Siyaset, Sırat-ı Müstakim ve İslamcılık

05 Mayıs 2017 Cuma

Son derece hayati bir tartışma olmasına rağmen kurgu ve kronolojide birtakım yanlışlıklar, çarpıtmalar veya en azından muğlaklıklar var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hindistan dönüşü yaptığı değerlendirmeler içinde İslamcılık meselesiyle ilgili dikkatle bakınca bir kopukluk veya bağlam kayması görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ilgili bölümü şöyleydi: “İslamcı olanlar atılıyor, İslamcı olmayanlar getiriliyor” deniliyor. Bir siyasi partinin çalışmalarında, İslamcı olmak ya da olmamak şeklinde bir ayrım yapmak zaten yanlış. Biz tekkeye mürit aramıyoruz ki.

Mesele ne zaman ve kimler marifetiyle kamuoyunda infial oluşturacak şekilde gündeme sokulmuştu, bir hatırlayalım? Cem Küçük ve Cemil Barlas bir TV programında Amerika ve İsrail’le ilişkilerin geliştirilmesi bağlamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’ye şöyle bir yol haritası öneriyorlardı: “Radikal-siyasal İslamcılarla yolları ayır. FETÖ ile ayrışıp kavgaya tutuştuğun gibi Batı düşmanı İslamcılarla da ilişkiyi bitir.” 

Değişmeyen Düşman mıdır İslamcılık?

İslamcı olarak bilinen veya nitelenenlerden değil de İslamcılığı öncelikli tehdit konsepti çerçevesinde değerlendirenlerin açtığı bir bahisti bu. İçeriden bir şikâyet, sitem değil de dışarıdan bir telkin hatta mecburi istikamet bildiriliyordu esasında. Acaba Sayın Cumhurbaşkanı bu konuşmaları ve takip eden hem akıl hem de edep dışı tehditkâr yayınları izleyebildi mi? Bu saldırgan, muhalif bile değil alenen içeriden düşman üretmeyi kışkırtan kampanyanın kamuoyu nezdinde ne düzeyde rahatsızlık oluşturduğunu takip etme imkânı bulabildi mi? Bu gibi sorular aynı oranda AK Parti’nin tüm yönetim birim ve kadroları için de geçerlidir. 

İslamcılık tartışmalarının önünde AK Parti’den süreç içerisinde değişik düzeylerde ayrışmış kadrolara karşı ağır sitemler hatta ibreyi farklı yöne çevirenler için suçlamalar yer alıyor. Hemen akabinde ise İhvan-ı Müslimin, Hamas ve Nahda hareketlerine yönelik uluslararası arenada terörist suçlamalarına karşı yaptığı savunmaları ifade ediliyor. İslamcılık ideolojisi, kadrosu ve mücadelesi tartışılabilir ama bu hareketlerin İslamcı çizgide oldukları her halde tartışılamaz. Bu durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika’ya, İsrail’e, NATO’ya karşı Mısır’da, Filistin’de, Tunus’ta hatta dünyanın pek çok farklı noktasında İslamcılığı/İslamcıları savunuyor da iş Türkiye’ye gelince mi tasfiyeye soyunuyor? Burada en hafif tabirle bir tutarsızlık dahası onca risk üstlenerek sürdürülen ahlaki-hukuki standartları yüksek bir mücadele adeta inkâr ediliyor.

Bu durumda bir tarafta Amerika’ya, İsrail’e, Esed’e, Sisi’ye, NATO’ya karşı İslamcılık temelinde sürdürülen mücadeleleri Raşid El Gannuşi’den Halid Meşal’e değin örnekleyerek savunan siyasi bir lider olarak Tayyip Erdoğan var. Diğer taraftaysa Pelikan gibi dar bir menfaat şebekesinin ihtiraslarına İslamcılığı ve İslamcıları kurban eden siyasal bir lider olarak Tayyip Erdoğan var. Birbiriyle taban tabana zıt bu tutum ve tercihleri telif etmek pek kolay olmasa gerek. Genel manada ifade etmek gerekirse İslamcılık ideolojisi ve İslamcı kadrolara karşı savaş açması istenen ya da tasfiye harekâtı başlatması telkin edilen siyasal lider İslamcı ideoloji ve mücadeleden beslenen bir kişi. AK Parti’nin muhafazakâr demokrat kimliği referans aldığını ısrarla tekrar etmesi hatta siyasal mücadele içerisinde sergilenen kimi yanlışlar ve yalpalamalar dahi bu durumu değiştirecek bir karakter arz etmiyor denilebilir.

