‘Kaşalotlar’ ‘Evet’e takıldı kaldı bozuk plak gibi...

24 Nisan 2017 Pazartesi

Zaferle sonuçlanan 16 nisan referandumundaki ‘EVET’ zaferini bir türlü kabullenemedi şu CHP’liler, HDP’liler, ‘Bunlar seçimle gitmez’ diyen Maocular ve bilumum terör örgütü destekçileri..

Bunlar değil miydi daha düne kadar ‘Bu ülkede seni başkan yaptırmayacağız’ diyerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a atarlananlar...

Bunlar değil miydi, Kobani olaylarında insanları sokağa çağıran, oradaki çatışmalarda 50’den fazla insanın öldürülmesine sebep olanlar...

İşte onlar, terör soruşturması kapsamında 4 Kasım 2016 tarihinde tutuklanarak cezaevine konan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve sırtını PKK’ya dayayan Figen Yüksekdağ...

İkisi de şimdi diğer arkadaşları gibi sırtını duvara dayayıp cezaevinde volta atıyorlar...

ERDOĞAN BAŞKAN OLDU DEMİRTAŞ, YA SEN?..

17 Mart 2015 tarihinde partisinin grup toplantısında şu sözleri söylemişti Demirtaş:  Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça, HDP’liler bu topraklarda nefes aldığı sürece sen başkan olamayacaksın!”

...Ve kürsüden inerken de. Papağan gibi şu cümleleri tekrarlayıp durmuştu Demirtaş:  “Seni Başkan yaptırmayacağız, seni Başkan yaptırmayacağız, seni Başkan yaptırmayacağız!” 

Ne oldu Demirtaş, ‘O şimdi Başkan’ sense içerde...

‘ÜÇ MAYMUN’CU CHP

Tarihler 11 Mayıs 2016’yı gösterirken kasetle koltuğa oturan, girdiği tüm seçimleri kaybeden, ama mağlup olan kendisi değilmiş gibi sürekli üç maymunu oynayan- ‘Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ -‘müzmin muhalif’ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkanlardan...  

MİLLET, 16 NİSAN’I KAN DÖKMEDEN GERÇEKLEŞTİRDİ...

Kılıçdaroğlu, “Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz” demişti...

Ne oldu Kılıçdaroğlu..

Millet yüzde 51,4’le evet dedi ama sen hâlâ oyunda oynaştasın...

Yok efendim YSK sahte mühürlere göz yummuş, yok efendim, mühürsüz zarf varmış vs..

YSK referandumla ilgili son noktayı koymasına rağmen, yasalar, “YSK’nın kararı kesindir, dolayısıyla AYM’ye gidemez” demesine rağmen şimdi de Danıştay’a başvuru yapmak neyin nesi Allah aşkına...

HAYDİ SIKIYSA DENİZE DÖKÜN DE GÖRELİM...

CHP’nin genlerinde var yakmak yıkmak, milletle kavga etmek...

Adı ‘Halk’ olan, ancak halkla, milletle hiçbir zaman birlikte olmayan, onu aşağılayan, bir tv kanalında yine millette hakaret eden CHP’li vekil Hüsnü Bozkurt, “16 Nisan’da % 60-65 Hayır çıkacak. Ama evet çıksa bile yine Samsun’dan çıkarız ve sizi de yedi sülalenizi de İzmir’den denize dökeriz. Ortalığı yıkarız ama yine de devleti yönetmenize izin vermeyiz” diyerek tehditler savurmuştu...

16 Nisan 2017 referandumu bitti, ‘Hüsnü amca!”

Evet; yüzde 51,4, hayır; yüzde 48,6...

Yine yenilgi yine hüsran...

Geçenlerde İzmir’den bir grup vatandaş aradı: Kadir bey! ‘Kordon Boyu’nda bekliyoruz’ dediler. Ben de ‘hayırdır’ dedim. ‘Hüsnü Bozkurt’u bekliyoruz. Bizi denize dökecekmiş ya!’

