THY - İmaj

Kuyu Kazan "Müttefik"

28 Kasım 2017 Salı

“Ekonomik sıkıntılar, ailelerde huzursuzluğa ve aile içi şiddete neden olurken, ileriki aşamalarda aileyi parçalanmaya kadar götüren geri dönülemez bir sürece sokabilir. Güçlü devlet için güçlü toplum, güçlü toplum için ise güçlü aile gerekiyor. Güçlü ve huzurlu aileler için ise, ülkemizin şuan içinde bulunduğu ekonomik tablo yeterli değil.”

Alın size Türkiye ekonomisini eleştiren ve hükümeti tenkit eden bir metin. Ancak CHP genel başkanı için durumu böyle izah etmek yetersiz. Erkeğin hanımını, ekonomik sıkıntılar nedeni ile dövmesini meşrulaştırıyor. Buradan yola çıkarak aile içi şiddeti tamamen meşru hale getirebilirsiniz de!

Kadına Şiddet İnsanlığa İhanettir!

Kim bu Kılıçdaroğlu?

Kaset kumpası ile genel başkanlığa çöreklenmiş bir zat. Nedir bu zatın en önemli özellikleri? Genel başkanlığına yatak odası kaseti ile oturmayı hazmedebilecek karakterde olmak. Kaset kumpası sonucu genel başkanlık koltuğuna oturup o koltukta kalmayı sindirebilecek ahlaka sahip olmak. Şimdi böyle bir yapıdan ne bekliyorsunuz ki? Seçim sonuçları belli, partisini getirdiği durum belli, meydanlarda ettiği sin kaflı imalar belli. Tutup devlet adamlığına ve adamlığa yakışır iki çift laf etmesini mi bekliyorsunuz?

Boşuna beklemeyin, malzeme belli!

Trump ve ABD ilişkileri

Soçi zirvesi sonrası Trump Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı aradı. Ortadoğu’da girilen çıkmazı gördü, çözüm ortakları olmadan bölgeyi şekillendiremeyeceklerini anladılar. Çok geç oldu, tüm bölgeyi ağzına kadar silahlandırdıktan sonra akılları başlarına geldi. Dinamiti ateşlediler ellerinde patlayacağını anladılar, işin içinden çıkma peşindeler.

Gerçi Amerika’ya güven olmaz, her şey beklenir. Hele ki en büyük icraatları, Amerikan sistemini kitlemek ve başkanlık makamının çaresizliğini göstermek olan Trump’ın sözü ile kuyuya inilmez.

Trump’ın ani Suriye çıkışının devamında ne olacağını pek yakında göreceğiz. Hatta dün başlayan Reza Zarrab davasının gidişatı ve sonuçları Amerika’nın niyetini belli edecek.

Ancak şöyle bir gerçek var! Eğer bir yere şiddet uygularsanız, aynı güçteki şiddete maruz kalırsınız ve bununla başa çıkacak mukavemette değilseniz, ciddi zarar görürsünüz. Amerika’nın son 20 yıldır sürdürdüğü Ortadoğu ve dünya mafyalığı rolünün ülkeyi nereye götüreceğini göreceğiz.

Amerika, üretim yapmadan emek harcamadan paradan paranın kazanıldığı, haksız kazanç sağlayanların devlet tarafından korunduğu ve milletin tabanının ezilmesine göz yumulduğu bir ülke. Mortgage (2007 - 2010 Amerikan emlak krizi) krizinde kimin parası gitti, kim kazandı kim kaybetti? Çok değil bundan 30 40 yıl evvel köleliğin hüküm sürdüğü bir sistemden bahsediyoruz. İşte bunların yaşandığı ülkedir ABD.

Zarrab

İran ile Türkiye arasında, Amerikan ambargosunun açıkları kullanılarak geliştirilen ticaretin bir piyonu idi Reza Zarrab. Özetle, ABD ambargosu hukuka uygun şekilde delinerek, kılıfına uygun şekilde, İran ile ticaret yapıldı. Birden Zarrab ABD’ye koşarak gitti, Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “burnumuza pis kokular geliyor” dedi. Sonrasında ise basında Zarrab’ın ABD ile anlaştıktan sonra, adeta teslim olduğu yazıldı çizildi.

Benzer durumda ABD mahkemelerinin ambargoyu delen bankalara para cezası kestiği biliniyor. Ancak ABD’nin, Türkiye’den gelecek paradan çok mahkeme sonucuna siyasi olarak ihtiyacı var. Cumhurbaşkanımız ve lideri olduğu parti hükümetlerine istediği gibi istikamet çizemeyen batı bu mahkemeyi muhtemelen siyasi olarak kullanacak. Batının 2019 sonrasında Türkiye’nin başında Recep Tayyip Erdoğan ismini görmeye ne tahammülü ne de takati var. Seçim sonucunu etkileyecek araçlara ihtiyaçları var. Ellerinden gelse ABD mahkemelerinden Erdoğan’a siyasi yasak getirecekler. Bu mahkeme batı için bir can simidi gibi kullanılabilir.

Tam 305 can!

Önce bombalama sonra silahla ateş açılıyor. Cuma namazı sırasında Mısır’da bulunan camiye yapılan aşağılık saldırıda 305 can gitti, 305 kardeşimiz kurban oldu. Kim yaptı, muhakkak “radikal İslam” çizgisinde bir terör örgütü. “Ilımlı İslam” konuşmalarının da tam üzerine denk geldi. Artık İslam coğrafyasında gönül rahatlığı ile ılımlaşmayı tartışabiliriz!

Ama konu sadece bu değil elbet, Mısır’a verilen bir mesaj var, hizaya getirilmesi gerek. Sadece ılımlı olma meselesi değil! Tüm dünyada acı var, ama bizim kalbimiz kan ağlıyor, Müslüman coğrafya gün ve gün kan kaybetmeye devam ediyor.

Bu devran dönecek kardeşler, Allah’ın izniyle biz bu devranı döndüreceğiz, dünyaya barış ve huzuru getireceğiz. Paraya tapan, kan ile beslenen medeniyetin çöktüğünü inşallah göreceğiz.

YORUM YAZ