Kamu problemini devlet çözer 

19 Kasım 2017 Pazar

Açıkça ya da dolaylı olarak bu sütunda aile eğitimi hakkında ısrarla yazılar yazmaktayım. Değerli okurlarım da bunun farkındadırlar. Daha önce yaşanan ve hâlâ dramatik etkileri süren insan haysiyetini rencide eden olaylar süregelmektedir. Halkımızdan herhangi birinin “bir teline dokunuyorsun bin name dinliyorsun, bin âh işitiyorsun.”

Bir eğitimci olarak hiçbir konuda sırf eleştiri olsun diye bir değerlendirme yapmak benim haddime değil, tarzım da değildir. İnsin ve cinnin Peygamberi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem, “âlemlere rahmet bir Resûldür.” Onun ümmeti olarak bizim görevimiz, sünnetine bağlanmak ve uyarılarına kulak vermektir. Yıllarca gözyaşlarını dökerek, satılan bebeğini arayan ana babaların dertlerine derman olmak ümmet olma gereğidir. “Mümin mümin için birbirine kenetlenmiş bina malzemeleri gibidirler.”

Öncelik ve özellikle Rabbimizin emir ve uyarıları herkesi bağlayıcıdır; Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah’ın kendilerine verdiği buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi mutlaka yapan melekler vardır. (Tahrim: 66/6)

Çağların sevgisini, eskitemediği Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem veda hutbesinde aile hakkında ümmetine vasiyet ediyor ve buyuruyor: “Ey insanlar! “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan ittika etmenizi tavsiye ediyorum. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır.” Bu aile için temel ilkedir.

Bu vasiyet sayesinde iffet âbidesi unvanını taşıyan Müslüman kadınının ve kızının ne hâle düşürüldüğünün muhasebesini yapmak ve neticesinin nelere yol açtığını görmek için bir değerlendirme yapalım. Bu günlerde bazı televizyon, aile konusu üzerinde yoğunlaştı. Aile mahremiyeti üzerinde bir gedik açtı. Birçok iğrençlik zaten biliniyordu. İddialar dehşet verici boyutlarını aşmış, kan dondurmaya başlamıştır. İkinci Cihan Harbi’ni müteakip, bir tarafta gençliğimize süt tozu yutturan Amerika diğer tarafta çeşitli kanalları kullanarak bizden bebek ithal ediyormuş! Bunlardan yalnızca bir baba dört erkek çocuğunu Amerikalılara satıvermiş! Ondan başka satılan ve ihraç edilen bebeklerin haddi hesabı yok, iddiası yayılmaktadır. Üstelik Amerika da bu bebeklerin adları ve milliyetleri hiçbir iz bırakmamak kaydıyla silinip tamamen asimile edildikleri yankılandıkça hıncımızı kamçılamaktadır.

Anasını babasını bulmak ve nesebini tanımak üzere bir delikanlının açtığı gedikten fışkıran iğrenç ifrazat, yüzbinlerce garip insanın yüreğini yakmış, anaların ciğerini dağlamış, nice kız kardeşle erkek kardeşin evlenme riskine kapı aralamış ve vahamet devleşmeye başladığı ortaya çıkmıştır. Bay bayan gençler evlenme kararı almışlar. Tam kan tahlili alındığında, yetkilinin; “siz evlenemezsiniz” uyarısı ile yıkılmışlar, çünkü kardeşsiniz cevabı ile karşılaşmışlar. Bir diğer olayda düğün sırasında damat ve gelinin yanına yaklaşarak, “Siz evlenemezsiniz. Çünkü siz kardeşsiniz. Ben hemşireyim, sizi ben ayrı ayrı aileye verdim” demiş ve bir anda iki gencin dünyalarını yıkmış, gönüllerini harabeye çevirmiş.

Bunca vahim hadiseleri dinleyen nice bağrı yanık ana televizyona koşuyor, yıllar önce doğum sonrası “bebeğin öldü” gerekçesiyle alamadıkları için arayışa geçmişler. Yıllarca bebeğini bulma umudu ile aramışlar. Bu vesile ile sönmüş umutlar depreşmeye başlamış. Küllenmiş umutlar yeniden canlanmış. Sönen umutlar gönül yangınının alevlenmesini tetiklemiş. On beş temmuzda demokrasi için insanlık âleminin ders alacağı büyük destanını yazan millet, şimdi nesebini kurtarmak üzere harekete geçeceği gün beklenmektedir.

İçişleri Bakanlığımızın, Adalet Bakanlığımızın, Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığımızın ve tüm kurumlarıyla devletimizin, cenin tüccarlarının açtığı bu kangrenleşen yarayı kökten tedavi etmeleri beklenmektedir. Emirlerine uyduğumuz oranda Allah Teâlâ bizim Yardımcımız ve Mevla’mızdır. Esselamu aleykum.

 

YORUM YAZ