Evet millet orda sen neredesin Bozkurt Amca... Bak siz yine mağlup oldunuz... ‘Başkanlık’ diyen millet kazandı yine...

‘SİNE-İ MİLLET’E GİTMEK YÜREK İSTER, O DA SİZDE YOK SİZDE...

Bunlarla da kalmadı tabii ki; şimdi de CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Referandumun sonucunu tanımıyoruz. Bunun için demokratik tüm haklarımızı kullanacağımızdan şüpheniz olmasın, her türlü deyince Meclis’ten çekilmekten de çalışmaya devam etmek de buna girer” demiş..

Bunun Türkçesi ‘sine-i millete döneriz’ ha... Tamam buyurun sıkıysa dönün sine-i millete de bir tokat daha yiyin...

Gerçi siz tokat yemeye doymazsınız ama... Siz kim, sine-i millete dönmek kim?..

Bak tabelaya: Evet: 51.4... Hayır: 48,6...

BAK TABELAYA: EVET: 51.4...HAYIR?...

“Halk oylamasında ‘hayır’ çıkması durumunda, 1922’de İzmir’de düşmanı denize dökmüş gibi sevineceğiz” diyen, kasetle koltuğu elinden alınan CHP’li Deniz Baykal da, referandum sürecini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “1-0 ya da 5-0 kazanmışsın, önemli olan maçı kazanmak” cümlesine atıfta bulunarak,  ‘evet’i de görmezden gelip, “İkinci devre bu anayasanın işletilmesine müsaade etmeyeceğiz maçı olabilir” diyerek aklı sıra “maçın ikinci devresine bakalım” demiş...

Yaa, siz kim birinci ikinci devre kim...

Varsayalım final maçı... 

-Böyle bir şey olmaz da-...

Birinci devre eşitlik bozulmadı, ikinci devrede de eşitlik bozulmadı, iş uzatmalara gitti sonuç yine değişmedi ve penaltılara kaldı...

Siz yine mağlup olur, sonra bu da olmadı, diyerek mızıkçılık yapar ‘yenilen pehlivan güreşe doymaz’ misali tekrar başa dönersiniz...

Ama nafile...

Millet kararını verdi, atı alan Üsküdar’ı geçti...

Bak tabelaya: Evet: 51.4...Hayır: 48,6...

HAZIMSIZ ‘BİDON KAFALI’ YAZARLAR...

Başkanlık sistemi yıllardır tartışılıp gelen bir konudur...

Tabii hep CHP’yi ve HDP’yi yazdık ama bu hususta kimler neler yazmış diye biraz araştırma yaptım...

Özelde millet, genelde Erdoğan düşmanı birçok yazarın ‘körü körüne’ Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıktığını, bu uğurda da epey bir çaba sarfettiğini müşahede ettik referandum öncesi...

Asıl, bu ülkenin milletine ‘Bidon kafalı’ diyen ‘bidon kafalılar’ kaybetti...

Bu ülkenin ileriye gitmesi için şimdiye kadar en ufak bir katkısı olmamış, yıllardır yazdığı yazılarla sürekli milleti aşağılamış, milletin yüzde ‘51,4’le evet’ tokadı vurmasına rağmen hâlâ ‘hayır oyları gasp edildi’ diyerek gözleri kör olmuş, kulakları sağır olmuş ‘sözde yazarlar’ kaybetti... 

“Hitler ya da Saddam nasıl seçimle gitmediyse, bunlar da sandıkla gitmez” diyerek hükümeti alçakça tehdit eden “fırıldak”lar kaybetti. 

Dünden bugüne, başta FETÖ ve PKK olmak üzere tüm terör örgütleriyle haşir-neşir olan onların sözcülüğünü ve goygoyculuğunu yapan kaşalot yazarlar da (kavrayışı kıt, aptal, bön, salak, budala) kaybetti 16 Nisan’da..

