Ders çalışmak istemeyen öğrenciler

02 Nisan 2017 Pazar

Son zamanlarda bana ve pek çok uzmana sıklıkla söylenen klasikleşmiş bir laf var; “Çocuğum ders çalışmayı sevmiyor, dersin başına zorla oturuyor ve benim zorlamamla ders yapıyor. Bu konuda ne yapmalıyım veya bu konuda yardım almak için size geldik.” 

Zaten ders çalışmak istenen bir davranış değil ki… Hangi öğrenci sorarım size, ders çalışmanın TV seyretmekten, gezmekten veya bilgisayarda vakit geçirmekten daha zevkli olduğunu söyleyebilir? Öğrencilerin çoğunluğu ders çalışmaktan hoşlanmaz. Bunu sadece yapılması zorunlu bir davranış olarak görür.

Davranışların ortaya çıkması iki yolla olur; Kişi önce bir eylemi yapmak ister, onu zihninde tasarlar, sonra düşündüğünü harekete geçirerek eylemi gerçekleştirir. Bu süreç daha çok isteyerek yapılan davranışlar içindir. İstenmeyen davranışlarda ise; örneğin ders çalışmak.. önce harekete geçilir, sonra eylemi yapma isteği uyanır. Bu durumda ders çalışma davranışı da iki yolla gerçekleşmiş olur;

Yani buradan hareketle şöyle diyebiliriz; öğrenciler çalışma isteğini uyandırmak için öncelikle çalışmaya başlamalı sonra bunu sürdürmeye çalışmalılar. Bir süre sonra görürler ki ders çalışmayı severek yapar hale gelirler. Ancak sevme konusunda aceleci davranmalılar. Önce bir gün düzenli çalışmayı başarmak için uğraşılmalı. Sonra bu durum, bir haftaya yayılmaya çalışılmalıdır. En önemlisi de; ders çalışmayı istenmeyen bir davranış olarak algılamaktansa, onu gelecekteki hedeflere ulaşmak için yapılması gereken şartlardan birisi olarak görmek lazımdır.

Değerli okurlar, çocuklarınızın ders çalışmayı sevmesi ve çalışma alışkanlığı kazanması için önerilerim;

Öncelikle çocuğun gerçekten bir sağlık problemi bulunması ve bunun ebeveynler tarafından fark edilmemesidir. Görme, işitme, kavrama gibi konularda sorun yaşayan çocukların okula karşı motivasyonu çok düşüktür.

Çocuklar, kendilerinde ne beklendiğini net olarak anlamak isterler. Öğretmeniyle beraber çocuğunuz için kısa vadeli hedefler belirleyip bunu çocuğunuzla paylaşın. Çocuğunuz belirlenen eşikleri geçtikçe ona pozitif geri bildirimler yapın. Mesela matematik testinden 2 doğru yapabilen öğrenci için bütün testi doğru çözmesini beklemek haksızlıktır. 5 doğru yapabilirsin gibi bir teşvik daha anlamlı ve çocuk için gerçekleştirilebilir bir hedeftir. Çocuğunuz bunu başardığında ve kendine güvenmeye başladığında zaten adım adım yükselecektir.

Çocuğunuzu ödüllendirmeyi de ihmal etmeyin. Ödül küçük bir cep harçlığından tutun da baş başa geçirilen özel bir zamana, güzel bir sözden bir parça çikolataya kadar her şey olabilir. Burada atlanmaması gereken en önemli nokta, sadece hedefe ulaşabilen çocukları değil, emek harcayan çocukları da ödüllendirmek. Çocuğunuza, harcadığı çabanın farkında olduğunuzu ve sonucu bazen başarısız olsa da davranışını takdir ettiğinizi belirtmeyi ihmal etmeyin.

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun başarılı olmasındaki en büyük sorumluluklarınızdan biri, okulda neler öğrendiğini bilmenizdir. Çocuğunuza sorguya çekmeden ve cevaplaması için zorlamadan ilginizi gösterecek sorular sorun. O gün okulda ağaçlar konusunda bir şeyler öğrendiyse beraber bir yürüyüşe çıkıp ağaçları inceleyebilirsiniz mesela. Ya da tarih dersinde öğrendiği konuyla ilgili bir filmi beraber izleyebilirsiniz.

Sadece ne öğrendiği değil, öğrenme süreciyle de ilgilenin. O konudan hoşlandı mı? Dikkatini çeken bir özellik var mıydı? Sizin yardım edebileceğiniz bir konu var mı? Olumlu ya da olumsuz deneyimleriyle ilgili yapılan açık konuşmalar (Evet-hayır soruları değil, çocuğunuzun fikrini öğrenme amacıyla sorulan açık uçlu sorular) çocuğunuzun okulda da öğretmenleri ve arkadaşlarıyla daha fazla iletişim kurmasını sağlar.

Sürekli “ders çalış” baskısı çocuğu dersten soğutabilir. Anne-baba bu konuda çocuğu anlamaya çalışmalıdır. Ailesinden ilgi gören ve sevildiğini hisseden çocuklar, daha başarılı ve mutlu olur. Ayrı bir husus da; eğer anne-baba evde gazete kitap okumuyorsa, TV başında saatlerce kalıyorsa, çocuğun okul yaşantıları ile ilişkisi, “Ödevin var mı?-Ödevini bitirdin mi?-Sınavlar ne zaman başlıyor?” gibi sorulardan ibaretse böyle bir anne-baba, çocuğunun sadece akademik başarısına önem veriyordur. Oysa anne-baba zaman zaman çocuğu ile birlikte ödev yapmalı, ona “Ödevine yardım edebilir miyim? “Yeni şeyler öğrendiğini hissediyor musun?” “Yeni ve farklı şeyler öğrenmek nasıl bir duygu, öğrendiklerini hayatında uygulayabilir misin acaba?” gibi sorular sormalıdır..

Çocuğunuzda ders çalışma isteksizliği varsa öncelikle bunun nedenlerine bakmak lazımdır. Bu nedenleri ortaya çıkarırsanız çözüme daha çabuk ulaşırsınız.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT DNŞ TEL:0212 503 79 95-0 506 401 79 91

 

  • Yahya Yahya 7 ay önce
    İlk önce yazınız için teşekkür ederim. Bence eğitim sistemi değişmesi gerekiyor çünkü 80 yıldır aynı dersleri görüyoruz.
  • FedaiFedai7 ay önce
    26.03.2017 tarihindeki "EVLİLİKTE ALDATMA" baslikli talihsiz yazinizdan sonra bu yaziniz,faydali ve yapici olmustur.isik tutmustur.