Dünyadaki sömürü sisteminden nasiplenmek!

03 Kasım 2017 Cuma

Dünyadaki sömürü sistemi sadece savaş, ekonomi yada algı operasyonlarıyla yönetilmiyor, birde İNANMIŞLIK var. 

Hakimiyet için her şeyi mübah gören sömürü sistemine direnmek, insanların kendi elindedir. 

Direnişi sadece konuşarak değil, uygulayarak başarmalıyız, mesela; 

- 3,40 Lira seviyesinden 3,84 Lira seviyesine yükselen dolar/TL kurunu sürekli konuşarak, yatırım aracı olarak görerek, satın alarak... 

- Yerli bankaları değil, yabancı bankaları tercih ederek... 

- Faiz kullanıp, faizi alışkanlık haline getirerek... 

- Kısır tartışmalara vakit harcayarak, işimize odaklanmayarak... 

- Gereksiz harcamalar yaparak, tasarruf yapmayarak... 

- Yatırım için altın almayarak... 

- Birikimlerimizi eğitime için değil, betona harcayarak...  

İşte bütün bunları yaparsak peşinen söylüyorum asla başarılı olamayız. 

Bu sıralama yüzlerce örnekle devam edebilir. 

Ancak sonuca baktığımızda Kur’an-ı Kerim’e  göre yaşamak ve onu tüm sorunların çözümünde ilaç olarak görmek en doğrusudur.

Yani Kur’an, bizlere mealen “...Oku düşün, israf etme, yalan konuşma, işini güzel yap...” demiyor mu? 

Zekat, mehir gibi borçlarımızı “Altın” olarak hesaplamıyor muyuz? 

Sorarım sizlere, Kur’an’da altın ve gümüşten başka hangi paradan bahsediliyor, Kur’an altın ve gümüş derken bizler neden dolarda ısrar ediyoruz? 

Sömürücü olan bankalardan faizle para alıp, betona yatırmak neyin nesi? 

Alın terimize sahip çıkmamak, harcamalarımızla sömürü düzenini desteklemek büyük bir gaflet değil de nedir? 

“Ben vatandaşım, benim imkânım ve yetkim yok ki” derken, bir kez daha düşünmeliyiz. 

- Sömürü düzeninin faizle beslendiğini, 

- Dünyaya kâğıt parçalarını dağıtıp, gerçek değer olan altını kendilerinin topladıklarını, 

- Bizi sürekli borçlandırarak ürettirmeyen, tükettiren, israf ettiren bir toplum haline getirdiklerini,  

- Günlük hayatımızı kısır tartışmalarla geçirten ruhumuzu tembelleştirenlerin onlar olduğunu unutmamalıyız! 

Dünyadaki sömürü düzeninden en çok nasibini alan ülkeler arasında Türkiye de var. 

Evet çok güzel sömürülüyoruz, ancak uyku o kadar tatlı ki uyanmak işimize gelmiyor dostlar! 

Neden uyanalım ki? 

- Betona yatırım yapıyoruz her yıl değer kazanıyor diye. 

- Paraya ihtiyacımız olduğunda bankaya koşup faizle ihtiyacımızı da karşılıyoruz... 

- Avrupa ülkelerine nazaran en çok banka kartları da bizim cüzdanlarımızda maşallah... 

- Bizi rahatlatacak fetvalar da alıyoruz... 

- Üretmeye gerek yok paramız var, satın alırız vs vs... 

Bir gün bu uykudan öyle bir uyanacağız ki her şey için geç kalmış olacağız! 

Bugün “zaten değerlerimizi yitirdik” falan diye düşünüyorsanız şunu unutmayın “kaybedecek daha çok şeylerimiz var.” 

Kazançlarımız varsa bunları kaybederiz. 

Yine dost uyarısı... Bugüne kadar olan kazançlarımızı kaybetme riskimiz her geçen saat artıyor. 

Bu uyarıları yapma nedenim ise şu: 

İki haftalık iyimserlik sonunda para piyasalarında ve ekonomide stresli günler bizi bekliyor olabilir. 

Özellikle ABD ve Avrupa ortaklaşa Türkiye ekonomisini hedef alabilir. Sadece döviz kurlarını değil, iç piyasalardaki dengeyi iyi tutabilmeliyiz. Reel ekonomi daralmaya başlarsa iflaslar gündeme gelebilir. En büyük zararı büyük şirketler görebilir. Sizin için borsa, döviz ve emtia fiyatları önemliyse şunu unutmamalısınız: Geniş bant aralığında sert dalgalanmalar olabilir, bunu sürpriz olarak görmemelisiniz. 

Dolar/TL: 3,50-4,20 

Euro /TL: 3,80-4,50 

Gram altın: 147-167 

Lira aralığında kalmaya devam edebilir. 

Borsa ise 75-120 bin puan aralığında yoluna devam edebilir. 

Bu arada finansal okur yazarlılığımızı gözden geçirmek gerektiğini düşünüyorum.