Yüksek faiz olmasa kimse bizi tutamaz

11 Ekim 2017 Çarşamba

Önce piyasalara azıcık da soluk aldıran habere bakalım; Uluslararası Para Fonu (IMF), 2017 ve 2018 yıllarına yönelik küresel büyüme beklentilerini 0,1 puan artırarak sırasıyla yüzde 3,6 ve yüzde 3,7’ye yükseltti.

IMF'nin yayınlanan son "Sonbahar Dönemi Dünya Ekonomik Görünüm Raporu"nda, Türkiye için bir önceki raporunda yüzde 2,5 olarak açıklanan 2017 büyüme öngörüsü, yüzde 5,1'e çıkarıldı. Kuruluş, Türkiye için 2018 büyüme beklentisini ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,5'e yükseltti.

Raporda, "Türkiye'nin 2017 büyüme tahmini, birinci çeyrekteki üretimin, son birkaç çeyrektir daralan ihracatın toparlanması ve daha genişlemeci mali duruşun etkisiyle beklenenden güçlü gelmesine bağlı olarak yüzde 5,1'e revize edildi." ifadelerine yer verildi.

IMF raporunda, Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın (GSYH) gelecek yıl yüzde 3,5 genişleyeceği öngörüsünde bulunuldu.

Ve gelelim gerçeklere; Türkiye ekonomisinin büyüme beklentisi, sadece hükümete dayalı bir beklenti değil IMF ve birçok kuruluş da beklentilerini artırmaya devam ediyor.

Bizim için sürpriz olmayan bu açıklamalar yabancı yatırımcıların dikkatinden kaçmayacak yabancı yatırımcılar, Türkiye’ye sıcak para akışını hızlandıracak.

Ancak önceliklerinin hisse senetleri tarafında olacağını söyleyebiliriz.

ABD-Türkiye arasında yaşanan gerilim yurt içi piyasalarda doların yükselmesine, borsanın düşmesine neden olmuştu.

Bu gelişme yabancı yatırımcılar tarafından hisse senetlerini satıp, dolar pozisyonu almalarına neden oldu.

Yani sadece borsadan değil, dalgalı kur farkından da ciddi kazanç elde ettiklerini gözlemliyoruz.

Faiz ise baş belamız olmaya devam ediyor, aslında Türkiye yüksek faizin kıskacında olmasa uçar ve kimse bizi tutamaz... Dünyada en yüksek faizi veren üçüncü ülke Türkiye olduğundan, Türkiye’den çıkmaları çok da söz konusu olmayacaktır.

İçimizdeki Amerikalılar her ne kadar boş boş konuşsa da, elin oğlu kaymağı nasıl yiyeceğini iyi biliyor.

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları, siyasi kararlar alarak, yatırımcıları kandırarak, haksız ve hukuksuz bir şekilde Türkiye’nin kredini notunu düşürmek için yarışıyordu.

Bugün ne oldu?

Yatırımcıları kandıran, güvenirliğine gölge düşüren bu kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye ekonomisinin büyüyeceğini söyleyen IMF’nın de kredi notunu düşürebilir mi?

Tabi ki HAYIR.

Çünkü o zaman onların hukuku devreye girer ve derler ki “ Siz yatırımcıyı kandırdınız, haksız kazanç elde ediyorsunuz.”

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı “ Yalan söylüyorlar “ dediğinde kimsenin sesi çıkmıyordu!

Yılın son çeyreğinde Kredi Derecelendirme Kuruluşları, IMF ve yabancı yatırımcılar kuyrukta, herkesin beklentisi aynı “ Bizde bu pastadan bir dilim alabilirmiyiz “ diye...

  • Demek 3.ülkeyiz Demek 3.ülkeyiz 1 ay önce
    Ülkeye yatırım değil sıcak para giriyor.Onların taktiğidir vur kaç.