Elçilikler ne iş yapar?

10 Temmuz 2017 Pazartesi

15 Temmuz’daki hain darbeden hemen sonra FETÖ’cü Adil Öksüz’ü arayan ABD elçiliğinin, MİT TIR’larına yapılan operasyonlar sırasında da FETÖ’cülerle görüştüğü ortaya çıktı. Bir gün ortaya çıkar mı bilinmez ama FETÖ’nün her ihanet operasyonunda aranan/arayan Amerikalı abilerin 17-25 Aralık, Gezi olayları, MİT müsteşarının tutuklanması gibi hadiselerde FETÖ ile birlikte hareket ettikleri artık şüphe götürmez bir gerçektir. Tıpkı iki defa hırsızlık yaptığı bilinen birinin daha fazla soygun yaptığına inanılması gibi. 

Sadece ABD değil, diğer ülkelerin diplomatik misyonları da boş durmayıp terör örgütleri ve muhalif gruplarla işbirliği içindeler. Adı sanı duyulmamış birçok kadın, cinsiyet, insan hakları, demokrasi, etnik vs. dernek ve vakfın finansmanını yabancı elçilikler yapıyor. Görünüşte mağdur kesimleri kalkındırmayı amaçlayan bu tür desteklerin bir kısmının görünenden farklı niyetler içinde olduğu derneklerin faaliyetlerinden anlaşılabilir. Gözaltına alınan insan hakları derneklerinin kimlerden yardım aldığına bakmanızı tavsiye ederim.  

Diplomasinin illegal faaliyetlerini diplomatik bir dil kullanmadan açıkça söylemek gerekirse; Türkiye’de son 5 yılda vuku bulan kalkışma ve darbelerde yabancı elçiliklerin rolü var.  Elçiliklere girme izni olsa, bugün kendini gizleyen kriptolar dahil tüm hainlerin listesine ulaşmak mümkün olurdu. Devletin hakkında fazla malumatı olmadığı Adil Öksüz’ün ABD elçiliği tarafından aranması ilişkilerin boyutunu gözler önüne seriyor. Yine MİT TIR’larında Amerikan konsolosluğunu arayan 11 FETÖ’cü imama önce Amerikan konsolosluğunun ulaşması (ya da onların konsolosluğa ulaşması) aralarındaki derin ilişkinin delilidir.

ABD ola ki bir gün devletle işbirliği yapsa, değil Bylockçular, onlara selam verenlerin isimleri bile öğrenilebilir. Elçiliklerin dokunulmazlığı olduğu için içerideki hiçbir belgeye veya şahsa dokunamazsınız.  Bu yüzden birçok belgenin elçiliklerde saklanması kuvvetle muhtemeldir. İleride bir gün bazı firarilerin çeşitli ülkelerin konsolosluklarında saklandığı ortaya çıkarsa kimse şaşırmasın. Diğer yandan birçok terör örgütü mensubunun ABD ve Avrupa ülkelerinden oturum izni almasının önceden verilen sözlerle ve elçiliklerin kendi ülkelerine tavsiyesiyle mümkün olabilir. Bugün Avrupa’da rahat gezen teröristlere siyasi mülteci olarak bakılmasının sebebi, elçiliklerin onları masum göstermesidir. 

Elçiliklerle ilgili şu çelişkiyi de yazmak gerekir;  Yabancı diplomatları ve misyonları Türk polisi korur. Bugüne kadar elçilik ve konsolosluklara yapılan saldırılar sonucunda birçok polisimiz şehit oldu. Ancak mevzu Türk elçiliğinin korunması olunca 16 Mayıs’ta Washington’daki Türk büyükelçiliğine yapılan saldırılarda da görüldüğü üzere sadece Türkiye’ye değil sefaretlerine de düşmanlık besleniyor. ABD polisi FETÖ, PKK ve ASALA yandaşı saldırganlara karşı elçiliğimizi korumadı veya koruyamadı.  Kendi polisimiz ve vatandaşlarımız koruyunca da hakkında yasal işlem başlatıldı. 

Elçiliğimize saldıran FETÖ; ki Ankara’da Rus büyükelçisini öldürdü. ASALA; ki 42 Türk diplomatı öldürdü. Neyse ki 4 tane de yabancıyı öldürdü de yabancı dostlarımız (!) ASALA’yı durdurabildiler.  Böyle tehlikeli bir güruha karşı Türk büyükelçiliğini korumak yerine saldırganları durduran Türk vatandaşlarını cezalandırmak ancak darbe destekçisi ülkelere ve FETÖ beslemesi Amerikalı vekil ve bürokratlarına yakışır. 

Şu anda Eyüp Yıldırım ve Sinan Narin isimli Türk vatandaşları terör yandaşlarını dövdüğü için tutuklular ve en az 19 yıl hapisle yargılanıyorlar. Davayı açan Newark savcılığının iddianamesine göz attığınızda, sanıklara daha çok ceza almaları için birçok alakasız suçlamada bulunduğunu görebilirsiniz. Şayet o gün saldırganları savan Türk polisleri yakalanırlarsa benzer cezalara çarptırılacaklardır.

Bir tarafta terörist sevici yabancı elçilikler, diğer tarafta onları canı pahasına koruyan Türk devleti. Ve elçilik önlerinde şehit olanların işarkadaşlarının peşine düşen Batı adaleti. İkiyüzlülük elçilik üzerinden devam ediyor. 

Bu arada Washington’daki yargılı (!) infaza duyarsız kalmayıp, Amerikan konsolosluğunun önünde basın açıklaması yapmayı planlayan Yed-i Dost Derneğini tebrik ederiz.