Suriye’ye Kıbrıs benzeri bir harekât lazım

06 Kasım 2017 Pazartesi

Perşembe günü PKK’nın hain saldırısı sonucu 9 şehit verdik. Şükür ki onların intikamı aynı gün alındı da eşkıyalar hak ettikleri cehennem çukurlarına yollandılar. Allah’ın zulmü kötülerin üzerine olsun. Hepimiz biliyoruz ki terörü dış destekler ayakta tutar. Mahir Kaynak’ın dediği gibi, hiçbir terör örgütü bir devletin desteğini arkasına almadan varlık gösteremez. Türkiye’yi vuran terör bugüne kadar hâlâ bitmemişse şüphesiz ki arkasındaki devletlerin verdiği silah desteği yüzündendir. 

Eskiden bunu gizlice yaparlarken şimdi alenen yapıyorlar. Geçtiğimiz hafta öldürülen teröristlerin üzerinden Amerikalıların YPG’ye verdiği AT-4 marka tanksavar çıktı. Ve tabii ki YPG armaları. PKK terörünü ABD’nin desteklediğine dair başka delile gerek var mı? Herhalde PKK’lıların cesetleri arasında bir de Amerikan askerinin cesedinin çıkması beklenmiyordur. Ne ki, öyle bir ceset bulunsa bile ABD “askerin kendi inisiyatifidir” deyip işin içinden çıkar. 

Askerimiz/polisimiz ilk kez ABD malı silahlarla vurulmuyor ve maalesef son kez de vurulmayacak. Depolarda bekleyen 3000 TIR’lık silah stoku var. Her biri günü geldiğinde hayatının baharındaki genç güvenlik görevlilerini katletmek için sırasını bekliyor. Bunların içinde Amerikan malı olmayanlar da var. Çünkü ABD ordusu Bulgaristan, Sırbistan, Çekya gibi ülkelerden silah alıp PKK/YPG’ye veriyor. Bunu artık biliyoruz.

Bildiğimiz başka bir şey de bu saldırıların tam da ABD’nin Türkiye’deki kirli ilişkilerinin ortaya çıkmasının ardından gerçekleşiyor olması. Geçtiğimiz salı günü Bakırköy’de ABD-FETÖ ilişkilerini deşifre eden belgeleri mahkemeye sunan Orhan Ünğan isimli şahsın avukatı Kudbettin Kaya öldürüldü. Ünğan’a göre kendisine ABD-FETÖ ilişkilerini deşifre ettiği için gözdağı veriliyordu. Aynı günlerde Osman Kavala tutuklandı. Öncesinde FETÖ’nün ABD konsolosluğunda çalışan adamı Metin Topuz tutuklandı. 

FETÖ’nün ve ABD’nin hücrelerine girildikçe PKK, inlerinden ABD malı daha öldürücü silahlarla çıkıyor. İstanbul’da avukatı, Hakkâri’de askerleri öldürerek gözdağı veriyorlar. İstiyorlar ki ahırı mesken tutmuş yılanlara dokunulmasın. Dokunulmasın ki yılanlara emir verildiğinde evden birilerini soksun. Böylelikle evin (ülkenin) ne zaman ve ne kadar huzurlu/huzursuz kalacağına kendileri karar versinler. 

Ancak sabırları öyle bir zorluyorlar ki; Türkiye bu son ihanetlere karşı ne kadar dayanır, dayanır mı, yine de sinesine çeker mi, orası meçhul. Yapılan şey aleni düşmanlıktır. Düşmanlık yeni ve radikal tavırlar almayı gerektirir. Belki Türkiye güç ve imkânlar bağlamında daha zayıftır ama karakter olarak haksızlığı sindirecek bir yapıya sahip değil. Mevzu ihanet olunca kâr-zarar hesabı yapmasını bilmez ve sonunu düşünerek hareket etmez. 

İşte bu yüzden terör örgütü PKK’nın Amerika’nın himayesinde Suriye’de serbestçe dolaşmasına daha ne kadar tahammül edeceği meçhul …Türkiye terörle terbiye edilmeye devam edilirse Suriye’nin kuzeyine Kıbrıs benzeri bir hareket kaçınılmaz olacaktır. Eminim ki terörü bitirmek için bu tür çözümler kızgın devlet elitinin aklından da geçiyordur. Terörle yaşamak bu ülkenin kaderinde yazılmadıysa mücadeleyi terörün merkezlerine taşımaktan başka bir çare kalmıyor. 

Eğer terör istediği zaman sınırları aşıp güvenlik güçlerine saldırabiliyorsa, ordu da sınırdan taşıp teröristin peşine düşebilmelidir. ABD nasıl ki 10 bin kilometre uzaktan gelip Irak’ı işgal edebiliyorsa (hem de Irak’ın Amerikan topraklarında herhangi bir terörist faaliyeti olmamasına rağmen), Türkiye de sınırlarının 1 metre dışında yuvalanmış terör hücrelerini pekâlâ etkisizleştirebilir. Ayrıca terör örgütü yaptığı saldırılarla meşru müdafaa hakkını Türkiye’ye kendisi vermiş oluyor. 

Bu devletin varoluş meseleleri başka ülkelerin çıkar meselelerinin ve dostluğunun –ki dost da değiller- hatırına ötelenemez. Kaldı ki dost bildiklerimiz düşmanı dost edinerek seçimlerini yaptılar. Seçim sırası Türkiye’de. Büyük bir bedel daha ödeyip terörü merkezinde mi bitirecek, yoksa aynı bedeli hem taksit taksit ödeyip hem de eli boş mu kalacak? Bu sorunun cevabı; “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye orada yerini alır” olmalıdır. 

 

  • Osmanlı geri döndüOsmanlı geri döndü13 gün önce
    En fazla atom bombası atarlar ve ölürüz . Ölüm bizler için yok oluş değil zaten. Onurumuz serefimiz için yaşarız. Haksızlık karşısında susmayiz. Mazlumun yanında oluruz. Biz Türkiye yiz.