İlkelerin Mücadelesi 

Tekkeye mürid aramıyoruz” sözünün de bu bağlamda kritik edilmesi icap eder. AK Parti’nin ilke ve öncelikleri kurucu ve kadrolarını bağlar tabii ki. Ancak İslamcılık eksik, yanlış veya çelişkili gördüğü her duruma faili kim olursa olsun muhalefet etmek ve doğrusunu önermekle mükellef bir harekettir. AK Parti’nin tekkeye mürid aramaması kadar İslamcıların da şu veya bu tekkeye mürid olmayacağı, “gassalın önündeki meyyid gibi” teslim olmak üzere mürşidler aramadı aşikârdır. Trenden inenler, pazara kadar arkadaşlık edenler ne kadar ve nasıl İslamcılardır ayrı bir tartışma konusudur. Lakin yol arkadaşlığını ve gönül dostluğunu sıratı müstakim üzerinde sapmadan ve istikrarla sürdürme mücadelesinde elbette ki Kur’an-ı Kerim’in ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (a.s.) öğretileri her zaman rehber ve hakem olacaktır.

Siyasetin merkeze aldığı İslamcılık-İslamcılar tartışmasının ne düzeyde ahlaki bir boyut taşıdığını masaya yatırmak durumundayız. İslamcılık ve İslamcılar mevzusunda konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın literatürü sizce seküler, ulusalcı veya oportünist hattan mı neşet ediyor yoksa İslami aidiyete mi yaslanıyor? Tam da bu literatürden ilerleyecek olursak Ulûhiyet ve Rububiyet taslamak kimsenin haddine değildir elbette. Fakat burada tekfircilik ve buna bağlı olarak üreyen şiddetten ziyade birilerinin tıpkı Amerika ve İsrail gibi 28 Şubatçı ve Fetullahçı cunta örneklerinde görüldüğü üzere Müslümanlara hayatiyet kazandıran “emri bil maruf nehyi anil münker” ilkesine karşı ahlaksız bir savaş açtığını gözden kaçırmayalım.

Kemalistlerin ‘Seküler İslam’ projesi gibi Fetullahçıların ‘Ilımlı İslam’ projesi de Batı’nın ancak askeri darbeler marifetiyle tahkim edebileceği tuzaklardı. Bu tuzaklar büyük bedeller ödenerek boşa çıkarıldı. Siyasal-radikal İslam suçlamalarını bugün tırmandıranların “Erdoğan aşığı, Reis tutkunu” maskesi takan Pelikanlar olması şaşırtıcı değil. Hindistan dönüşü uçakta verdiği beyanatlar üzerinden “Tayyip Erdoğan İslamcıları hızla tasfiye edecek, Türkiye’yi seküler temelde yerli ve milli bir kimlikle yeniden inşa edecek” naraları eşliğinde ilan edilen zaferin hakikat değerini hep birlikte test edeceğiz. 

Bilmeyenler veya unutanlar için hatırlatalım: İslamcılık, Resul-Nebi dahi olsa kişi veya iktidar merkezli bir mücadele değildir. 

 

