İslam Birliği ihtiyaçtır, zaruridir

04 Şubat 2018 Pazar

İslam Birliğini gerçekleştirmekte dünya için zaruret vardır. İslam Birliğinin kurulmasında zaruret de vardır, ihtiyaç da vardır. Rabbimiz birdir ve tek egemendir. Kur’an tek kitaptır. Ve o Kitabın mübelliği, Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlık tarihinin en yüce şahsiyeti ve en kusursuz lideridir. Sünnet-i Nebi çerçevesinde İslam Birliğinin kurulması şarttır. Yaşadığımız âlem birdir, dünyamız da bir tanedir.

Dünyamızda son bir asırlık süreçte dünya toplumlarından ihtiyaç duyan kesimler çeşitli teşkilatlar kurdular. Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu. Bu teşkilat, “Dünyada devletlerarası çıkabilecek sorunları barışçıl yollarla çözecekti.” Çözümü gerçekleştirmek için Güvenlik Konseyi diye bir birim oluşturdular. Güvenlik Konseyine o günün mütegallibe güçleri ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya seçildi. Bunlardan herhangi birinin delegesinin bir oyu dünya çapında oy değerinde idi. Bu haksızlık karşısında bugün ısrarla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” deyip dünya insanının beynine kazıdığı mesele budur. BM’den sonra NATO kuruldu. Anlaşma gereği saldırıya uğrayan ülke, NATO tarafından korunacaktı. Fakat bugüne kadar “Küfür bir millettir” hükmünün değiştiği görülmedi. Çünkü onlar İslam karşısında daima korkaktır, hilekârdır ve düzenbazdırlar. Kalpleri en berbattır.

“Kâfirler birbirlerinin dostlarıdır. Ey Müslümanlar, eğer siz bu dostluğu gerçekleştirmezseniz yeryüzünde fitne yayılır, büyük fesat olur.” (Enfal: 8/73)

Buna bakarak bir ara birkaç Müslüman ülke “Bağdat Paketi’ni” kurdu. Sonra bu “CENTO” kuruluşu ile yeni bir teşkilata dönüştü. Bu teşkilat, Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve Birleşik Krallık arasında kuruldu. Bu bir savunma teşkilatı idi, âkim kaldı. Bütün bunlarla beraber ABD elli devletten oluşmuştur. Bundan esinlenen Avrupa, “Avrupa Birliği”ni kurdu.

Turgut Özal, Karadeniz İşbirliği Örgütünü kurdu. Daha sonra büyük düşünür büyük hedef adamı Necmeddin Erbakan “D-8 teşkilatını” kurdu. Özellikle bundan çok etkilenen ve aşırı endişeye kapılan Avrupa ve Amerika, âdeta Erbakan Hocaya çelme taktılar. Yerli işbirlikçileriyle birlikte onu Başbakanlıktan kaydırdılar. Dış şer güçler İslam ülkelerinin toparlanmasını hazmedemiyorlardı. İslam ülkelerini sürekli olarak bastırıp sindirmeye ve sindirdikçe kullanmaya çalışıyorlardı. Zaten İslam ülkelerinin iliğini emmektedirler.

Eğer şu anda Irak ve Suriye’de yetmiş ülkenin ajanları bu iki ülkeyi cadı kazanı gibi karıştırıyorlarsa bütün dünya Müslümanları bunu tam yerinde görmelidirler. Bugün İsrail, Müslümanların böğründe kurnazca olayları takip ediyor ve sinsice fırsat kolluyor. Müslüman tandanslı zavallıları kullanıp “arzı mev’ûde” kavuşma ümitleriyle ihanet planını ayarlıyorlar. Artık Müslümanların birbirlerini hırpalama gibi bir ihanete alet olma zamanı değildir. Unutmamak gerekir ki, “Müslümanın Müslümandan başka dostu yoktur.” Müslümanların birbirlerinden ayrı düşmeleri ve başka güçlerden medet ummaları ilâhî sisteme aykırıdır.

Şimdi meselenin özüne dönelim. Müslümanların Allah’tan başka dayanacak güç aramaları batıldır. Şanı yüce Rehber ve Lider Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bağlanmadıkça kaybeden kendileri oluyor. İşte, O’na itaat etmeyi şart koşan Allah Teâlâ, bütün müminleri kardeş ilan ediyor, onların bir müstahkem binanın bölümlerinin birbirlerini kenetlemiş olmaların örnek gösteriyor, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ümmetinin kâfirler karşısında şedid ve dirençli, kendi aralarında merhametlidir diyor. “Allah uğrunda cihad ediniz. Allah, dinini muzaffer kılmak için sizi seçti. Dinde üzerinize güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dininde olduğu gibi bundan önceki kitaplarda ve bu Kur’an’da size Müslüman ismini Allah taktı. Ki; Peygamber, size şahit olsun, siz de insanlara şahitler olasınız. Artık namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’ın dinine sımsıkı sarılın ki, Mevla’nız O’dur. O ne güzel Mevlâ’dır, ne güzel yardımcıdır!” (Hac: 22,78)  

Allah Teâlâ kendi nurunu tamamlayacağını vadediyor ve biz müminlere emrediyor. Evet, biz beşerî hayallerden, İslam Birliğine yönelelim. Her sene küresel büyük kongremiz gündemsiz boşa geçiyor. Kâbe gibi bir merkez ve hac gibi bir mevsim bize yeter, Allah bize yeter. Yeter ki biz Müslümanlar sahiplenelim! Esselamu aleykum.

