MEMNUN TARAF

Meleklerin ve cinlerin insanlardan önce yaratılmış olduklarını biliyoruz. Bunun da bizi en çok ilgilendiren tarafı, daha sonra insan yüzünden şeytanın sahneye çıkmasıdır. Şeytan âsidir, insanın düşmanıdır ve batılın taraftarıdır.

Kur’an-ı Kerîm’de Cenab-ı Hakk şeytanı sorgular. Bu sorgulamalardan biri de A’raf suresinin on birinci ayetten başlamak suretiyle devam eden ayetlerdir. Rabbimiz, bütün meleklere, “Âdeme secde edin” emrini verir. Bilindiği gibi bütün melekler secde ederler. Fakat içlerinde bulunduğu halde melek olmayıp cinnî kökenli İblis secde etmez. Mevlâmız, niçin secde etmediğini sorar. Burası çok önemlidir! Çünkü şeytan Rabbine kafa tutar, kendinin üstünlüğünden dolayı secde yapmadığını söyler. Hatta şeytanın küstahlığı, bitmez bir yoğunlaşmaya yönelir. Bitmeyecek ve tükenmeyecek bir öfke birikimi ile işine sarılır.

Cenab-ı Hakk’tan kendine kıyamete kadar izin verilmesini ister. Allah Celle Celaluh şeytana izin verir ve onu huzurdan kovar. Buyurdu ki: “Artık oradan aşağı in, çünkü orada senin için kibirlenmek yoktur. Artık çık, şüphe yok ki, sen alçaklardansın.” Cenab-ı Hakk’ın huzurundan kovulan şeytan, o günden kıyamete kadar sürdüreceği fitne işine iş başı yaptı. Üstelik kâinat mülkünün sahibine, yemin ederek fitne fesat icraatına baş koydu. Dedi ki: «Sen beni azgınlığa uğrattığından dolayı ben de yemin ederim ki elbette onlar için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım.» “Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim musallat olacağım. Sen de onların çoğunu şükredici kimseler bulmayacaksın” (A’raf: 7/16-17)

Şeytan şerrin temsilciliğini sürdürdü ve yeri geldi yapacağını arkasına koymadı. İnsanın kalp sağlığını bozdu, fıtrî ritmini ve ayarlarını karıştırdı. Şeytan onları kuşattı, artık o şeytan, onlara Allah’ı zikretmeyi bile unutturdu. Artık onlar şeytan partisinden olarak onun taraftarlarıdır. Gerçekten şeytan taraftarları hüsrana uğrayıp perişan olanların ta kendileridir. (Mücadile: 58/19) Günahkâr, hayırsız, paslı, kilitli ve hasta kalpleri yüzünden insanlar şeytana direnemezler ve kayıtsız şartsız olarak her şeyde şeytana teslim olurlar.

Gerçekten şeytan, içkide ve kumarda aranıza düşmanlık ve kîn düşürmek, sizi Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz kötülüklerden vazgeçersiniz değil mi? (Maide: 5/91) Ama şeytan bunu aşmaya yönelir, işini yürütür.

Şeytan dedi ki: «Beni azdırdığından dolayı ben de onlar için yeryüzünde kötülükleri süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.» Şeytan ancak bu genellemeden bir kesim insanı istisna ederek, «Ancak onlardan ihlâs sahibi olan kulların müstesna» diyerek onlara dokunmayacağını deklare etti. Fakat icraatını sürdürmekten taviz vermedi.

Şeytan zengini cimrileştirir, fakiri yalnızlaştırır, güçlüyü azdırır, zayıfı bezdirir, devamında toplumu kutuplaştırır. Âdil paylaşımı unutturur. Ahlâkî değerleri devre dışı bırakır. Güveni sarsar, güvenlik tedbirleri artar ama güven sağlanamaz, yağma, adam kayırma, göz boyama, yolsuzluk sınır tanımaz ve hırsızlık önlenemez. Hele yurtdışında güven arayan cendereye sıkışır, ruhen çöker, nedametle zillet hayatı yaşar. Fakiri fukarayı sövüşleyip ustaca haklarını gasp ettiği için huzura muhtaç olur ve adına hizmet süsü verilen büyük himmet iddiası iflas eder.

Bundan böyle nedamet öfkeye dönüşür, kalpleri işgal eder, amansız virüs gibi acısını artırdıkça bunalımdan bunalıma sürükler. Artık insanda, mülkün ve hükmün ancak Allah Teâlâ’ya ait olduğu şuuru da kalmaz. Bilgi etkisini kaybeder, irfan silinir, kalp çöker.

Pekiyi şeytanın istediği ne idi? Yukarıdaki kapkara tablo değil miydi? Öyleyse bu tablo kimin eseri? Hiç unutmayalım ki, Kur’an’ın son ayeti “minel cinneti ven nâs”tır.

De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların mâlikine, insanların İlahına; o sinsi şeytanın şerrinden. İnsanların kalbine fısıldayan; o şeytan insanlardan ve cinlerdendir.

Kim Allah’ı, Elçisini ve müminleri dost tutarsa işte onlar üstün olanlar, yalnız Allah’ın taraftarlarıdır. (Maide: 5/56) Masivadan sıyrılıp yalnızca Allah’a dönen O’nun taraftarıdır. Memnun olan taraf da onlardır. Esselamü aleyküm.

 

YORUMLAR
600

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

İlhan Oral
İlhan Oral Tüm yazıları için tıklayın »