THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

Yönetimsiz şehvetin tahribatı

16 Temmuz 2017 Pazar

Müslümanların tercihlerini netleştirmeleri imanlarının gereğidir. Ya imanlarının gereğini seçecekler ya da şeytanın düzenini bozduğu kontrolsüz şehvet yolunda devam edecekler. Şehvet yönetiminde bile ya şeytan düzenine göre hayati yaşamayı kabul edecek ya da ilâhî sistemin tümünü iman çerçevesinde yaşayacaklardır. İmanla küfrü karışık yaşamak şeytan düzenidir. Cehaleti aşacak, iştahı Allah rızasına yönlendirecek, nefsin terbiyesini gerçekleştirecek, şeytanın ablukasından kurtularak Hakk’a yönelme faziletini yaşayacaktır. 

İslam âlemi kendi ahvali ile yüzleşme zorundadır. İslam dini, şehvet yönetimini Kur’an ve sünnet çerçevesinde düzenlemiştir. Kur’an’da ve hadisi şeriflerde en yüksek düzeyde sistemleştirilen şehvet yönetimi, bireyin sükûnetini, ailenin düzenini, gençliğin geleceğini ve toplumun mutluluğunu garanti eder. Bu alanda üç temel öge önerir. Bu üç temel değer; sükûnettir, aşktır ve merhamettir. Sükûnet, insanı gerilimden kurtarır, aşırı istekleri ayarlar ve insanın kişiliğini geliştirir, erkeğin dışarıya tamahını keser. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Dışarıda ilginizi çeken bir kadın gördüğünüz zaman evinize dönün, onda arzu ettiğiniz evinizdekinde de vardır” buyurur. Aşk, kadın erkek bütünlüğünü gerçekleştirir. Merhamet, kadın erkek arasında ilgi bağlarını sağlamlaştırır. Sevgi dostluk atmosferini aydınlatır. Yaşanması gereken hayatı, hakikat zeminine oturtur.

Bu hakikatleri muhteşem tablo halinde sunan ayette dile getirilen değerlerden ibret alınması gerekir. O’nun ayetlerinden biri de, size nefislerinizden, sakinleşeceğiniz eşler yaratması ve aranıza aşk ve merhamet koymasıdır. Şüphesiz bunda, düşünen bir kavim için ibretler vardır. ( Rum: 30/21) Düşünebilecek insanlar için Cenab-ı Hak, manidar benzetmelerle şehvet nimetinin hikmet içerikli önemini anlatmaktadır. Kadınlarınız sizin için ekin yeridir. O halde ekin yerinize nasıl isterseniz varın ve kendiniz için iyilik hazırlayıp ileri gönderin. Ve Allah’tan ittika edin. Ve biliniz ki sizler şüphesiz O’nun huzuruna varacaksınız. Ey Resûlum sen müminleri müjdele. (Bakara: 2/223) 

Allah Teâlâ’nın insana yüklediği görevlerin en hikmetlisi, insanın devamını gerçekleştirmesidir, üretim açısından tarla gibidir. Nasıl tarla sahiplenme, bakım, ilgi ve diğer işlemlerle verim sağlıyorsa kadın da sükûnet, aşk ve merhametle insan gibi yüce bir değer üretmektedir. Ve Allah sizin için kendi cinsinizden zevceler verdi ve sizin için zevcelerinizden oğullar, torunlar yarattı. Ve sizi temiz, hoş şeylerden rızıklandırdı. Ama bâtıla iman ederler de onlar Allah’ın nimetlerini inkârda mı bulunurlar? (Nahil: 16/72)

Allah Teâlâ, kadın kulunu, erkeğe nimet olarak verdiğini, onun sayesinde evlatlar yarattığını, evlatlar aracılığı ile kuluna torun nimeti tattırdığını ve bütün bunlarla beraber hoş ve temiz şeyleri rızık verip beslediğini beyan eder. Bunların peşinden Allah’ı unutup bâtıla inananın felaketini hatırlatır ve Allah Teâlâ’nın nimetlerini inkâr edenlerin kötülüğe sürüklendiğini ihtar eder. Bu manidar uyarıları Meryem suresinde açıklar; Sonra, peygamberlerle, seçkin kimselerin arkalarından bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular; bunlar da cehennemde “Gayya” vadisini boylayacaklardır. (Meryem: 19 / 59) Peygamber ve seçkin insanların meşru hayat düzenlerinin devamını getiremeyecek kadar âdileşen nesiller şehvetlerine uymaları yüzünden namaz gibi kurtarıcı bir ibadeti terk etmeleri, şehvete uymalarından kaynaklandığı bildirilmektedir. 

Yönetimi, Yaratan’ın kanunlarına uygun olmayan şehvet trajik gelişimlere vesile olur. Kur’an da bunun muhteşem ve en ilginç örneğine dikkat çekmektedir. Şehirde birtakım kadınlar: Azizin karısı, uşağının nefsinden murat alıp ilişki kurmak için onu kendine davet ediyormuş! Sevda, onun bağrını yakıp çıldırtmış! Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz!» dediler. (Yûsuf: 12/30) Müşrik olanların zihniyetleri berbattır. Müşrikler Allah›ı bırakıp da yalnız dişi putlara tapıyorlar. Onların bu putlara tapmaları da ancak inatçı bir şeytana ibadet etmektir. (Nisa: 4/117) Demek ki, şehvet yönetimi düzenli olmayanlar şirk batağında dişi tanrılardan medet uman bahtsızlardır! 

Pekiyi, Müminin hali nicedir? Esselamu aleykum.

 

YORUM YAZ