 

YORUM YAZ

  • HirfanHirfan16 gün önce
    TÜRKİSLAM BİRLİĞİ...
  • ferhatferhat16 gün önce
    İslama ihtiyaç yok ki dünyada biliğine ihtiyaç olsun.Bütün savaşların kin ve nefretin sebebi dinlerdir İslam barış ve sevgi dini değildir. Rant eldeetmek isteyenler dini kullanmaktadırlar.Bunu anlamak istiyorsanız bugünkü iktidara bakmanız yeterlidir..Ağızlarından dini kelimeler düşmüyor amaçalıştıkları hep kendilerinin menfaatine.Yanımdan bir Müslüman geçse artık hemen cüzdanıma bakıyorum,acaba yerin-demi diye,düşürdüm mü diye,olur ya daha ben almaya eğilmeden bir Müslümanın eline geçerse halimiz nice olur?!
  • Hak yolHak yol16 gün önce
    Evet bu tandanslı sözde mslmnlar Allahın değil şer güçler in vaadleri ne inanıyorlar daha doğrusu baştan Allaha değil onlara inananlardan idiler demek ki/belki öyle olmasaydi kuranin bu konudaki emir ve yasakları engel olmalıydı bu davranışlarına
  • mhmtmhmt16 gün önce
    Allah razı olsun hocam. Ümmet için "DÜNYAYI DÜZELTMEK İÇİN ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTMELİYİZ" Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) (bir gün) şöyle hitap ettiler: “ Ey insanlar! ALLAH Teâla Hazretleri tayyibtir, tayyibten başka bir şey kabul etmez. ALLAH’ın mü’minlere emrettiği şeyler, peygambere emretmiş olduklarının aynısıdır. Nitekim ALLAH Teâla Hazretleri (peygaberlere): “ EY PEYGAMBERLER, TEMİZ OLANLARDAN YİYİN VE SALİH AMEL İŞLEYİN.” (Mü’minun Süresi 51) emretmiş; Mü’minlere de: “ EY İMAN EDENLER, SİZE RIZIK OLARAK VERDİKLERİMİZDEN TEMİZLERİNDEN YİYİN.” (Bakara Süresi 172) diye emirde bulunmuştur.” Sonra seferi uzatıp, saçı başı dağınık, toz-toprak içinde kalan ve elini semaya kaldırıp: “Ey Rabbim, ey Rabbim” diye dua eden bir yolcuyu zikredip, dedi ki: “ BU YOLCUNUN YEDİĞİ HARAM, İÇTİĞİ HARAM, GİYDİĞİ HARAMDIR VE (NETİCE İTİBARİYLE) HARAMLA BESLENMEKTEDİR. PEKİ BÖYLE BİR KİMSENİN DUASINA NASIL İCABET EDİLİR?” (Müslim, Zekât 65). Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • ŞahinŞahin17 gün önce
    İttihad-ı İslâm hakikatında olan İttihad-ı Muhammedî'nin (A.S.M.) cihet-ül vahdeti tevhid-i İlahîdir. Peyman ve yemini de imandır. Müntesibîni umum mü'minlerdir. Nizamnamesi Sünen-i Ahmediye'dir (A.S.M.). Kanunu, evamir ve nevahi-i şer'iyedir. Bu ittihad, âdetten değil, ibadettir. İhfa, havf riyadandır. Farzda riya yoktur. Bu zamanın en büyük farz vazifesi, ittihad-ı İslâmdır. İttihadın hedef ve maksadı; o kadar uzun, münşaib, muhit, merakiz ve maabid-i İslâmiyeyi birbirine rabtettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbutolanları ikaz ve tarîk-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevketmektir. Bu ittihadın meşrebi, muhabbettir. Husumet ise, cehalet ve zaruret ve nifakadır. Gayr-ı müslimler emin olsunlar ki bu ittihadımız, bu üç sıfata hücumdur. Gayr-ı müslime karşı hareketimiz ikna'dır. Zira onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbub ve ulvî göstermektir. Zira onları munsıf zannediyoruz. Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebiye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dâhil olsalar, onları taklid edip çıkmazlar. İttihad-ı Muhammedî (Aleyhissalâtü Vesselâm) olan ittihad-ı İslâm meslek ve hakikatını efkâr-ı umumiyeye arzederiz. Divan-ı Harb-i Örfî/60Said Nursi
  • MUSEVİMUSEVİ17 gün önce
    HRİSTİYANLIK BİRLİĞİ NEDİR HOCAM.. 
  • Yaprak DökümüYaprak Dökümü17 gün önce
    Lozan' ı, Mondoros' u başımıza musallat edenler, 1923' de bizi kabüllenmek zorunda kalınca: "AMA DURUN, DAHA BİTMEDİ!" dediler ki, bu; SİVASIN DOĞUSUNA KÜRDİSTAN KURMA PLANI İDİ. BU; ALLAH' SIZ PKK SÜRÜSÜ TÜRETİLEREK UYGULAMAYA KONDU! 95 YIL GEÇTİ, HALA KURAMIYORLAR! BUNDAN SONRA DA YAPRAĞI KURARLAR,