Müslüman, mümin ise 

12 Kasım 2017 Pazar

Merdiven altı imalatçısı Müslüman olmamak için bilgi, iman ve şuur gerektirir. Bu ifadenin ne kadar doğru olduğu, ayet meallerini dikkatlice okuduktan sonra görülecektir.

Kalbi zararlı virüslerden arınmayan, aklı hareket yeteneğine sahip olmayan bir Müslüman, köprü altı imalatçısı gibidir. Kalbini ve aklını Allah Teâlâ’nın beyanları doğrultusunda kullanmayıp din hizmeti verme gayreti güden Müslüman başarılı olamaz.

Kendini tanımayan ve dini anlamak için alt yapısı olmayan insan haddini bilemez. Böyle bir insan hedef belirleyemez. Harcı âlem ifadeler ona artı değer katmaz. Gerçeği öğrenmek için zaman, onun lehine çalışmaz. Üstelik bunun da farkına varamaz. Sürekli olarak kendini öncü gösterme hastalığı ile kıvranır durur, bunun da farkına varamaz. Kuru kuyudan su çekme hevesi ile yıllarca çırpınır durur. Bilgiyi savunur, bilgilenmekten fersah fersah uzağa kaçar. Kalbi hastadır, tedaviyi kabul etmez. Aklı yetersizdir, bileni dinlemez.

Bugün ülkemiz birçok alanda gelişim ve kalkınma hamleleri ile kendini ispat etmektedir. Maddi kalkınma devam ederken diğer birçok alanda sarsıntılar geçirmektedir. Dini anlaşılmaz hale getirmeye yeltenen, eğitimi yazboz tahtası yapan yetkililer, gençliği manevi değerlerden soyutlamaya kalkışan klikler, gençlik arasında fuhşu yayan bilinçsiz ve ruhsuz güruhlar, korkunç boyutlarda yayılan uyuşturucu felaketini görmezlikten gelen basiretsiz görevliler, nesebi kriz geçiren toplumun dertlerine çare bulmayan sorumlular ilgisiz, bilgisiz ve iradesizdirler. Kokuşmuş aileyi yüzüstü bırakan çaresizlik psikozuna girmiş uzmanlar, aileyi düzene koymak için kadını sığınma evine kapatan, kocayı evden uzaklaştırarak caydırma taktiği güden beceriksizler kendi bildiklerinden başka hiçbir gerçeğe yönelmezler. Her tarafa, her kesin başına birer polis dikme zihniyeti önemserler.

Farkındayım, bu hamur çok su götüreceğe benziyor. Buna rağmen biz Müslümanlar ne iş yaparız? Yazarımız çizerimiz genelde hariciye uzmanı olmuş, bir kısmı terör uzmanlığına terfi etmiş, hele daha ilerleyenler FETÖ uzmanlığına yükselmişler. Velhasıl bizimkiler kendi alanları dışında maharetlerini ustalıkla sergiliyorlar. Fakat bunca derdimiz olması karşısında neden derdimize çare bulma basireti kullanmazlar? Çaresizlik ise artarak devam ediyor.

Allah Teâlâ’nın emrini anlayacak ve uygulayıp sahiplenecek müminler aranmaktadır.

Dinde zorlama yoktur. Gerçekten, iman da küfür de apaçık meydana çıkmıştır. Artık kim tağûtu reddedip Allah’a iman ederse o, muhakkak ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah İşitendir, Bilendir. (Bakara: 2/256) Kim nefsini tamamen Allah’a, O’nu görür gibi, teslim ederse muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmış olur. Bütün işlerin sonu ancak Allah’a dayanır. (Lokman: 31/22) Mümin erkekler de, mümin kadınlar da birbirinin velileri; dostları ve yardımcılarıdır. Bunlar insanlara iyiliği emrederler, onları kötülükten men ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. Allah onları rahmetiyle bağışlayacaktır. Çünkü O Azîzdir, Hâkimdir. Allah mümin erkeklere ve inanan kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmiştir. Allah’ın onlardan razı olması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük mutluluk budur. (Tevbe: 9/70-72)

Yukarıda okuduğumuz Bakara, Tevbe ve Lokman sûrelerinin ilgili ayetleri yeryüzünde mevcut olan bütün Müslümanları fiilen bağlamaktadır. Âli İmran suresinde yine bütün Müslümanları bağlayan şu ilâhî beyanlar anlayıp uygulayabilecek müminleri beklemektedir.

Ve hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılınız ve birbirinizden ayrılıp tefrikaya düşmeyiniz. Allah’ın üzerinizde olan nimetini de hatırlayınız ki, siz birbirinize düşmanlar iken Allah kalplerinizi ülfet ederek birleştirdi de O’nun nimeti sebebiyle kardeşler oldunuz. Siz ateşten bir çukur kenarında iken sizi ondan çekip kurtardı. İşte hidayete erebilesiniz diye Allah ayetlerini sizlere böyle açıklar. (Âli İmran: 3/103)

Bu beyanları, ancak şartlanmışlık prangalarını parçalayan ve bütün benliği ile Kur›an gibi bir hayat kaynağına ve onu yaşayan Mübelliği Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gibi bir öndere sarılanlar anlayabilirler! Yani mümin olmak gerek. Esselamu aleykum.

 

  • AdsızAdsız2 ay önce
    Yazınız çok güzel , çok beğendim Allah razı olsun.Allaha inananlar bir olalım, diri olalım. Müslümanlarıbirbirinden ayirmayalim.