CHP önce içindeki FETÖ’cüleri temizlesin

27 Mayıs 2017 Cumartesi

 

Brüksel’deki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun kontrollü darbe iddiasını yeniden gündeme getirmesini eleştirerek, “Önce o kendi içindeki FETÖ’cüleri temizlesin. İşlerini FETÖ’yle el ele yürütüyorlar” ifadelerini kullandı.

Brüksel’deki NATO zirvesinin ardından Türkiye’ye dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin çarpıcı yorumlarda bulundu. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun kontrollü darbe iddiasını yeniden gündeme getirmesiyle ilgili olarak, “Önce o kendi içindeki FETÖ’cüleri temizlesin. İşlerini FETÖ’yle el ele yürütüyorlar.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP liderinin kendisi hakkındaki açıklamalarıyla ilgili olarak “Bana göre birileri Sayın Bahçeli’yi yanlış yönlendirdi” dedi. 

MERKEL’E FETÖ VE PKK TEPKİSİ

NATO zirvesi için geldiği Brüksel’deki programına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Brüksel temaslarımızda Fransa Cumhurbaşkanı sayın Macron ile görüştük. Daha sonra Tusk ve Juncker ile bir görüşmemiz oldu. Avrupa Birliği üyelik sürecine yeni ve pozitif bir ivme kazandırılması hususunda kendileriyle olumlu bir görüşme yaptık. Bu arada AB Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani ile de bir görüşmemiz oldu. ‘Türkiye ve Avrupa Parlamentosu arasındaki ilişkilerde karşılıklı anlayışı esas alalım’ dedik. Akabinde Almanya Şansölyesi Merkel ile görüşmemiz oldu. Tabii burada karşılıklı iki ülkenin menfaatini, artık bir güvene ihtiyacımızın olduğunu belirttik. Almanya’daki PKK ve FETÖ’ye gösterilen koruyucu yaklaşımdan vazgeçilmesi gerektiğini özellikle gündeme getirdik. Almanya’da PKK’lıların nasıl anlayışla karşılanmasından, aynı şekilde FETÖ elemanlarının güvence altına alınmasından duyduğumuz rahatsızlığı dile getirdik. Ve darbeci askerlerin iltica taleplerinin kabul edilmesine tepkimizi en sert sekilde gündeme getirdik ve ‘Bunu nasıl yaparsınız?’ diye sorduk. Maalesef bu hususların kendilerinin elinde olmadığını, Almanya’da hukukun ve anlayışın iltica taleplerine karşı biraz farklı olduğu tarzında şeyler söyledi. Oysa bu tür şeyler, esasında büyük oranda İçişleri, Adalet Bakanlıklarının bilemedin hükümetin elinde olan bir iştir, süreçtir. Ki ben Almanya’da da bunların anlatıldığı kadar zor bir süreç olduğuna ihtimal vermiyorum” dedi.

TÜRKİYE 3 TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE EDEN TEK ÜLKE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman heyetinin İncirlik’i ziyaret taleplerinin olduğunu ve bu hususta Türk ve Alman Dışişleri Bakanlarının aralarında görüşecekleri ve ona göre adım atılacağını ifade etti. İngiltere Başbakanı Theresa May ile görüştüklerini kaydeden Erdoğan, Manchester’daki terör eylemi sebebiyle kendisine başsağlığı temennilerini ilettiğini belirtti. NATO zirvesinde küresel terörle mücadelede NATO’nun daha aktif rol almasının ana gündem maddesi olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “NATO’nun DEAŞ’la mücadelede küresel koalisyona katılımını destekliyoruz’ dedik. ‘Bu mini zirvede bu kararın alınması ve ilan edilmesi mühimdir’ dedik ve bu karar da alındı. Türkiye, PKK, DEAŞ ve FETÖ’ye karşı, yani üç terör örgütüyle birden mücadele eden tek NATO ülkesidir. Ve burada hedef olarak sadece DEAŞ’ı hedef göstermenin yanlış olduğunu, diğer terör örgütlerinin de ıskalanmaması gerektiğini ayrıca gündeme getirdik.”

NATO’NUN YPG’YE BAKIŞI MÜSPET DEĞİL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorulara verdiği cevaplar ise özetle şöyle:

AB temsilcileriyle ve üye ülkelerin temsilcileriyle görüştünüz. Olumlu bir hava oluştuğunu görebiliyoruz. AB ile vize serbestisi konusunda bir gelişme var mı, onu nasıl görüyorsunuz ve gelecek günlere ilişkin umutlu musunuz?  

