Erdoğan’ı eleştirme kılavuzu

23 Eylül 2017 Cumartesi

Eleştiri, mükemmele sıçramanın bir yoludur. Fakat doğru ve yerinde yapılan eleştiri böyledir. Yalan ile yapılan eleştiri bühtan ve iftiranın ta kendisidir. Yerinde ve zamanında yapılmayan eleştiri de lüzumsuz laf ebeliğinden başka bir anlam ifade etmez.

 Fakat yerinde ve zamanında yapılmayan eleştiri bir başka gaye ve maksat da barındırıyorsa, o zaman konu eleştiri olmaktan zaten çıkar, gaye ve maksada uygun bir isimle adlandırılır. Bazen adı işbirlikçilik olur, bazen adı iş bitiricilik olur, bazen nifakla bazen de satılmışlıkla adlandırılır; ne ki art niyetli eleştirilere asla güzel, olumlu, pozitif bir anlam yüklemek mümkün olmaz..

Recep Tayyip Erdoğan, özellikle çok partili dönem sonrası siyasi geçmişimizde en çalışkan, en başarılı, toplum katmanlarının ayrı ayrı her birinde en çok kabul görmüş bir siyasi lider olarak tarihe geçmiş bulunuyor. Demokratik hak ve özgürlükler adına, dünya ölçekli kavga veren sayıları oldukça az liderler arasında mutlaka onun adının da zikredilmesi gerekiyor.

Gecesini gündüzüne katarak, alışılmış standartları alt üst eden bir performansla çalıştığına, aksiyonunu isabetli harekete düğümleyerek sürekli hak hedefe doğru ve süratle mesafe kat ettiğine, dost düşman şahitlik ediyor. Bu şahitliği dostları hüsnü kabulleriyle ilan ederken, düşmanları da kin ve nefretlerinden çatlayacak hale gelişleriyle ifşa ediyorlar. Bu ikinci kısım ifşa da yine bizler için onun duruşunun doğruluğuna ve istikamet üzere bulunuşuna bir delil ve burhan oluyor.

Her zaman söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan siyasi refleksleri güçlü bir liderdir. Şartlara ve yeni durumlara karşı, hak ve haklılık ilkelerinden ödün vermeden, kendini sürekli yenileyebilen, güncelleyebilen bir önseziye de sahiptir. Sosyal hadiselerin dilini okuma becerisi fevkaladedir.

Siyaset, sosyal hadiseleri uzun, orta ve yakın vadede okuma, yorumlama ve hayata geçirme becerisidir. Siyasetin manevra alanı dün-bugün ve yarındır. Bunlardan birini ihmal ettiğinizde mühmel zamanda siz de yoksunuz demektir. Olmadığınız bir yerde icra ve tasarrufta bulunmanız da elbette mümkün değildir. 

Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren bazı refik kalemleri okuyorum; kimileri onu geçmişe, kimileri ise sadece geleceğe kilitleme peşinde. Şimdiyi okumada zorlanıyorlar ya da hiç okuyamıyorlar. Siyaset dilinde ve sosyolojik değerlendirmelerde dün doğru olan bir söz ve hareketin bugün yanlış; bugün yanlış olan bir söz ve hareketin yarın doğru olabileceği değişkenliğini nedense hiç hesaba katmıyorlar. Sırtlarında küfe taşımadıkları için de laf ü güzaf vadilerinde serbest koşuyor, oynuyor, takla bile atıyorlar.  

Aklına, düşüncesine önem de verdiğim birisi şimdilerde 15 Temmuz üzerinden dedektiflik yapıyor. Darbeye teşebbüs etmiş bir vatan haininin yanıltma gayeli sözlerini referans kabul ederek kendince kayıp kralı arıyor. Ve bu arada safi zihinleri bulandırmayı hedefleyen bir üslup kullanmayı tercih etmiş de görünüyor. Farkında ya da değil, FETÖ ile mücadelede zaten yetersiz kalan kolektif direnci bir taraftan da o törpülemeye çalışıyor. Yakıştıramadım.

Barzani, referandum yapmak isteyince, Recep Tayyip Erdoğan bu kadim dostunu önce müşfik bir üslupla uyardı. O kararından vazgeçmeyeceğini deklare edince de, Erdoğan’ının üslubu muhatabının son haline göre format kazandı. Şimdi, onun daha önceleri Barzani ile ilgili dostane söylediği sözleri, ortada somut hiçbir teşebbüs yokken muhayyel Kürt Bağımsız Devleti ile ilgili yaptığı yorumları bugüne taşıyıp o söz ve yorumlarla Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek, samimiyet kaynaklıysa anakronik bir zaafın, art niyetli maksat ve gaye taşıyorsa o gaye ve maksadı ele veren isimle müsemma olmanın eseridir. Bunların hiç birinin hak ve hakikat arayışıyla uzaktan yakından alakası yoktur. Erdoğan’ın Beşşar Esed ile ilgili, FETÖ ile ilgili siyasi med ve cezirlerini de aynı bağlamda değerlendirmek gerekir.

Bu kadar düşmanla aynı anda yaka paça olan ve onlara karşı amansız bir kavgada efor sarf eden bir kişinin, zahiren önemsiz gibi görünen bir tavırla eteğini çekiştirmek, elini kolunu tutmaya yeltenmek, ya bir gaflet ya da ciddi bir ihanet göstergesidir. Bu tür davranış ve söylemleri salt eleştiri kavramıyla anlamlandırmak biraz fazla saflık olur..

Sözümü sahiplenmesi gerekenler, çelişkiyi tenakuz anlamında kullananlardır. Tezat anlamında kullananlara bir sözüm yok. Çünkü tezat, her zaman ve herkes için mümkün bir hayat gerçeğidir; ölmüş olmanın veya mezar-ı müteharrik bir hayat yaşamanın dışında tezatsız olmak kabil değildir.

Recep Tayyip Erdoğan eleştirilemez mi? Elbette eleştirilir. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru şekilde. Recep Tayyip Erdoğan eleştirilmesin mi? Böyle bir şeyi dostları değil ancak düşmanları ister..

 

  •  mardinli mardinli1 ay önce
    Sayın hocam Allah cc razı olsun.Elbette elestireceyiz elistirmek hak yolu göstermek demek.Hz ömer ra bir hutbesinde ey nes sari ata oygun olmayan bir davranış gördüğünüzde beni ikaz edin.Cemaatinden biri kalkıyor ve şöyle vallahi şeriata uygun olmayan bir şey görsek kiliclarimzla seni düzelteceğiz.Hz ömer Allaha hamd ediyor şükür ediyor.Sayın hocam insan olma hasabiyle her insan hata yapabilir mühim olan hatadan dönmektir.Sayın cumhur başkanimizda hata edebiliyor.hata kimden olursa olsun elestireceyiz imanimizin gereği budur selam ve dua ile