THY- Euroleague

Çapulcu Odaları!

09 Şubat 2018 Cuma

Yıl 2013 Haziranı, yer Taksim. Gezi kalkışmasına şahit oluyoruz. Millet huzursuz, evinde sabırla sokağa çıkan teröristlerin şımarıklığını izliyor. DHKPC’si, PKK’sı İstanbul’un göbeğinde pankart açmış şov yapıyor. Hepiniz hatırlıyorsunuz o günleri. 3, 5 ağacı göstererek millet iradesine kast etmeye çalışan o aşağılık terör destekli hareketi.

O günlerden yaşanan bir olayı anlatacağım.

Bir mimar olarak, odaya kayıtlıyım. Gezi olayları sırasında mimarlar odasından her gün birden fazla sms gelmeye başladı. İşte bugün burada toplanıyoruz, akşama şurada toplanıyoruz, yarın bilmem nerde… Bunun gibi onlarca mesaj geldi telefona. Bu tür mesajlar atan sadece mimarlar odası değildi, birçok meslek odası terörist destekli gezi olaylarının içinde yer almıştı.

İşin ilginç yanı yıllardır odaya kayıtlıyım, seçimler dışında telefonuma mesaj gelmemiştir. Ne hikmetse, hiçbir şekilde mimari endişelerle bir tek mesaj atmayan odamız bu sokak kalkışmasını pek bir benimsemiş ve sahiplenmişti. Mimarlık eğitiminde ki sıkıntılara değinmeyen, bizleri mimarlık adına sokağa çağırmayan oda, sokakları ateşe vermemizi istemişti. Mimarlar odası, olay hükümete ve devlete karşı teröristlerle el birliği vererek anarşi çıkarmak oldu mu, mangalda kül bırakmıyor en önde koşar adım gidiyor.

Bununla da kalmıyor, devletin icraatlarına, hizmet etmesine ve milli projelere de karşı çıkıyor. Ancak mimarlık adına elle tutulur bir çalışması var mı? Yok!

Şimdi, bu ve benzeri odalara millet ve meslek sahipleri sormaz mı “sen ne işe yararsın” diye?

Hakikatten mimarlar odası, siyasete verdiği enerjiyi ve konsantrasyonun yarısını mimarlık mesleğine verse Türkiye’de mimari bir çağ açılmıştı.

Aynı zamanda bu sesi çok çıkan adeta hükümete karşı siyasi muhalefet olan odaların DHKPC ve PKK’ya maddi destek verdiği iddiaları da var. Herhâlde dünyada teröristlerin en rahat ettiği ülke Türkiye, teröristler için bildiğiniz cennet. Kendilerine sahip çıkan meslek odaları var, kol kola girip birlikte yürüdükleri siyasi partileri var, hukukçuları var, akademisyenleri de eksik değil, din maskesi takmış FETÖ diye örgütleri var, var da var!

Daha ne olsun!

Şimdi geçenlerde Türk Tabipler Birliği çıkmış, Zeytin Dalı Operasyonuna karşı bir duruş sergiliyor. Yani siz kimin odası, kimin birliğisiniz? Türkiye’ye ve millete ait olmadığınız kesin!

Buna karşın, TTB’nin adında ki Türk ibaresi çıkartılacakmış. Yahu çıkartsa ne olur, çıkartmasa ne olur? Bu ve bunun gibi her türlü birliğin, odanın ve oluşumun acilen kapatılması gerekiyor. Bu platformlar kuruluş amacından tamamen sapmış durumda. Birde memlekette olağan üstü hal var. Allah’tan var, OHAL’de olmasa artık neler olacak, düşünmek bile istemiyorum.

Bu milletin yakasından bir düşmediniz, parazit gibi yapıştınız! Anlaşılıyor ki, bunlar varlığını sürdürdüğü sürece teröristlerle kol kola girenler, işbirliği yapanlar içimizde olduğu sürece, millete huzur yok rahat yok. Asıl savaşı içimizde veriyoruz ve bu psikolojik harbi kazanmaktan başka çaremiz olmadığı anlaşılıyor.

YORUM YAZ