Zorunlu Eğitim Kanunu’nda değişiklik mi yapılır…

Her hâlükârda, bir çözüm üretmeliyiz…

Yoksa on binlerce veya belki de yüzbinlerce çocuğumuzu…

Boşu boşuna, okul yollarında vakit kaybettirirsiniz…

Bu hususlarda daha çok şeyler yazılıp söylenebilir…

Ettekrarü Ahsen velev kane yüz seksen…

Ne demiş atalarımız…

Zorla güzellik olmaz…

  • MiLLETMiLLET2 ay önce
    Mehmet abicim en azindan okullar yaz tatilinde çocuklar bir yere çirak olsa varya tadindan yenmez bir sanat öğrenir en az kendini kurtastir