Sıra Kimde?

10 Kasım 2017 Cuma

Arap Yarımadası’nda aylardır olağandışı gelişmelere tanık oluyoruz. İlk başta Trump’ın Suudi Arabistan’a sattığı milyarlarca dolarlık silahları hatırlayalım. Sonrasında Katar’a uygulanmaya çalışılan ambargo, Yemen’in iç karışıklıkları ve Suudi Arabistan’ın duruma müdahilliği derken Suudi prens MOSSAD ile görüşür. Görüşmeden ılımlı İslam çıkar. İlk başta sadece ideolojik bir yaklaşım olduğunu sanmıştık ama hemen akabinde Suudi Prensler tutuklanır ve mal varlıklarına el konur.

Arap Yarımadası’nda neler oluyor, nereye gidiliyor halen daha çok net değil. Ancak, bölgenin sürekli ısındığı da bir gerçek. Hali hazırda Ortadoğu’nun istikrarsız durumunu, uluslararası politikanın her geçen gün biraz daha kitlenmeye başlamasını göz önüne alırsak, yavaş yavaş savaş senaryolarının konuşulmaya başlamasını yadırgamamak gerek.

Coğrafyanın bu duruma gelmesinin başlıca müsebbibi olan Amerika ise, bölgede ateşle oynamaya devam ediyor. 2000’li yıllardan günümüze kadar ABD’nin bölge üzerinde tam manasıyla terör estirdiğini çok rahat şekilde söyleyebiliriz. ABD’nin uydurma bahanelerle Irak’a saldırması yetmiyormuş gibi, Suriye’de yüzbinlerce insanın ölmesine, milyonlarcasının da ülkeyi terk etmesine neden oldu. Göç edenlerin maruz zorluklar ve kötü şartlar da cabası.

Özetle, kendi topraklarındaki temelleri kan üzerine inşa eden ABD, tüm dünyaya kıta fark etmeksizin kan kusturmaya devam ediyor.

Bu kana doymayan vampir ülkesi bu şekilde daha ne kadar devam edebilir, dünya bu vahşilere daha ne kadar tahammül edebilir göreceğiz.

Küresel gelişmelerin ateşi yükselirken, ülkemizde birlik ve beraberliğin kuvvetlenmesi için sürdürülen mücadeleye var gücümüzle devam ediyoruz.

Beğenelim ya da beğenmeyelim, Taksim AKM’nin yıkılmayıp bir opera binasına dönüştürülmesi önemli bir mesaj taşıyor. Bu proje, merkezi muhafazakâr kesimin, ülkenin elit diye tanımlayabileceğimiz kesimine uzattığı bir zeytin dalıdır. Farklı düşünebilirsiniz, farklı yaşayabilirsiniz ama ülkenin tümünün refahını ve selametini ilgilendiren meselelerde farklılıklarınızı bir kenara bırakıp milletle, devletle tek ses olursunuz. Böyle hayati meselelerde Batının ve özellikle Türkiye karşıtı politikaların içimizdeki sesi ve savunucusu olmazsınız.

Son yıllarda sadece coğrafyamızda değil, tüm dünyada uluslararası politika sürekli hararet yapıyor ve su kaynatıyor. Ortadoğu’da yaşanan olaylar her gün ekranlarımızda. Batı buradaki ateşin Türkiye’ye de sıçraması için elinden geleni yapıyor. Ekonomik olarak planlı ve düzenli saldırılar altındayız. Böyle bir tablo karşımızda iken milli meselelerde Batıdan farklı bir tutum sergilemeyenlere, elitinden aydınına her ne kesim olursa olsun, ne denebilir?

Ülkenin her kesimi uzatılan bu zeytin dalını iyi değerlendirip, düşünmeli. İleride coğrafyamızda ya da küresel ölçekte çıkabilecek her türlü beklenmedik olaya hazır olup tek vücut olmalı. Biz hep birlikte daha güçlüyüz.

15 Temmuz darbe girişiminden tutun da, her türlü küresel ölçekte uğradığı saldırılara geçit vermeyen aziz milletimiz için, bunlara rağmen ilerlemeye ve gelişmeye devam eden Türkiye’miz için birliğimize dikkat etmeliyiz. Bugün ve ileride yaşayacağımız gelişmelerde bu milletin ve devletin yanında olmayanları, milletin unutmayacağı bilinmeli. Hangi kesimden olurlarsa olsunlar, yarın Batı uşakları bu ülkeden kabul görmeyi beklemesin. Bu toplumun hafızasında yer bulmayı ummasın!

Fetö terör örgütü üyelerinin yaptığı gibi, herkes kendini ait gördüğü yere!

  • Mustafa ArpacıMustafa Arpacı14 gün önce
    İslam Alemi bir ve beraber olmadıktan sonra siz yazarlar ,gazeteciler çok yazı yazarsınız bizlerde yorumlarımızla kendimizi avuturuz.Yarabbi biz müslümanlara şuur ver.Yarabbi bizlere birlik olmayı nasip eyleYarabbi bizlere ayrılıklarımız üzetinden değil ittifaklarımızla birbirimizi sevmey nasip eyle mübarek CUMA hürmetine