THY- Euroleague

Danışan Merkezli Oyun Terapisi

24 Aralık 2017 Pazar

Değerli okuyucular, çocuklar yetişkinler gibi kendilerini ifade edemedikleri ve iletişimde kelimeleri kullanamadıkları için, kendilerini oyuncaklar aracılığıyla oyunlarla ifade ederler. Bu yüzden günlük hayatta kafa karışıklığı yaşadıklarında, duyguları ve düşünceleriyle ilgili yoğun karmaşa yaşadıklarında farklı şekillerde dışarı yansıtırlar. Bu karmaşalar genellikle ebeveynler tarafından “problem yaşayan çocuk” olarak tanımlanır. Ebeveynler ise farkında olmadan bu problemli olarak tanımladıkları durumlarla baş etmeye çalıştıkça bazen istemeden iletişimi ve ilişkiyi güç hale dönüştürebilirler. 

Danışan Merkezli Oyun Terapisiyle çocuklar, olumsuz deneyimlerini, başa çıkamadıklarını, yaşadıkları sorunları, ifade edemediklerini, risk alabilecekleri korunaklı bir alanda deneyimleyebilme ve çözümleyebilme becerilerini geliştirirler. Bütün bunları yaparken, kendilerini ifade edebilecekleri, sosyal kuralları ve sınırları öğrenebilecekleri, tüm hatalarıyla, eksiklikleriyle kısaca varlığıyla koşulsuz kabullenildiği ve yargılanmadığı güvenli bir ortamda olurlar. Çocuk Oyun Terapi Odasında, dağarcığındaki hayal kırıklıklarını, başa çıkamadıklarını yeniden canlandırır. Bu konteynırda (güvenli alanda) farklı şekillerde baş etme yollarını öğrenir. Bu da kendisine güvenini arttırır. Kendine özsaygısını kazanan ve kendine güvenen çocuk, problemleriyle baş edebilecek ve sağlıklı çözümler üretebilecektir. Problemleriyle yüzleşemeyen çocuklar problemlerini çözemezler.

Danışan Merkezli Oyun Terapisinde, çocuğu sözel iletişime zorlamak terapiye uygun değildir. İletişime zorlarsak kendi seviyemizde iletişim kurmuş oluruz. Terapötik süreçte çocuğun seviyesine inmek önemlidir. Oyunlarla kendileri yönlendireceklerdir. Danışan Merkezli Oyun Terapisinde çocuklar, seçilmiş oyuncaklarla oynamazlar. Kendi seçtikleriyle oynarlar.

Vedat Bey ve eşi Kamuran Hanım oğulları Berat’ı 6 yaşındayken terapiye getirdiler. Berat’ın anne-babası, tedavinin başlangıcından bir sene önce boşanmışlardı. Berat’ın oyun terapisi vasıtasıyla öfkesini ifade edebileceğini ve ebeveynlerinin daha iyi ebeveynlik becerileri öğreneceğini düşünen çocuk doktoru tarafından danışmanlık merkezine yönlendirilmişlerdi. Aile ile çocuksuz yapılan değerlendirme seansında Berat’ın tüm gelişimsel basamakları zamanında tamamladığını, hatta erken yürüdüğünü konuştuğunu öğrendim. Berat bir sene önceye kadar anne-babası boşanana kadar hiçbir kavgaya karışmamıştı. Berat anaokulunda okuyordu ve bilişsel olarak akranlarından daha ilerideydi. Her iki ebeveyn de çoğu kişinin boyu ve sözel becerileri nedeniyle oğullarının daha büyük olduğunu düşündüğünü söyledi.

Bir sonraki seansta Berat oyun odasına büyük bir hevesle girdi, hemen oyuncaklara bakmaya başladı. Ona, istediği her şeyle oynayabileceği ve tek kuralın odayı toplamaması olduğu söylendi. Berat bu açıklamadan sonra doğrudan araba ve kamyonlara yöneldi. Benimle oynamak istedi ve taşıtları yarışa hazırlamak için sıraya dizmemi istedi. Daha sonra itmeli arabaları kullanarak yarışı başlattı. İki aracı aynı anda ittiği her seferinde bana, araçlar yarış çizgisini geçince alkışlamam talimatını verdi. Oyun bu şekilde defalarca sürdü. Berat oyun odasından çıkarken zorluk yaşamadı ve bana; “Çok eğlendim, bir daha geldiğimde nasıl çerez yuttuğumu da oynarız” dedi.

Daha sonra anne-babayı seansa aldığımda gerçekten de babaannesinin evinde oyun oynarken çerezin boğazında kaldığını ama hemen hastaneye götürüldüğünü ve olay olurken hiç ağlamadığını söylediler.

Bir sonraki seansta Berat başından geçenleri canlandırmak için ihtiyaç duyduğu hastaneyi ambulansı evi seçti. Oyunu kolaylaştırmak amacıyla 6 yaşında bir erkek çocuk figür olarak öncülüğü üstlendim. “Bu küçük çocuğun başına babaannesinin evinde kötü bir kaza geldi” dedim. Berat hemen beni yönlendirerek başına gelen travmatik olayı tüm ayrıntılarıyla oynadı. Seansın ardından Berat annesi ile eve gitti. Ve her iki ebeveyn de onun çok mutlu göründüğünü ve okulunda arkadaşlarına karşı daha uyumlu sakin davrandığını bildirdi.

Danışan Merkezli Oyun Terapisi, düşük özsaygı, kendine güvensizlik, çekingenlik, yıkıcı ve saldırgan davranışlar, korku, endişe, takıntılar, uyku problemleri, okula uyum sorunları, yeme problemleri, uyumsuz davranışlar, tuvalet sorunları, yoğun ve yıkıcı kardeş kıskançlığı, dürtüsellik, parmak emme, saç yolma, tırnak yeme, erken çocukluk mastürbasyonu, psikosomatik rahatsızlıklar, arkadaş edinmede güçlük çekme gibi sorunlar için sıklıkla kullanılan ideal bir terapi yöntemidir.

Çocukların gelişim basamaklarını sağlıklı geçirebilmeleri ileriki gelişim dönemlerinin de sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Gelişim dönemlerinde sekteye uğrayan süreç, diğer basamakların da o aksak ruhsal süreçle yapılanmasına neden olacaktır. Çocuğun yaşadığı olumsuz yaşantılar (boşanma, afet, ölüm, cinsel taciz, istismar ya da sınıf içinde alay edilme, arkadaşlar arasında dışlanma, olumsuz öğretmen tutumları, soğuk ve dengesiz ebeveyn tutumları, aile içi iletişim problemleri, aile içi yanlış tutum ve davranışlar, kardeş doğumu, okul-ev değişikliği gibi) çocuğun gelişim basamaklarında takılmalara veya gerilemelere yol açabilir. Oyun terapisi, çocuğun takıldığı gelişim aşamasında gerekli iyileşmeyi sağlayarak bir sonraki gelişim aşamasına geçmesine ve iç dengesini kurmasına yardımcı olur.

Çocuklarımızın sağlıklı gelişmesi duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT 

DNŞ. TEL: 0212 503 79 95-0506 401 79 91

 

YORUM YAZ