İcraatın içinden

10 Şubat 2018 Cumartesi

Recep Tayyip Erdoğan, söylemlerinden, eylemlerinden, makamının gerektirdiği ciddiyetinden, vakarından, kimlik, kişilik ve şahsiyetinden zerre kadar ödün vermeden, bir bütün halinde kendini kabul ettirmiş olduğu halde Vatikan’a bir ziyaret gerçekleştirdi ve Papa’yla gayet seviyeli bir görüşme yaparak yurda döndü.

Basına aksedeniyle aksetmeyeniyle, siyasi bağlamda gayet verimli geçtiği belli olan görüşme onun adına da milletimiz adına da hayra dönüştü. Kudüs meselesinde, Siyonist cepheye karşı duran cephemiz, bir bakıma daha da tahkim edildi; Hristiyan dünyadan konuyla alakalı gelen desteklere, bu görüşmeyle gerçekleşen ve kendilerince önemli olan Vatikan referansıyla daha bir cesaret aşısı yapıldı.

Recep Tayyip Erdoğan, sadece bir devlet başkanı sıfatıyla karşılanmadı. Vatikan’da ya da buna ek İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı sıfatıyla da karşılanmadı. Protokolde dillendirilmese de İslam aleminin manevi lideri kabul edilerek karşılandı. Bu tür kabullenişin semereleri ise hemen değil mevsimi gelince elde edilir. Bekleyeceğiz ve de göreceğiz..

Mukayese için değil sadece hatırlatmak için söyleyeyim: Gülen de, üzerine hiç vazife olmadığı halde, Papa’yla görüşmek istedi. Araya, Papa’nın geri çeviremeyeceği aracılar koydu; dinler arası diyalog adı altında başlatılan bir ucube çalışmayı kendisine şefaatçi edindi, nihayet bütün istiskalleri de sineye çekerek Vatikan’a gitti ve Papa’yla görüşme muradına erdi.

Sonra da hepimizin yüzünü yere baktıracak rezil bir mektupla Papa’dan görev istedi; talebinin kabulü için el etek öptü. Başı ihtiras, ortası dalkavukluk, sonu hüsran olan bu görüşme ise hem onun adına hem de milletimiz adına hâlâ izini silemediğimiz bir şerre dönüştü; koskoca bir kitlenin onların emrine verilmesi sonucuyla da bütünüyle şerirlere hizmet etti.

Zeytin Dalı Harekâtı bütün hızıyla devam ediyor. Öldürülen terörist sayısı bin yüze yaklaştı. Hedefler Mehmetçiğimiz tarafından yerle bir edildi. Bu kararlılık ve başarı uluslararası ilişkilerimizde, iç ve dış siyasetimizde, ekonomik bağlantılarımızda pozitif bir geri dönüşümü de beraberinde getirdi.

Türkiye, zaruret kaynaklı başlattığı bu savaşı elbette zaruret ölçüsünde devam ettirecektir; savaşla ilgili Türkiye’nin hiçbir istilacı niyet ve düşüncesi yoktur. Niyet ve düşüncesindeki samimiyetinden ve saydamlığındandır ki, onun bu haklı harekâtı önemli hiçbir tepkiye sebep olmamaktadır. Bazı çatlak sesler gelse de önemsizdir. Türkiye bu çatlak sesler uğruna güney sınırlarının bütününü teröristlerden temizlemeye matuf başlattığı bu harekâtı durduracak değildir. Bu çatlak ses nereden gelirse gelsin şu saatten sonra bizim için yok hükmündedir.

Bazı densizler, Türk ve Türkiye gibi kavramları kurum ve kuruluşlarının tabelasına koymakla her şeyi hallettiklerini sanıyor, devlet içinde devlet gibi davranmalarını sürdürüyorlardı. Son alınan kararla bu devşirmeler de kendi kimliklerine döndürülmüş oldu. Bundan sonra, kavramlar arkasına saklanıp ihanet yapmalarına imkân kalmadı. Alınan bu isabetli karardan dolayı, hükümeti ve emeği geçen bütün devlet yetkililerini canı gönülden tebrik ediyorum.

Devletin FETÖ ile mücadelesi, tahminlerin üstünde bir hızla sürdürülüyor. En güvendikleri yapılanma Askeriye idi. Kırk yıldır çalıştıkları ve diğer hizmet birimlerinin bütününe harcadıkları paranın belki on mislini sarf ettikleri bu gayr-i meşru yapılanma 15 Temmuz sonrası yerlerde sürünür oldu.

Çünkü onların varlığı bir örgüt yapısına intisaptan dolayı, aritmetik değil geometrik bir güce sahipti. Aradaki irtibatlar kesilince, örgüt yapısı çöktü ve hepsi de sıradan birer birey olarak ortada kala kaldı. Daha önce yaşadıkları konforu da kaybettiklerinden içlerinde çok ciddi inkisarlar hasıl oldu. Şu an itibariyle her iki üniformalı hainden biri itirafçı oluyor. Zaten devlet, askeriye yapılanmasının sivil ayağı olan mahrem imamların canına çoktan ot tıkadı.

Kriptolar mı? Onların sıranın kendilerine geleceği günün endişesiyle titremekten başka bir aksiyonları olacağını sanmıyorum..

Biz, Afrin harekâtını kesintisiz devam ettirir, sonra da yüzümüzü diğer terör odaklı merkezlere çevirirsek ve inşallah başarılı da olursak, hiç kuşku duymuyorum ki, Amerika da, Rusya da, Batı ülkeleri de bizim Ortadoğu liderliğimizi kabul etmek zorunda kalır. Bir müddet sonra İsrail de diğer Ortadoğu ülkeleriyle birlikte bize biat eder. Bundan sonrasını artık FETÖ düşünsün, hem de kara kara, karalar bağlayarak düşünsün. Gidişat bunu gösteriyor..

 

YORUM YAZ

  • Cuma DevranCuma Devran8 gün önce
    Nereden biliyorsun.... olduğunu....
  • RobotRobot9 gün önce
    İpleri Pensilvanya da olan robotlar!Kendinizi teknolojik robotsanmayın. İblis: " Tüm mesuliyet bende hepiniz cennettesiniz. "demekle huzur u ilahide men i mesuliyet kazanamassınız.
  • Dünyası Karardı!Dünyası Karardı!9 gün önce
    Kişiliksiz milletvekilleri karşısında el pençe divan emir bekleme ziyareti yapıyorlardı. .... it Fetö' de verdiği talimat bitince elinin tersiyle "çık!" diyordu! Ey ....; kapını çalan var mı şimdi? Yok! Çünkü sen bir ....sin!
  • SadakatSadakat9 gün önce
    Harami helal yapi asla bir Islami cemaat olamaz.Artik sesleri de cikmiyor. Ama biz biliyoruz ki bu guruhun ipi abd sirretinin elinde.Iflah olmaz bir durumdalar.Acaba hic mi dusunmediler ve akil etmediler ki Tek takip edilecek kisi Resulüllah sav dir?Hem de Risale-i Nur Kulliyati ndan mesum ellerini ceksinler!