Şehvet yönetimi (3) 

02 Temmuz 2017 Pazar

Şehvet yönetiminde başarılı olabilmek kolay değildir. İnsan hayatının arka planında güçlü, etkin, gizli ve sinsi güçler vardır. İnsanın, niteliğini ve niceliğini pek bilmediği bu güçler, insanı genelde gaflete mahkûm eder. İtikadî ve amelî alanlarda altyapısı olmayanı kolayca kontrol dışı eder. Kontrol sistemi dışında kalan insan, pusulayı tutturamayacak kadar çaresiz kalır ve şehvet yönetimi yapamayacak pozisyonda bilinç kaybına uğrar.

Uçsuz bucaksız çölde kızgın güneşin altında ve kum fırtınaları arasında, çaresizliğin girdabına kapılan insanın kurtulma azmi sıfırlanır, umudu yıkılır ve takati kesilir. Hele yerden yere sürüklenen kum dalgaları vurdukça tutunacak bir dal bulamayan felaketzedenin artık yapacak hiçbir işi kalmaz. İşte günümüz toplumlarının genel panoraması bundan ibarettir. Bu yüzden cahil ve budala hacı anne! Kızına, evlenmek istediği genç erkekle bitişik boş dairenin anahtarını vererek gidin istirahat edin diyecek kadar çılgın, çirkef ve iğrenç bir teklifte bulunur. Böyle durumlarda şehvet yönetimi âtıl kalır ve konu hakkında söylenecek söz kalmaz. Kontrol dışına sürüklenen ve “zina suçunu işleyen mümin olarak zina yapmaz” hadisi şerifince nerelere savurulduğu görülür.

İşte bütün bunların karşısında imanı olanların bu kangren yaraya neşter vurmaları için seferber olmaları şart olur. Tabii müslümanlarda iman yeterli değil ise elden ne gelir? Tarihte şehvet yönetiminde kontrolü kaybeden nice toplum felakete uğramıştır. Lût kavmi örneğinde nice ders alınacak ibret vardır. Kontrolsüz gelişen şehvet salgını bu kavmin nasıl yönetimsiz kaldığını gözler önüne sergilemektedir. Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Gerçekten siz aşırılaşan azgın israfçı bir kavimsiniz. (Araf:7/81) Bu ayette gerçekten ilginç ve müthiş bir ârızadan bahsedilmektedir. Kadınlar öylesine kötülüğe sürüklenmişlerdir ki erkekler kadınlarda aradıklarını bulamayarak kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere varma ihtiyacı hissetmişlerdir.

Artık önü alınmaz aşırılığa müptela olan Lût kavmi çağımız insanına neler anlatıyor, düşünmek gerekmez mi?. Günümüz kadınını. Ne kadar kontrol dışı bir yönetimsizliğe sürüklendiklerini, aşırılıkları yüzünden azgın israfçı bir kavim olduklarını hatırlatan Rabbimiz şehvetin kontrol çerçevesinde yürütülmesini, aksi halde felakete sürüklenmenin kaçınılmaz olduğunu haber vermektedir. Bu ifade ile açıkça ders verildiği görülmektedir. Aynı olayla ilgili bir açıklama daha vardır. Gerçek, siz kadınları bırakıp da şehvetle mutlaka erkeklere varacak mısınız? Hayır, siz cahillikte devam edegelen bir kavimsiniz. (Neml:27/55) uyarısı yapılmaktadır. Özellikle burada da oldukça manidar kıstaslar verilmektedir.

Biyolojik şehvetin doğalı kadın erkek arasında olanıdır. Bu ve önceki ayette kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere varmak, kontrol dışı taşkınlığı da aşmak ve çılgınlık boyutunda kontrolsüz ve sıra dışı bir sapkınlık olduğu bildirilmektedir. Bunun temel sebebinin de, cahillikte devam edegelen bir kavim olmaları gösterilmektedir. Bugün modernitesi yüksek düzeyde olduğu savunulan özellikle İngiltere’de kadınların Lût kavminde olduğu gibi değer kaybına uğramaları yüzünden homoseksüellerin birbirleri ile evlenmeleri kanunun koruması alınmasına sebep olduğu bilinmektedir. Kadınların cahiliye adetlerindeki “teberrüçleri” aşırı derecede kendilerini daha güzel ve daha şirin göstermeleri erkeklerde bıkkınlığa dönüşmüştür.

Acayiplikler iç içe girift hale bürünmüş, kadın olan, Lût aleyhisselamın karısı, şehvette kadını bırakıp erkeklere varma hastalığına tutulmuş çirkeflere aracılık yapıyor ve onların her fırsatta pisliklerine ön ayak oluyor. Hazreti İbrahim aleyhisselam’dan sonra Lût peygambere gelen melekler Allah Teâlâ’nın azap emrini haber verdiler. Melekler: Ey Lût, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesinlikle dokunamazlar. Sen hemen gecenin bir kısmında ailenle yola çık. İçinizden hiç biri geri kalmasın. Yalnız karın geri kalanlardandır. Çünkü onlara dokunacak azap musibeti kesinlikle ona da çarpacaktır. Onlara va’d olunan helak zamanı sabah vaktidir. Sabah vakti da yakın değil mi? dediler. (Hûd:11/51)

Çağımızın cehalet marazı, ahlâkî kokuşmuşluk ve kalp rahatsızlıkların hepsi tedavi bekliyor. Sorumlular nelerle meşguldürler? Esselamu aleyküm.