Kelimelerle insanlık dayatmak

04 Eylül 2017 Pazartesi

Son iki haftada 3000’den fazla Arakanlı elleri, kolları, boğazı ya da başka bir uzvu Budist Myanmar ordusu tarafından kesilerek katledildi. Bir kısmının videolarını mutlaka görmüşsünüzdür. Vahşetin son  noktası olan katliamlar insanda sabır-sinir bırakmıyor. On yıllardır yokluk içinde yaşatılan çocuk, kadın, yaşlı bilumum Müslüman Arakanlıya sıradan bir ölüm bile çok görülüp vücudu canlı olarak parçalanarak katlediliyor. 

Biz bu filmi Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de, Bosna’da, Çeçenistan’da ve Afganistan’da da gördük. Müslüman bir topluluk zayıf ya da azınlık oldu mu Hristiyan, Yahudi, Budist ya da sözde Müslüman diktatöryal rejimlerin katliamına uğrar. DAEŞ, El-Kaide gibi tescilli terör örgütleri hariç masum halk içinden bir grup silahlanıp zulme karşı koyunca da (eğer Batı dünyası ile müşterek çıkarları yoksa) hemen terörist yaftası yapıştırılır. 

Şu günlerde Arakan’da eli silahlı grupların videoları dolaşıyor. Zulme isyan edip çatışarak ölmeyi tercih eden gençler intikam yemini ediyorlar. Bu demektir ki terörist olarak ilan edilmeleri an meselesi. Çünkü hem Müslüman, hem genç hem de silahlı… Terörist (!) olmak için üç unsur bir araya gelmiştir. İsyan ediş sebeplerini sorgulamaya gerek yok. Zaten İslamiyet’te cihat terörü (!) teşvik etmiyor mu? Eminim ki birçok İslamofobik’in bakış açısı bu şekildedir. İşte adına haksız bir şekilde “İslamcı terör” denen mefhum işbu önyargılarla yargısız infazların meyvesidir. 

Bir toplum zayıf olursa suçlu ilan edilmesi daha kolaydır. Dikkat edilirse sırf Müslüman oldukları için katledilen ve zulme uğrayan toplumlar nüfus, askeri ve ekonomik olarak savaşmak zorunda kaldıkları toplum veya ülkelere göre güçsüzdürler. Saldırıyı ilk başlatan ve sürdüren hep güçlü taraf olmuştur.  İsrail Filistin’e, Amerika Afganistan’a/Irak’a/Suriye’ye, Myanmar Arakan’a karışmasa belki de mezkur ülkelerde hiç savaş olmayacaktı ve küresel terör örgütleri de ortaya çıkmayacaktı. 

Devam eden savaşların hiçbirinin sebebi Müslümanların Hristiyan, Yahudi veya Budistlere zulüm etmesi değildir. Belki El Kaide’nin 11 Eylül saldırısı tartışılabilir ama bu örgütü de ABD büyüttü ve o bahaneyle Afganistan ve Irak’ı yerle bir etti.  ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright utanmadan Irak’a açılan savaşın 500 bin kişinin ölmesine değdiğini söyledi. Savaşın küllerinden DAEŞ gibi vahşi örgüt çıkınca da tek suçlu İslam oldu. Ancak asıl fail ABD hiç suçlanmadı. Çünkü Irak’a demokrasi götürmüş ve fakat Iraklılar demokrasinin kıymetini bilmedikleri için (!) birbirlerini öldürüyorlardı. 

Bu hep böyle olur. Her seferinde oryantalist dünyaya zorla medeniyet, demokrasi vs götürülür, bu uğurda yüzbinlerce insan öldürülür, birileri intikam için örgütlenince de hemen terörist yapılıverirler. Evet işgallere isyan edenler içinde terör örgütleri de var ama, işgal olmasaydı meşru/ gayrı meşru örgütlerin hiçbiri olur muydu? 

Birileri bir tür terör çarkı oluşturmuş ve çarktan geçen her Müslüman kaçınılmaz olarak şiddete bulaştırılıp terörün bir parçası yapılıyor. Sonra utanmadan “Her Müslüman terörist değildir ama her terörist Müslümandır” şeklindeki söylemlerle İslam’la terörü bir araya getiriyorlar. Bu tür kanaatleri olanlara şunları sormak lazım; neden İslamcı denilen terör örgütleri yabancı devletlerin işgal ettiği ülkelerden çıkıyor?  Arakan’ın çocukları ne yaptı da terörist oldu? Terör buysa masum sivilleri tahralarla kesmek midir medeniyet?

 Diktatörlük nedir? Bangladeş’ten sınırları Arakanlılara açmasını istemek ve mültecilerin masraflarını ödemek mi yoksa kendi vatandaşını çoluk çocuk demeden katletmek mi diktatörlüktür? Eğer diktatörlük mazluma sahip çıkıp, zalime ve o zalime Nobel verenlere insanlığı dikte etmekse biz diktatörlerden yanayız. Keşke dünyayı zulmü ödüllendiren medeniler yerine insanlığı dayatan diktatörler yönetse.  

 

  • ferhat Özturan ferhat Özturan 2 ay önce
    100 milyon Arakanlı kaç Lady DİANA eder.İnsnlığa ve dünyaya katkıları ne? Ben ölsem onlar üzülür mü?Ruhu duyar mı?O halde? Onların ölümüne Laydi diye üzüldüğüm kadar bile üzülmüyorum.