“Oyun Bitti” Sam Amca!

15 Aralık 2017 Cuma

Bu köpeklere yaranamazsınız! Kemik atarsın, olmaz. Seversin, olmaz. Tokatlarsın, olmaz. Zaten olması için bir neden de yok, bağlılığı başka yere, gönlü, aklı, zihni başkasının. Çok da bir şey beklememek lazım.

İslam işbirliği teşkilatı olağanüstü toplandı. ABD’nin Kudüs kararına karşı, 48 İslam ülkesi Türkiye liderliğinde, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde toplandı. 2 önemli bildiri kabul edildi. “Doğu Kudüs, Filistin devletinin başkentidir” dendi ve tüm dünya Filistin devletini tanımaya davet edildi. Ardından “Amerika’nın arabuluculuğunu kabul etmeyiz” dendi. Bunu söyleyen 48 adet devlet, başlarında da dönem başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan var.

Nereden nereye?

Bir zamanlar, ABD başkanının gayri ciddi yani laubali ve yakışıksız bir şekilde karşıladığı Türkiye’den, aklını alırım Amerika diyen Türkiye seviyesine geçtik. Yaranamadık, ama normaldir muhtemelen ortaya çıkan tabloyu hazmedemeyen içimizdeki İsrail köpeklerinin şalteri atmıştır.

İstiyorlar ki, bu toplantıya katılan ülkeler, ABD ve İsrail ile ilişkilerini kessin, sert bir duruş sergilesin ve ortam daha da gerilsin. İyi de uluslararası diplomasi bu değil ki, sen zaten çıkmışsın niyetini belli etmişsin, bundan sonrası bir süreçtir. İsrail ve ABD tarafından atılan her adıma karşı, yakın muadiliyle karşılık verilir.

Örnek vermek gerekirse, vize krizi çıktığı zaman ABD’nin yasağına karşı Türkiye ne yaptı? Aynı şekilde mukabele etti, ama tutup da konsolosluğunu kapatmadı, ilişkileri askıya almadı, anlaşmalarını iptal edip net ve kesin bir cephe oluşturmadı. Kısasa, kısas anlayışıyla dengeyi buldu.

Zaten bu çıkışların altında, Türkiye ya da İslam ülkeleri için hayırlı bir düşünce yatmıyor. İsteniyor ki, karşı duruş çok daha sert olsun ve diplomasi kitlensin ve durumlar silahlı mücadeleye taşınsın.

Neden?

Gerilim, ABD’nin işine yarıyor. Savaş, ABD’ye kazandırıyor. ABD’nin uşağı da efendisine çalışıyor.

Ancak, ABD bugüne kadar başına gelen hiçbir felaketten ders çıkartmadığı gibi başka ülkelerin düşüncelerini de değerlendirmiyor. Bu tutum gün ve gün ABD’yi kaçınılmaz bir sona, dağılmaya ya da daha kötüsü çökmeye doğru sürüklüyor. İkiz kuleler saldırısından sonra kriz üzerine kriz gören ülke, karşılaştığı sorunları anlamaya çalışıp çözümlemektense, yok etme eğiliminde. Artık çağ ABD için bile değişiyor, ancak ABD değişime ayak uyduramıyor. Aslında yakalamaya çalışıyor ancak buna nefesi yetmiyor. ABD eskiyor, eskidikçe değerlenmiyor ve çürüyor.

Aynı zamanda bir de Amerikan rüyası diye bir şey icat edilmiş. Tüm dünyanın zenginliklerinin sömürülüp ABD’ye aktarılması, tüm dünyanın ABD’ye çalışması gibi bir ütopya üzerine temellendirilmiş. Düşünün ki, bugün Çin halkı aynı şekilde Amerikan rüyasının standartlarında yaşamak istese, tüm dünya çalışsa dahi “Amerikan rüyasını” Çin’e sağlayamıyor. Çin halkının “Amerikan rüyasını” gerçekleştirmesi için tam tamına 7 Dünyanın sürekli Çin’e çalışması gerekiyor.

Bir tek Dünya olduğuna göre!

On yıllardır bu idealin sürdürülebilir olmadığını anlayamadılar. Sürdürülebilir olmayan bir şey ise yok olmaya mahkûmdur.

Son yıllarda dünya üzerinde akan her kanın ve her zulmün arkasında ABD parmağı var. Süper güç olmaya devam edemeyeceklerini biliyorlar, daha önemlisi çökmeye başladıklarını da biliyorlar. Hırçınlıkları ve kana susamışlıkları bundan.

Her krizden ve gerilimden sonra bir gün sen de zelil olmayı ve silinip gitmeyi tadacaksın, batacaksın ABD diyoruz ya, aslında ABD çoktan battı. Sadece bunun farkında değil. Farkına vardığında ise elindekileri dahi kurtarmak için çok geç kalmış olacak. Bakalım bayraklarını don yapıp giyenler, ülkeleri sallanmaya başlayınca vatanlarına ne kadar sahip çıkacak.

Dünyada ki mülteci sorununun bugün başat aktörü olan ABD, yarın mülteci durumuna düşer mi? Artık onu da komşuları düşünsün!

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti