THY- Güney Avrupa Haziran

Hokkabaz

05 Aralık 2017 Salı

Çok aydınlık değil, ancak loş da değil. Her şeyin net görülebileceği ya da görüldüğü izlenimi vereceği kadar ışık var. Tüm gözler üzerinde iken hokkabaz sahneye çıkıyor, bir elinde bezi diğer elinde çubuğu ve kafasında şapkasıyla başlıyor numaralarına.

Neler yapmıyor ki, şapkadan bir fil çıkarmadığı kaldı. Yetmedi yardımcısını 5’e böldü birleştirdi. İstisnasız izleyen herkes yardımcının paramparça olduğuna yemin edebilir, ancak işte orada sahnede tek parça bizlere selam veriyor. Kuş olan ateşler ve türlü türlü numaralar derken işte hokkabaz havada, uçuyor!

Ancak bunların hepsi bir oyun ve aldatmaca, hiçbiri gerçek değil. El çabukluğu ve uzun süren hesaplarla hazırlanmış sahne oyunları. Hepsi izleyicilerin gözlerini büyülemek ve oynanan sahnenin gerçek olduğuna inandırmak için!

Bazen öyle şeyler görürsünüz ki, gözleriniz dahi gerçekleri size sunmakta yetersiz kalır. Böyle zamanlarda hislerinize ve duyularınıza değil aklınıza başvurmanız gerekir. Ancak bu şekilde doğruyu anlayabilirsiniz. Yok, eğer kendinizi sahnelenen performansa kaptırırsanız, keyifli bir zaman geçirir ve aldanırsınız!

Bugün, ABD’de sahnelenen kumpas mahkemesi bir hokkabazlıktan başka bir şey değil. Basına bakın ne konuşuluyor, kumpas mahkemesinde iddia edilen rüşvet, usulsüzlük ve haksız kazanç.

Bunları kim savunabilir?

Hiç kimse bunları savunamaz, savunmaz da!

Peki, ABD’de ki davadan ne çıkacak? Bu ahlaksızlıklara karşı “böyle yapmayın, yapanlara şu cezaları veriyorum” mu diyecekler. Sakın yanılmayın, ABD’nin derdi ne rüşvet ne de yapılan usulsüzlükler.

Yıl 2007, Amerika’da emlak krizi patlıyor ve küresel bir felakete dönüşüyor. Bu felaketi daha önceden sezenler devleti uyarıyor, ancak ABD önlem almıyor. Ancak kriz patladıktan sonra devlet olaya el koyuyor ve batan bankaları satın alıyor kimin parası ile? Amerikalıların parası ile. Peki, milyarları -dolar cinsinden- bu kriz ile cebine atanlardan yargılanan var mı, yok! Göstermelik bir iki dava, Amerikan halkının gazı alınıyor ve olayı kapatıyorlar. Herhalde basının da olayın üzerine çok gitmediğini söylememize gerek yok. Burada sahne arkasında 2007 krizine neden olan rüşvetler, usulsüzlükler ve bilinçli bürokratik yanlışlar ne oldu? Üzerine sünger çekildi, gitti.

Neden?

Devlet işin içindeydi, derin devlet desek daha doğru olur.

Adalet dediğiniz şey, evet tektir. Ancak bu “tek” adalet kimsenin işine gelmez. Bu yüzden adalet mekanizması da bugün bir araç haline gelmiş durumda. Devlet içi derin yapılanmalar, gizli ajandalarını yürütürken önlerine çıkan pürüzleri adalet ile gideriyor. Uluslararası düzeyde ülkeler yine kendi çıkarları istikametinde adaleti şekillendiriyor.

İşte bu yüzden Topkapı sarayında dedelerimiz “1 saatlik adalet, 70 yıllık ibadetten hayırlıdır” hadisi şerifini yazmışlardır.

Bugün adaletten bahsetmemiz mümkün mü, hele ki uluslararası adaletten? Tamam, Suriye’de Amerikan silahlarıyla ve bombalarıyla katledilen masum insanların, çocukların ve kadınların haklarını teslim edin bakalım. Görelim nasıl adalet sağlıyorsunuz.

Hayır,  burada aranan adalet değil, rüşvet ve usulsüzlükler de değil.

Burada aranan, siyasi manipülasyon ve devletimizin başında görmek istemedikleri Erdoğan’ı sıkıştırmak için bir fırsat. Bunu Reza Zarrab ile bulduklarını düşünüyorlar. Göreceğiz.

Siz, siz olun, hokkabaza kanmayın, gözlerinizin önünde tezgâhlanan ve size ait olan gözlerinizle vicdanlarınızın aldatılmasına fırsat vermeyin.

Peki, rüşvetçiyi ve usulsüzlük yapanları ne yapacağız. Pire için yorgan yakılmaz. Bunlar cezasını, hak ettiklerini bulacaklar ve Türkiye sınırları içerisinde bizim adalet mekanizmamız ile bulacaklar, ama bu yaptıkları yüzünden Türkiye’ye fatura kesilmeye çalışmasını kabul etmeyeceğiz.

YORUM YAZ