Şimdi tabii kendileri de birtakım çalışmalar yapmışlar. Şu anda kendilerinden bu yaptıkları çalışmaya yönelik biz 12 aylık takvim aldık. Bu takvim üzerinde dışişleri ve AB bakanlıklarımızla bir çalışma yapacağız ve adımları atacağız. Vize meselesi değil sadece, Kızılay ve AFAD’ın oralara yapacakları para yardımı hususunu da gündeme getirdik. Bu konu üzerinde de çalışmaları karşılıklı yürüteceğiz.

NATO’nun DEAŞ’la mücadeleye aktif katılımı, beraberinde bir başka soruyu da getiriyor. Acaba DEAŞ ile mücadelede NATO unsurlarıyla YPG arasında bir ilişki olacak mı? NATO’nun kurum olarak YPG’ye bakışlarının nasıl olduğu konusu gündeme geldi mi?

NATO’nun YPG’ye müspet bir bakışı sözkonusu değil. YPG konusunu NATO üyesi olan AB üyesi ülkelerle de konuştuk. YPG’yi ve bizim bu konudaki tavrımızı onlara da anlattık. ABD’nin Rakka’da YPG ile beraber yapacağı bir operasyon var. Biz tekrar belirttik; “Ülkemize yönelik herhangi bir yanlışlık olursa angajman kurallarını uygularız” dedik. Şu andaki süreç Irak için de Suriye için de geçerlidir.

“SİZDE DENİZ ÇOK”

Merkel’le görüşmenizde bazı tutuklu isimler de gündeme geldi mi?

Onlar kafayı Deniz’e takmış durumdalar. Ben de kendilerine ‘Sizde çok Deniz var, ben size bunların dosyalarını da verdim’ diye hatırlattım. ‘Ayrıca sizden iltica talebinde bulunanlar var. Bunları koruma altına alıyorsunuz. Önce 4500 dosyanın bize neticesini verin’ dedim. Çünkü bu taleplerimizle ilgili olarak halen bir netice alamadık. Oralarda PKK ve FETÖ cirit atıyor. Bir de ‘Geçenlerde terörist subaylar size geldi iltica talebinde bulundular, kabul ettiniz. Bunları bize teslim edin’ dedik. Tabii ki tüm bu hususlarda kendilerinden tatmin edici bir izahat alamadık!

CHP İŞLERİNİ FETÖ İLE EL ELE YÜRÜTÜYOR

Kılıçdaroğlu da kendi ifadesiyle kontrollü darbenin ipliğini pazara çıkaracağına dair açıklamalarda bulundu. Bu hususta değerlendirmeniz nedir?

Hâlâ orda mı Kılıçdaroğlu ya? Çıkarsın, zaten onun ipliği pazara çıkarması o kadar uzun sürüyor ki. Bu kadar uzun metrajlı ipleri nasıl buluyor anlamakta zorluk çekiyorum. Şimdi bir defa, onun kongre sorunu var. Eğer varsa geç kalmasın hemen çıkarsın. Ama önce o kendi içindeki FETÖ’cüleri bir temizlesin. FETÖ’yle el ele yürütüyorlar işlerini.

BAYRAMIMIZI BAYRAM GİBİ KUTLAYALIM

Bu gece sahura kalkmış olacağız inşallah. Ramazan ayına ilişkin bir mesajınız var mı?

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’in ülkemiz, milletimiz, tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Gerçekten çok hassas, kritik bir dönemde Ramazan-ı Şerif ile müşerref olacağız. Temennim odur ki her geçen gün daha da verimli olur. Ve Ramazan’ın ardından bayramımızı da bayram gibi kutlarız.

 

 

BAHÇELİ’Yİ YANLIŞ YÖNLENDİRDİLER

Sayın Bahçeli’nin sizin açıklamalarınıza cevaben bazı açıklamaları oldu. Bir değerlendirmeniz olacak mı?