  • veli kayabaşveli kayabaş2 ay önce
    Selam ustadim.muhteremler bir yanlislik anlasmazlik snlayamamamazlik var olzyda. islamiyet denince yetmisus turlu islamiyet mezhep tarikat ve kollari var.bunlarin hepsi islamiyet degil.hadiste:ummetim 73 firkaya ayrilacak 72 xi batil bir firka gercek immetim olacak.benim sahih sunnetlerimle amel edenler.diyor.ehli sunnet mehep ve tarikatlarindan baska batil dalalette olan firaki dalle din disidir.ayrica vatan millet din ezan bayrak dusmani munafiklarda var.bunlarida ayirmak lazim.diger zindikayi zaten saymaya gerek yok.kozmopolit mason siyonist fasist kapitalist sekuler laik yunan putperest ahlaksizlik demokratlari ile isimiz olmamali.kamil musluman olmali.hz.Allahin cc sifatlariyla sifatlanip nurlanip nurla bakip feraset sahibi ileriyi geriyi goren insanlar olmaliyiz.nefsi ile mucadele edip nefsi safiye mAKamika ulasmaliyiz.hayvanilikten insanilige terfi etmeliyiz.herturlu fedakarkiga hazir olmaliyiz.imanin 73sybesinden olan vatan millet din bayrak ezan kuran gibi en onde gelen sartlari tam olarak sindirmeliyiz aslinda 73 xubenin tamamina ulasmaliyiz.yoldaki dikenleri bile temuzlemenin imanin sartlarindan oldugunu kavrayacak jadar kamil musluman olmaliyiz.manâ ilmi bilimeyince hz.Allahin nuruyla cc nurlanmayinca hakikat ilmine vasil olmayim nca 12.nci makam ilahi aska vasil olmayinca hicbir isimizi cozemeyiz.ileriyi geriyi giremeyiz.seytanin tuzaginayine tekrar tekrar duseriz.seytan her boyaya semle girer.bize alttan ustten sagdan soldan her surette yaklasir bizi tuzaga dusurur geri gideriz havanda su doveriz.dostumuzu dusmanimizi iyi secmeliyiz bu sebeble mursudi kamilden ayrilmamaliyiz.bulamazsak hadiste dedigi gibi hz.peygamberden dogrudan yardim istemeliyiz.fatih yavuz kanuni ve bircok buyukler rehber edinmislerdir.klavuzlari olmustur.yanut onun vekilleri.saygilar.
  • FATİHYAVUZCİHANGİROĞLU FATİHYAVUZCİHANGİROĞLU 2 ay önce
    KimlerBritüslük..Hainlikyaparsayapsın....DÜNYA LİDERİSN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN , bir Çağ kapadı..Yeni bir Çağ Açtı. ALLAH (C.C) in izniyle....İste Bu Mahzuz eder bizi....Ecdadım....Ecdadım....sana 150 yildır ihanet eden İngiliz anahtarları ...yerli Lawrenceler ...Britüsler...Bilerberg Fehmiler....Mütevazi kılıklı;Abd-AB Ne der diye yıllarca kulağı kirişte ; onlardan gelecek talimatla devlet yönetmeyı marifet sayan Siyasetçiker UTANSIN !... utanacak yüzleri varsa ...
  • Optimus47Optimus472 ay önce
    Kayıtsız şartsız itaat birtek ALLAHcc ye aittir . Bu gün erdoğana olan sevgimiz islami fıtrat veümmetçi durusundan dolayıdır yarın degisime ugrarsa biz o degisime ayak uydurmayız ....allah icin yanında durduysak aynı sekilde allah icin karsisinda oluruz ...
  • AhmetAhmet2 ay önce
    Resul nebi dahi olsa demiş. Aynı fetonun cebrail gelse desteklemem sözü gibi. Sana da yaziklar olsun akit sana bu meluna yazı yazdirdigin icin.
  • TopbaşDamadınıdaAlGitTopbaşDamadınıdaAlGit2 ay önce
    Rasül Nebi (SAV) iktidar olacak, sana emir verecek, sen de yapmayacaksın! Ebu Cehil'den ne farkın kaldı?Tü sizin kalıbınıza kalemşörler..!
  • Özgür DinçÖzgür Dinç2 ay önce
    Mahmut saminin yazısına bak
  • Allah görüyorAllah görüyor2 ay önce
    Oyunun parçaları oyunu yönlendiriyor. Tuzaklara şeytanlara dikkat edelim. İnşallah yapılan hatalar telafi edilir. Yanlışlarda ısrar edilmez. 15 yıl önceki AKPARTİ'deki anlayış devam ediyor mu? Şimdi aynı ilke düşünce ve uygulamaları savunuyor mu acaba? Düşünce doğru da uygulamalar var mı? Tabi birileri bana uymazsan yok ederiz tehditini çaktırmadan ortaya koyar. Uyanık olmalı. Yoksa Afrika, Irak, Suriye, Filistin gibi Müslümanları birbirine kırdırarak yoketmeye devam ederler. Sıra Türkiyeye geliyor. Dünyalık değil öze dönerek kenetlenmek, birlik bereberlikle İslamı yaşamak zorundayız. Bataklıklarda yaşamak oyalanmadır. Huzur İslamdadır. Laflarla değil uygulamalarla Kur’an-ı Kerim’in ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (a.s.) öğretileri her zaman rehber ve hakem olmalıdır. Yoksa dini bize uydururlar. Dini yaşadığımızı sanar dururuz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Allaha emanet olunuz.
  • Bİ KUDRETBİ KUDRET2 ay önce
    Devlete, partiye alınanlar için tekkeye aranan müridden daha sıkı kriterler uygulanması gerek. Tekkeye alınan mürid çürük çıkarsa kendisi zarar görür. Devlete alınan çürük çıkarsa önce Türkiye sonra bütün İslam alemi zarar görür. Gün Yiğit Bulut, Cem Küçük, Nasuhi Güngör, Ergün Diler gibi kişilerin günü... Tayyip Erdoğan için canımı veririm diyenler, ekranda onu bir saat savunmak için binlerce lira alıyor. Bu nasıl sevgi... Bunlar gücü ve parayı seviyor. Ve muhafazakarları uzaklaştırmaları gerek, daha büyük götürmek için. Ah be Reis... Bunların kuşatmasını kıramazsan veyl hepimize...
  • prof1prof12 ay önce
    reisi ergenekoncuların kullandığını anladığınızda çok geç olacak
  • BahriBahri2 ay önce
    Hocam sizin son günlerdeki bu tartışmayı yükseltmeye çalışıyorsunuz ama Cemalettin Afgani çizgisinde olan bir kesimi İslamcı olarak görüp bu çizgide olmayan müslümanları menfaatçi, pelikancı ..vs olarak itham etmenizi doğru bulmuyorum.
Daha fazla yorum göster (1/10)

Kenan Alpay


Son Yazılar