BÜYÜK LOKMA YE,
BÜYÜK LAF ETME!..

Tüm bunları sıralamaya ne yerim yeter ne de kitaplar...

Ancak sürekli ‘hukuk’tanbahseden ve Aydın Doğan’ın kalemşörlerinden hukukçu yazarı Taha Akyol,26 Nisan 2010’da ‘Başkanlık sistemi’ ile ilgili olarak Vatan Gazetesi’ndeki röportajında Mine Şenocaklı’ya bakın neler söylemiş: “Türkiye’de başkanlık sistemi; benim kadın olmam, sizin de erkek olmanız kadar imkânsızdır!”

Ve devam etmiş sayın yazar: “Başkanlık sistemi sağcı liderlerin romantizmidir. Bu romantizm, evvela Türkeş’te vardı. Sonra, Özal ve Demirel devam ettirdi. Şimdi de Erdoğan sürdürüyor. Ancak, gerçekleşmez!”

25 Temmuz 2016 tarihli yazısında da şunları yazmış Doğan’ın kanatları altındaki Akyol: “Toplumun yüzde 100’ü değilse bile büyük bir kesimini, kahir ekseriyetini kapsaması lazım, onların kabul edebileceği bir metin olması lazım. Bunu da tek başına yapamayacağımız aşikâr; onun için bütün partilerle çalışmamız gerekiyor.”

7 yıl önce söylediği ‘o büyük lafları’ unutmuş ve belli ki büyük bir hayal kırıklığı da yaşamış Taha Akyol 16 Nisan’da… 

20 Nisan’daki yazısında da Akyol, “Yüzde 51.4 oy hukuken meşrudur fakat ‘toplumsal mutabakat’ı yansıtmadığı açıktır” diyerek, tıpkı CHP’liler gibi ‘kulplar takmaya’ ve milletin iradesini hiçe saymaya çalışmış adeta…

Son söz;

Bizde bir atasözü vardır: 

‘Büyük lokma ye ama büyük konuşma’…

Selam ve dua ile…

 

  • ESTERGONLU CİHANGİR ESTERGONLU CİHANGİR 6 ay önce
    FESÜBHANALLAH!...ARKAPLANDABİRLEŞİKKRALLIK PROJESİKOKUSUDUYULUYOR... 28 ŞUBAT 1997Abdullatif ŞENER ; tam20 senesonra..... 16NİSAN2017Tarihi Bıçak sırtı Kritik birReferandum sürecinde ....GÜL sahneyesürülüyor.
  • Elmas mehmet yilmaz Elmas mehmet yilmaz 7 ay önce
    Katrani kaynatsanda olmaz seker cinsini sevmedigim cinsine ceker chp budur iste Yasasin kafirler munafiklar icin cehennem
  • OktayOktay7 ay önce
    Güzel yazmışsınız,hislerimize tercüman olmuşsunuz.
  • Hüseyin kavalcıHüseyin kavalcı7 ay önce
    Eline ,diline ve yüreğine sağlık seni tanımak bir nimet benim için selamlar saygılar.
  • MİLLETMİLLET7 ay önce
    BU CHP KAFASİ 7,HAZİRAN SECİMLERİNDE BİR CHPLİ ESEK GİBİ YUVARLSNDİ AKP KAYİPETİDİYE SONRA NEOLDU YİNE AKP KAZANDİ
  • ZazaZaza7 ay önce
    Kalemine kuvvet Kadir abi
  • habil sünbülhabil sünbül7 ay önce
    bu tür insanlar ne şiş yansın ne kebap misali veya kimin ekmeğini yiyorsa ona göre konuşuyor.bende bu tür insanları görünüşüne bakıp da adam gibi adam sanıyordum.demek ki riyakarın önde gideniymiş.FETÖ cü mü nedir anlyamadım.ne demek "TOPLUMSAL MUTABAKAT" bide hukukçu olacak ortada biseçim var kuralı belli yüzde 50+1 başka izahı yok nokta