Şimdi, burada tabii bir defa ciddi bir yanlış anlama var. Benim bu yolculuğa çıkarken yapmış olduğum basın toplantısındaki açıklamalarımın muhatabı Sayın Bahçeli değildi. Bana göre birileri sayın Bahçeli’yi yanlış yönlendirdi, yanılttılar gibi geliyor. Çünkü ne benim ifadelerim içerisinde Bahçeli’nin adı geçiyor, ne de onunla ilgili orada en ufak bir ifade var. Tam aksine, ana muhalefetin başındaki zatın birçok yanlışlarını pazara çıkaran bir cevap bu. Çünkü şu anda ben partimin başındayım. Partimle ilgili herhalde bir cevap verme yetkim var. Bu konuda da, FETÖ’ye karşı bu denli kararlı bir duruş sergileyen, adeta savaş açmış birisi olarak, eğer partimizin içinde böyle birisi varsa, bunu bize tevsik edin, biz bunu bir dakika partimizde tutmayız, göndeririz. Ama kalkıp partimizle alakalı olmayan, İstanbul Belediye Başkanı’nın damadıyla alakalı bir konu. Şimdi bir defa, onun partimizi siyasi temsil yetkisi var mı, yok. Öbür taraftan yargı onu denetimli serbestlikle bırakmış. Bu yargıyla alakalı bir konu. Onun üzerinden bir siyasi rant devşirme yoluna gitmek bizi üzer. Bu konuda da herhalde sessiz kalmamak gerekir. Ama maalesef, bu denli bu twitlerin atılmış olması doğru değil. Kaldı ki ben öyle twit işleriyle uğraşamam.

 

GRUP TOPLANTILARINDA KONUŞMA YAPACAĞIM

AK Parti Genel Başkanı seçildikten sonra ilk defa bir zirveye katıldınız. Yeni anayasanın öngördüğü sistem uygulanmaya başladı. Acaba 2019’a kadar, öngörülecek sistemin başka uygulanabilecek maddeleri var mı? 

Şu anda attığımız adımlar zaten, bir defa, bu yapılan anayasa değişikliği içerisinde atılabilecek adımların ta kendileridir. Partili cumhurbaşkanı olma imkanı, bunlardan biridir. Onun adımını biz anayasa değişikliğinin ardından böylece atmış olduk. Mesela gazeteciler soruyor: ‘Siz grup konuşması yapacak mısınız? Parlamentoya gelecek misiniz?’ Parlamentoya gelirsin, gelirsin de genel kurula girmezsin. Parlamentoya gelmekle genel kurula girmek başka şeyler. Parlamentoda bizim grup odamız var, grup odama gelebilirim. Ayrıca, yapılan salı günkü grup toplantılarında, konuşma yapabilirim. Ama diyelim ki ben gelemedim, orada genel başkan vekili olarak Binali Bey grup konuşmasını aynı şekilde yapabilir.

Bakanlar kuruluna artık hep siz mi başkanlık edeceksiniz?

Şu anda cumhurbaşkanı olarak bizim de üzerimizde yükler var. Sayın başbakanla, tabii bu işin paylaşımını yapacağız. Diyelim ki belli aralıklarla biz bakanlar kurulunu toplarız, onun dışında da sayın başbakan bakanlar kurulu toplantısını yapar.

Muhtarlar toplantıları devam edecek mi?

Ederiz elbette, seve seve ederiz.

 

Gurbetçinin TRT’yi tutkallama hikayesi

Gurbet diyarlarda yaşayan vatandaşlarla ilgili bir anekdot paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “1960’larda malum, Avrupa’ya ilk geldiklerinde ‘Ne zaman döneceğiz’ hesabını yapan vatandaşlarımız vardı. Anekdotlarla vatandaşlarımızın o ilk dönemlerini hatırlattık. Malumunuz, bir vatandaşımız, o dönemde, takım elbisesiyle gelip, Belçika’da kömür madenlerine, 1200 metre derinliğe indiğini, sessizlikten ve karanlıktan çok korktuğu halde öyle bir yere giderek hayatını kazanmaya başladığını anlatıyor. Ama tabii o 60’lı yıllarda yapılacak bir şey yoktu. Bir başka vatandaşımız ise, radyoda kanal ararken, tesadüfen TRT’ye rastlıyor, bir daha kaybetmeyeyim diye de radyonun düğmesini tutkallıyor, o şekilde sürekli TRT’yi dinliyor. Böyle bir tablo. Vatandaşlarımıza, ‘Artık burada misafir değil ev sahibi konumundasınız; artık 100 bine yakın işadamımız var’ dedik. Bu işadamlarımızın yanında, 100 binlerce o ülkenin insanı çalışıyor. Arkanızda Türkiye gibi güçlü bir devlet var.”

  • METE KERİMMETE KERİM2 ay önce
    SAMİ DOĞRUYOL kardeş FETO GÜLENin elamanlarını chp li orduya 1980 lerde 90 larda kim aldı da bunu milletten gizli yaptı.2002 ye kadar 1 tane imam hatipli subay yokkenFETÖ CÜ GENARELLER NASIL YERLEŞTİ.DENİZ BAYKALı kaset le DÜŞEREN FETÖye CHP BAYKAL NİYE SES ÇIKARMIYOR.ÇÜNKÜ EN BÜYÜK GERÇEK FETÖ SAVUNUCU OLDUKLARI İÇİN.