THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

‘Yemuş Hanım’ın oğlu kapının önüne koyar’ bak!..

05 Mayıs 2017 Cuma

CHP’nin başına kasetle gelen ve girdiği tüm seçimleri kaybeden, mağlubiyetini de örtbas etmek için sürekli sağa sola saldıran Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilinen ve unutulmaya yüz tutmuş kısa biyografisini -biraz da ben kısalttım- buyurun yazar Süleyman Yeşilyurt’un Çarkçı Kemal: Dersim Ermenisi Yemuş Hanım’ın Oğlu kitabından okuyalım…

(…)Kemal (Karabulut) Kılıçdaroğlu; 1948 senesinde ikiz kardeşi Adille birlikte Tunceli’nin Nazimiye İlçesi Ballıca Köyü’nde dünyaya geldi….

Ermeni asıllı annesi Yemuş Hanım Areli aşiretinden, babası Kamer Bey ise Alevi kökenli Cebeligiller ailesi mensubudur…

Orta öğrenimini Bingöl-Genç’te, liseyi Elazığ’da bitiren Dersimli Kemal, 1971 senesinde Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldu…

İçki deneyimini ve sofra adabını ilk kez babasından öğrenerek, onun davranışlarını hayatı boyunca kendisine rehber edindi.

Üniversitede eylemlere fazla katılmasa da gerek sağcı, gerekse solcu öğrencilerle arkadaşlık kurup, vaziyeti idare etmesinin yanı sıra bugün söylediğini ertesi gün farklı değerlendirip, sürekli geri adım atmasından dolayı “Çarkçı Kemal” lakabıyla anılmaya başlandı(…)

MAĞLUBİYETLERİN ŞAMPİYONU

2002 yılında bugünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kurmuş olduğu AK Parti’ye karşı girdiği 8 seçim kaybetti, tabir yerindeyse CHP’yi eritti, istifa etmesi gerekirken kameraların karşısına geçip; pişkin pişkin ‘oylarımızı artırdık’ diyerek seçmenleriyle adeta alay etti…  

REFERANDUM SONRASI 

İYİCE HIRÇINLAŞTI…

En son 16 Nisan Referandumunda da mağlubiyet yaşayan Yemuş Hanım’ın oğlu Çarkçı Kemal iyice hırçınlaştı…

Zaman zaman ‘Yargı mensuplarına toz kondurmam’ diyerek onlara sahip çıkıyormuş görüntüsü veren Çarkçı Kemal, bir mağlubiyet de 16 Nisan referandumunda yaşayınca zıvanadan çıktı deliye döndü adeta…

Mühürsüz oyları geçerli sayan YSK üyeleri için, “16 Nisan referandum kararını verenler hakim değil siyasetçi” dedi ve ardından da ‘Çalınan oy değil, YSK’dır” diyerek başkan ve üyelerini utanmadan ‘hırsızlık’la suçladı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sürekli olarak ‘Diktatörlük’ le suçlayan Kılıçdaroğlu, “Girdiğim 8 seçimden de mağlubiyetle çıktım” deyip kasetle geldiği koltuğu bırakmak yerine, “Yeter artık in o koltuktan. Seninle halkın partisi olmayı kaybettik. ‘Olağanüstü Kurultay istiyoruz” diyerek kendisine bayrak açan parti içindeki muhalifleri de topa tuttu…

DİKTATÖRÜN AĞABABASI…

Diktatör Kemal Kılıçdaroğlu, daha da ileri giderek, “Kavga edeni kapının önüne koyarım” diyerek muhalifleri partiden atmakla tehdit etti...

CHP’de kavganın fitilinin ateşini, “Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olmayacaksa çekilsin” diyerek, kasetle koltuğundan alaşağı edilen Baykal yaktı.. 

Kılıçdaroğlu, “Bir partinin genel başkanı, cumhurbaşkanı olmamalı” dedi ve belirlenecek aday için partinin yetkili kurullarını işaret ederek, Baykal’a cevap verdi…

Ama buna rağmen, Baykal açıklamalarının arkasında durdu, Kılıçdaroğlu’nun sorumluluktan kaçınmamasını istedi. 

Baykal’ın ardından müzmin muhaliflerden Muharrem İnce’den de “Partide değişim rüzgarının estiğini herkes görüyor. Önemli olan farklı düşüneni, muhalefet edeni kapının önüne koymak değil, seçim akşamları kapının önünü bayram yeri haline getirebilmektir” açıklaması gelince, Kılıçdaroğlu diline son günlerde pelesenk ettiği yukarda da geçen o sözü tekrarladı: “Parti içinde kavga edeni kapının önüne koyarım…”

KILIÇDAROĞLU’NA KARŞI 

ÇIKAN YANIYOR…

Diktatör Kılıçdaroğlu, ‘Her türlü göreve hazırım’ diyerek genel başkanlığa adaylık sinyali veren Mersin Milletvekili Fikri Sağlar hakkında, disiplin süreci başlatarak, ona da ‘kapının önü’nü gösterdi…

KELLE AVCISI KILIÇDAROĞLU…

‘Diktatörlük tiyatrosunun başındaki adam Kılıçdaroğlu tam bir kelle avcısı…

Kılıçdaroğlu ve ekibi daha önce başarısızlığı eleştiren, Süheyl Batum’u kapının önüne koydu…

Emine Ülker Tarhan, Birgül Ayman Güler, Nur Serter, Umut Oran, Önder Sav gibi CHP’nin ağır topları denebilecek isimlerin ipini çekerek, tabir yerindeyse ‘darağacı’na gönderdi Kılıçdaroğlu… 

Bakalım sırada kimler var…

Onları da izleyip göreceğiz…

CHP’DE KILIÇLAR ÇEKİLDİ…

Son söz;

Müzmin muhalif, ‘İktidara geleyim de şu millete hizmet edeyim’ gibi bir düşüncesi olmayan CHP’de kılıçlar çekildi…

Deniz Baykal farklı kılıç çekiyor, Fikri Sağlar farklı kılıç çekiyor, Muharrem İnce farklı kılıç çekiyor; yani, muhalifler, Kılıçdaroğlu’na karşı direniyor…

Kılıçdaroğlu ise, ‘Mezhep siyaseti’ni tercih ederek, “Bunları partiden ayıklayacağım” diyor ve çekilen ‘muhalif kılıçlara’ karşı ‘Zülfikar’ı gösteriyor…

Haaa! bir de CHP’deki kavgayı ‘gülerek’ dışardan seyreden Metin Feyzioğlu var…

 ‘Etekli Kemal Derviş’ olarak adlandırılan ‘Selin Sayek Böke’yi de unutmayalım…

Hülasa; CHP’de tam bir tsunami yaşanıyor…

Bakalım görelim, ‘Olağanüstü kongre isteyen muhaliflerin dediği mi olacak’ yoksa, “Olağan kongre yapılacak. Parti içinde kavga edeni kapının önüne koyarım” diyen Yemuş Hanımın oğlu Dersimli Kemal’in mi?..

Selâm ve dua ile…

 

YORUM YAZ