FETÖ’nün “İyisi”

27 Ekim 2017 Cuma

Yeni parti kuruldu, ama kim için belli değil. Amerika için kurdular herhalde. Nerden mi çıkartıyoruz bunu, dün teröristleri cilalayanlar bugün Akşener’i parlatıyor. Keşke partiyi Türkiye için kurmuş olsalardı. Türkiye’de artık bir “proje partisi”nin siyaset sahnesinde var olması pek mümkün değil. Özünü milletten almayan, milletin değerleri ile temellenmeyen bir parti ayakta duramaz. 2019 seçimlerine şurada ne kadar kaldı ki, tam 2 yıl içerisinde her şey neticelenmiş olacak.

2019’a giden yolda sadece millet için var olan partiler kazanabilir. Bu AK Parti için de kolay olmayacak. 7 Haziran seçimleri seçmenin eğilimlerinde sert değişiklikler olabileceğini gösterdi. 2019’da seçmen sadece inandığına değil aynı zamanda gördüğüne ve kendi sesini duyup karşılık veren partiye oy verecek.

Durumun şakaya gelir bir yanı yok.

Bunun farkında olan genel başkan Erdoğan, önemli değişikliklere gitmeye başladı bile. Ancak bu sadece belediye başkanlarının görevden alınması ile olacak iş değil. AK Parti teşkilatı, partinin millete bakan yüzü. Dolayısıyla teşkilatın en kılcallarına inilerek yeni sisteme göre ayar yapılmalı, sorunlar, sorunlular ayıklanmalı. Millet değişikliği, arınmayı ve dinçleşmeyi hissetmeli. 2002’de olduğu gibi, partiye baktığında kendini görmeli.

2019’da aziz milletimizin kararını hep beraber göreceğiz.

Muhakkak milletin iradesini manipüle etmek isteyenler olacak. Beceremediklerinde, belki, gene bir darbe girişiminde bulunacaklar. Ama bu sefer karşılarında ses çıkarmayacak bir millet yok! Karşı çıkmayacak bir Türkiye yok!

Peki, neden devletimiz de bu ruhla hareket etmesin?

D8 ve milli para ile ticaret.

Son günlerin önemli gelişmelerden biri Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın D8 kongresinde üstüne basarak milli para birimleri üzerinden ticarete değinmesi oldu. Gerçekleştiği takdirde, doları bypass edecek bu gelişme, uluslararası ticarette özellikle D8 ülkeleri için devrim niteliği taşıyacak. Geçmişte yerli para birimini uluslararası ticarete taşımak isteyen ülkelerde, Amerika’nın arkasında olduğu darbe girişimleri gerçekleşmiş ve birçoğu ABD’nin arzu ettiği şekilde neticelenmişti.

Yani bu kadar darbe girişiminden sonra kazandığımız “bağışıklığı” neden kullanmayalım. Zaten darbe girişimlerinin ardı arkası kesilmiyor ve deviremiyorlarken bazı radikal kararları almanın tam zamanı.

Ilımlı İslam

İslam’ın ılımlısı, radikali ya da aşırısı yok! İslam bir, yolu bir, kitabı bir, peygamberi bir! Prens MOSSAD ile görüşüyor, veliaht selam çakıyor “ılımlı İslam’a döneceğiz”. Böyle bir açıklama yapmadan önce MOSSAD yerine İslam âlimleri ile görüşselerdi, tabi amaç İslam olmayınca görüşülecek mecra da belli.

Osmanlı’da Sanat

Birkaç gündür köşelerde Osmanlı’da sanat tartışılıyor. Tarihi bir köşkte yapılan serginin tarihimize ve kültürümüze hakaret olduğunu düşünenlerde var, Osmanlı tarihinde ve sanatında bu serginin yeri olduğunu savunanlarda.

Artık bu Osmanlı tarihi tartışmaları kabak tadı vermeye başladı.

Kimleri Osmanlı’ya, Aziz Mahmud Hüdai, AK Şemsettin, Somunca Baba, Emir Sultan gibi âlimlerin penceresinden bakıyor. Ancak buna karşı kimileri de Osmanlı’ya, çıplaklık, eşcinsellik ve sapkınlık çizgisine varan sanat anlayışının penceresinden bakıyor. İki kesim de tarihle barışıp, geçmişi olduğu gibi görmeli. Nihayetinde Osmanlı Devleti geçmişte kaldı, yaptıkları her şey doğru olsaydı bugün hala 4 ayrı kıtada toprağı olan bir imparatorlukta yaşıyor olurduk. Onların yaptıklarını yapmayalım, hataları görmezden gelmeyelim, bunları görelim, kabul edelim ve ders alıp tekrarlamayalım.

  • RealiteRealite22 gün önce
    Belediye başkanlarımı yoksa dünya liderimiz mi metal yorgunu ögrenmek için sözcü yazarı Yılmaz özdil bu günkü köşe yazısı okumanız tavsiye....